Erdem, AA muhabirine, birçok hastanın burun akıntısı şikayetiyle başvurduğunu, özellikle mevsim geçişlerinde bu şikayetin arttığını aktararak, burundan gelen sıvının niteliğine dikkat etmek gerektiğini, bazı durumların ciddi hastalıkların habercisi olabileceğini belirtti.
Burundan şeffaf renkte sıvı gelmesinin çoğunlukla alerji, sinüzit veya üst solunum yolu enfeksiyonu belirtisi olduğunu anlatan Erdem, 'Ancak bazı durumlarda dikkat etmek gerekir. 'Başımızı öne eğdiğimiz zaman tek taraflı, damlama şeklinde şeffaf renkte sıvı geliyorsa başka hastalıkların habercisi, örneğin beyin omurilik sıvısının burundan akması gibi durumlar olabilir. Bunun en önemli riski ise dış ortama açık olduğu için beyin omurilik sıvısı menenjite yol açabilir.' dedi.
Beynin zarlarında ufak yırtıklar, kafa tabanı kemiğindeki açıklıklardan kaynaklı beyin omurilik sıvısının burundan gelebileceğini aktaran Erdem, 'Bu gibi durumlarda dikkat etmemiz gerekiyor çünkü zamanında teşhis koyup tedavisini uygun şekilde yapmazsak kişide menenjite kadar yol açan ciddi durumlarla karşı karşıya kalabiliriz.' diye konuştu.
Erdem, burun akıntısının olduğu her durumun böyle riskli bir durum yaşandığı anlamına gelmeyeceğini, özellikle Zonguldak gibi alerjinin çok yaşandığı kentlerde şeffaf renkli sıvının burundan sıklıkla gelebildiğini kaydetti.
'En önemli riski menenjite yol açabilir'
Hiçbir şikayet yokken ya da burunda kaşıntı, geniz akıntısı, hapşırma gibi durumlar söz konusu değilken burundan şeffaf sıvı geliyorsa bu durumdan endişelenilmesi gerektiğine dikkati çeken Erdem, şöyle devam etti:
'Sadece başını her öne eğdiğinde şıpır şıpır, damla şeklinde bir sıvı geliyorsa ve tek taraflıysa mutlaka uyanık olmamız gerekiyor. Bunun dışında sümkürdüğümüz zaman şeffaf sıvı gelebilir. Bu gibi durumlarda böyle bir şeyden şüphelenmemek gerekiyor. Özellikle yeni geçirilmiş bir travma, burundan yeni geçirilmiş bir ameliyat öyküsü varsa dikkat etmek gerekir. Birden kilo alan kişilerde, kafa içi basıncının sebepsiz yere arttığı kişilerde de hiçbir sebep olmaksızın bunu görebiliyoruz.'
Erdem, bu gibi durumların tanısını koymanın çok kolay olmadığını, tanıyı koymak için çeşitli görüntüleme yöntemleri yapmaları gerektiğini, burundan gelen bu sıvıyı biriktirip tahlillere gönderdiklerini anlattı.
Eğer beyin omurilik sıvısı teşhisi konursa bunun birtakım onarım yöntemleri olduğuna değinen Erdem, akıntının olduğu kaçağın nereden kaynaklandığını bir şekilde bulmak gerektiğini söyledi.
Erdem, beyin ile kafa tabanını ayıran kemiğin oldukça ince olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti:
'Bazı zamanlar burada doğuştan açıklıklar olabiliyor. Kişinin kafa içi basıncı bir sebeple arttığında, şiddetli bir ıkınma olabilir, ağırlık kaldırma olabilir, bu tarz bir şeyde orada ufak açıklıklar meydana geliyor. Oradan sızıntı tarzında kaçaklar olabilir. Bunlar bize beyin omurilik sıvısı kaçağını gösterir. Bunun en önemli riski ise dış ortama açık olduğu için beyin omurilik sıvısı menenjite yol açabilir. O yüzden saptanması önemli.'