Siyaset

Gürer; Girdi Maliyetleri Artıyor, Alım Fiyatları Düşük Tutuluyor!

Ömer Fethi Gürer, artan ekonomik sorunların hem üreticiyi hem de tüketiciyi zorladığını belirterek, tarım politikalarına yönelik eleştirilerde bulundu. Gürer, iktidarın üreticiyi koruyacak adımları atmadığını savunarak özellikle akaryakıt zamlarının tarım sektörünü olumsuz etkilediğini ifade etti.

Sonsöz Gazetesi'nden Sümer Taşkıran'ın haberi...

“Girdi maliyetleri katlanıyor, alım fiyatları düşük tutuluyor. Sonra da çiftçiye ‘üretime devam et’ deniliyor. Bu nasıl olacak?” diye soran Gürer, mevcut tabloyla tarımsal üretimin sürdürülebilirliğinin zorlaştığını söyledi.

“BİZ TARIMIN GELİŞMESİNİ İSTİYORUZ”

CHP Niğde Milletvekili Gürer, eleştirilerinin amacının ülkeye zarar vermek değil, aksine çözüm üretmek olduğunu vurguladı.
Tarımda üreticinin, besicinin ve çiftçinin refah seviyesinin artırılması gerektiğini belirten Gürer, “Tarladan sofraya, ahırdan sofraya uzanan süreçte girdi maliyetleri düşürülmeli ki hem üretici kazansın hem de tüketici uygun fiyata ürüne ulaşabilsin. Emeklinin, asgari ücretlinin raftaki ürüne erişimi kolaylaşmalı” dedi.
Tarım politikalarındaki aksaklıkları dile getirmenin bir sorumluluk olduğunu kaydeden Gürer, “Tarımın sorunlarını söylemek bu ülkenin bugününe ve geleceğine iyilik yapmaktır” ifadelerini kullandı.

“2025, 2002’NİN GERİSİNE DÜŞTÜ”

Gürer, 2025 yılının Türk tarımı açısından son derece sorunlu bir dönem olduğunu belirterek üretim verilerine dikkat çekti.

Bakliyat üretiminde ciddi gerileme yaşandığını kaydeden Gürer, “2002 yılının dahi altında fasulye, mercimek ve nohut üretimi gerçekleşti” dedi. Nüfusun 2002’ye göre 30 milyondan fazla arttığını hatırlatan Gürer, buna rağmen üretimde düşüş yaşanmasının düşündürücü olduğunu ifade etti.

Paylaşılan verilere göre:
2024’te 28 milyon ton olan meyve, içecek ve baharat bitkileri üretimi 2025’te 19 milyon 600 bin tona geriledi.
2024’te 75 milyon 500 bin ton olan tahıl ve diğer bitkisel üretim 2025’te 68 milyon 100 bin tona düştü.
2024’te 30 milyon 600 bin ton olan sebze üretimi 2025’te 30 milyon 300 bin tona geriledi.
“Özellikle bakliyat ve hububatta çok ciddi üretim kaybı var. 2025 yılı üretim kaybı rafa zam olarak yansıdı” diyen Gürer, “Tarımda üretimde sorunumuz yok” yönündeki açıklamaların sahadaki tabloyla örtüşmediğini savundu.

“BU KADAR KAYIP VARSA SORUN YOK DENEBİLİR Mİ?”

Resmi veriler üzerinden değerlendirme yapılması gerektiğini belirten Gürer, TÜİK’in 2024 ve 2025 yılı Aralık ayı bitkisel üretim verilerinin incelenmesi halinde üretim kaybının açıkça görüleceğini söyledi.
Üretimdeki düşüşün sahada doğrudan hissedildiğini ifade eden Gürer, “Hayvan varlığı azalıyor, üretim düşüyor, alım fiyatları düşük tutuluyor. Çiftçi gelirleri daralıyor. Tarım arazileri daralıyor. Böyle bir tabloda her şey yolunda denilmesi mümkün mü?” diye konuştu.
Köy ziyaretlerinde üreticilerin ciddi sıkıntılar dile getirdiğini aktaran Gürer, “Ahırlar kapanmış, sorunlar artmış. Bu insanlar keyfi için mi dert yanıyor?” dedi.

ŞAP HASTALIĞI VE KURAKLIK TEPKİSİ

Hayvancılıktaki kayıplara da değinen Gürer, 2025 yılında yaşanan şap hastalığına ilişkin verilerin kamuoyuna açıklanmadığını söyledi.

Üreticilerin ciddi kayıplar yaşadığını aktaran Gürer, “Kaç hayvan kesime gitti, kaç hayvan şartlı kesime sevk edildi, kaç hayvan telef oldu? Toplam büyükbaş ve küçükbaş hayvan varlığımız nedir? Bu veriler açıklanmalı” çağrısında bulundu.
Zirai don ve kuraklık nedeniyle üreticinin zarar gördüğünü belirten Gürer, TARSİM ve ÇKS’ye kayıtlı olmayan çiftçilere destek verilmediğini savundu. “Kuraklıktan etkilenen çiftçiye yeterli destek sağlanmadı” dedi.

ARTAN MALİYETLER, DARALAN GELİR

Gürer, gübre, yem, ilaç, tohum, elektrik ve su fiyatlarının arttığını; akaryakıta yılbaşından bu yana yüzde 10,8 oranında zam geldiğini söyledi.

“100 dönümlük araziyi ekmeye giden çiftçi, daha tarlaya ulaşmadan mazottan ciddi kayıp yaşıyor” diyen Gürer, artan maliyetlere karşılık alım fiyatlarının düşük tutulduğunu belirtti.

“KOYUN PROJESİ DARALTILDI”

2016-2018 yıllarında açıklanan koyun projesine de değinen Gürer, projenin büyük ölçüde daraltıldığını savunarak, “Yüzde 90 oranında küçülen proje yeniden müjde gibi sunuluyor” ifadelerini kullandı.

“GÜBRE VE YEMDE YÜZDE 50 SÜBVANSİYON ŞART”

Çözüm önerilerini de sıralayan Gürer, kısa vadede atılması gereken adımları şöyle açıkladı:
Gübre ve yemde en az yüzde 50 sübvansiyon sağlanmalı.
Mazotta ÖTV ve KDV kaldırılmalı.
Genç ve kadın çiftçilerin SGK primleri devlet tarafından ödenmeli.
Çiftçi borçları faizsiz en az 3 yıl ertelenmeli.
İcralar durdurulmalı; traktör, ahır ve hayvanlara yönelik işlemler sonlandırılmalı.
Gürer, tarımda gerçekçi veriler üzerinden politika üretilmesi gerektiğini belirterek, “Önce tabloyu doğru görmek, ardından çözüm üretmek gerekiyor” dedi.