Gündem

İbn Haldun Akademi kapanış ve ödül töreni gerçekleştirildi

İBN Haldun Üniversitesi tarafından bu yıl 4'üncüsü 'Bakışın Sınırları ve Ötesi' temasıyla düzenlenen İbn Haldun Akademi'nin kapanış töreni gerçekleştirildi. İbn Haldun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Atilla Arkan, 'İbn Haldun Akademi aslında bir üniversitenin gerçek fonksiyonlarından birisi olan topluma faydaya hitap ediyor ve biz bunu burada hedeflemeye çalışıyoruz' dedi.

İBN Haldun Üniversitesi tarafından bu yıl 4'üncüsü 'Bakışın Sınırları ve Ötesi' temasıyla düzenlenen İbn Haldun Akademi'nin kapanış töreni gerçekleştirildi. İbn Haldun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Atilla Arkan, 'İbn Haldun Akademi aslında bir üniversitenin gerçek fonksiyonlarından birisi olan topluma faydaya hitap ediyor ve biz bunu burada hedeflemeye çalışıyoruz' dedi.

İbn Haldun Üniversitesi tarafından 11 Nisan'da başlayan ve 16 Mayıs'a kadar farklı oturumlarla devam eden, bu yıl 4'üncüsü 'Bakışın Sınırları ve Ötesi' temasıyla düzenlenen, İbn Haldun Akademi Kapanış Programı ve Ödül Töreni Süleymaniye Yerleşkesi'nde bulunan İPAM Darüşşifa Psikoterapi Merkezi'nde gerçekleştirildi. Törene, İstanbul Vali Yardımcısı Mustafa Asım Alkan, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Başakşehir Belediye Başkanı Yasin Kartoğlu, İbn Haldun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Atilla Arkan ve davetliler katıldı.

Akademinin tamamlanması nedeniyle düzenlenen tören, Kur'an-ı Kerim tilaveti ile başladı. İbn Haldun Akademi Teşvik Ödülleri kapsamında; Makale Yarışması'na 35 katılımcı adaylardan, ön değerleme aşamasını geçen 23 makale Jüri değerlendirmesine sunuldu. Jüri değerlendirmesinin ardından dereceye giren ilk 3 makale ödüllendirildi. İbn Haldun Akademi Teşvik Ödülleri kapsamında düzenlenen Makale Yarışması'nda dereceye girenler ile İbn Haldun Akademi Tema ve Vefa Ödülleri kapsamında 2026 teması ile ilişkili çalışmalarıyla ülkede öne çıkan kişi ve kurumlar ödüllendirildi. Bu kapsamda 'Tema ödülü' Konya Büyükşehir Belediyesi'ne, 'Vefa ödülü' ise Prof. Dr. Süreyya Faruki'ye (Suraiya Faroqhi) verildi. Ayrıca, 6 hafta boyunca düzenlenen 24 oturuma yüzde 60 oranında devam eden katılımcılara katılım belgeleri takdim edildi. Ardından toplu aile fotoğrafı çekildi.

'ÜNİVERSİTELERE ÇOK BÜYÜK GÖREVLER DÜŞÜYOR'

Törende konuşan İbn Haldun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Atilla Arkan, 'İbn Haldun Akademi aslında bir üniversitenin gerçek fonksiyonlarından birisi olan topluma faydaya hitap ediyor ve biz bunu burada hedeflemeye çalışıyoruz. Burada sadece kendi üniversitemizin öğrencileri yok, aslında çok azı burada. Diğerleri 200'den fazla üniversite öğrencimiz burada. Dolayısıyla onlarla burada bir entelektüel ekosistem, entelektüel bir platform, entelektüel bir zemin oluşturup birbirleriyle etkileşmesini ve beraberce geleceğe doğru bir yolculuk yapmayı hedefliyoruz. Bununla da inşallah başarılı oluruz. Bundan sonra burada oluşturduğumuz tecrübeyi diğer şehirlerimizde de, farklı mekanlarda tekrar yeni formlarıyla beraber üreteceğiz' diye konuştu.

'İYİ BİR GELECEĞİ HEP BERABER İNŞA EDECEĞİZ'

Arıkan, 'Bu seneki 'Bakışın Sınırları ve Ötesinde' aslında hedeflediğimiz şey şu; şu anda tarihin dönüşüm noktasındayız. İki şey derinden işliyor. Bir tanesi ve birbirleriyle çok etkileşimde olarak bunlar işliyor. Birisi küresel bir hegemonun değiştiği zaman dilimindeyiz. Bunu her bir olan olayda hissediyoruz ve bunun etkileri bütün dünyayı, sergiliyor. İkinci önemli dönüştüren şey ise yapay zekaya dayalı bir ekosisteme doğru geçiyoruz ve bu hayatın her tarafını olumlu yönleriyle ve olumsuz yönleriyle etkiliyor. Dolayısıyla tarihin bu kadar derinden dönüştüğü bir anda biz üniversitelere, biz entelektüellere, biz aydınlara, biz düşünürlere çok büyük görevler düşüyor. Çünkü olup biteni derinden anlayabilmek ve çok boyutlu anlayıp kavrayabilmek, hem bugünü anlayıp hem de gelecekteki muhtemel etkilerini hesap etmek durumundayız. Nüfus açısından baktığımızda, birikimimiz açısından baktığımızda, üniversitelerimiz açısından baktığımızda yaklaşık 300 yıllık Osmanlı Türk modernleşmesinin bence en güçlü zamanlarını yaşıyoruz. Sorunlarımız var, kavgalarımız var, didişmelerimiz var; bence ona rağmen en güçlü zamanlarımızı yaşıyoruz. Osmanlı İmparatorluğu yaklaşık 200 yılında maksimum nüfusu 16 milyon. Bugün sadece Türkiye 85 milyonun üstünde. Ve eş zamanlı olarak Avrupa'daki nüfusa baktığımızda da Avrupa nüfuslarının eş zamanlı olarak bizden 3-4 kat daha fazla olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla ümidimiz var, inanıyoruz. İyi bir geleceği hep beraber inşa edeceğiz' dedi.