Gündem

Zübeyde Hanım Vefatının 103. Yılında Anılıyor!

Bir anne tüm dünyayı değiştirebilir. Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk'ün kıymetli annesi Zübeyde Hanım'ı vefatının 103. yılında saygı ve minnetle anıyoruz.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım, aramızdan ayrılışının 103. yılında sevgi, saygı ve minnetle anılıyor. Bir ulusun kaderini değiştiren lideri yetiştiren "Büyük Anne", fedakarlıklarla dolu yaşamıyla Türk kadınının direnç sembolü olmaya devam ediyor.

Zorluklarla Örülü Bir Ömür

1857 yılında Selanik yakınlarındaki Langaza’da dünyaya gelen Zübeyde Hanım, köklü bir Yörük ailesine mensuptu. 1871 yılında Ali Rıza Efendi ile evlendi. Hayatı boyunca evlat acısı ve savaşların getirdiği göç dalgalarıyla mücadele etti. Altı çocuğundan dördünü (Fatma, Ömer, Ahmet ve Naciye) küçük yaşlarda hastalıklar nedeniyle kaybetti. Hayata tutunan iki evladı Mustafa Kemal ve Makbule oldu.

Bir Liderin İlk Öğretmeni

Zübeyde Hanım, oğlunun eğitimi konusunda her zaman hassas davrandı. Mustafa Kemal’in mahalle mektebine gitmesini istemesiyle başlayan eğitim süreci, aslında bir dünya liderinin ilk adımlarıydı. Balkan Savaşları sonrası Selanik’ten İstanbul’a göç etmek zorunda kalan Zübeyde Hanım, Milli Mücadele yıllarında oğlundan ayrı düşse de ona olan inancını hiç yitirmedi.

"Anne, Ben Gidiyorum"

Oğlu Mustafa Kemal, Anadolu’ya geçerken annesine veda ettiğinde, Zübeyde Hanım’ın payına yine beklemek ve dua etmek düşmüştü. İşgal altındaki İstanbul’da baskılara göğüs gerdi, oğlunun idam fermanlarını metanetle karşıladı.

İzmir’de Son Yolculuk

Sakarya Meydan Muharebesi’nden sonra Ankara’ya gelen Zübeyde Hanım, ilerleyen yaşı ve sağlık sorunları nedeniyle doktorların tavsiyesi üzerine İzmir’e geçti. 14 Ocak 1923’te, yani Cumhuriyet'in ilanından kısa bir süre önce, İzmir Karşıyaka’da 66 yaşında hayata gözlerini yumdu.

Atatürk'ün Annesine Vedası

Annesinin vefat haberini Eskişehir yolunda alan Atatürk, İzmir’e vardığında kabri başında şu tarihi sözleri söylemiştir:

"Annem, bu toprağın altında yatıyor; ama bu toprağın üstünde, milletin istiklali ve saadeti için çalışan tek bir kişi bile kalmasa, o yine huzur içinde uyuyacaktır."