Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), Gezi Direnişi'nin 13. yıl dönümünde yazılı bir açıklama yayımladı. TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz imzasıyla yapılan açıklamada, Gezi Direnişi'nin Türkiye'nin yakın tarihindeki en geniş katılımlı toplumsal hareketlerden biri olduğu vurgulandı.
"Milyonlarca Yurttaş Ortak Taleplerde Buluştu"
Açıklamada, 13 yıl önce milyonlarca insanın kentlerini, doğayı, yaşam alanlarını ve demokratik haklarını korumak amacıyla meydanlarda bir araya geldiği ifade edildi. Gezi'nin yalnızca bir parkın korunmasına yönelik bir hareket olmadığı belirtilirken, baskılara, rant odaklı politikalara ve hukuksuz uygulamalara karşı toplumsal bir itiraz niteliği taşıdığı kaydedildi.
Gezi Direnişi'nin dayanışmanın, eşitlik talebinin ve özgür bir yaşam arzusunun simgesi haline geldiği vurgulandı.
TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz, Gezi Direnişinin 13. yıldönümü dolayısıyla 30 Mayıs 2026 tarihinde bir basın açıklaması yaptı.https://t.co/0d5kmweWUN pic.twitter.com/ytzOUrkK4J
— TMMOB (@TMMOB1954) May 30, 2026
"Gezi'nin Talepleri Güncelliğini Koruyor"
Koramaz'ın açıklamasında, Gezi sürecinde dile getirilen demokratik taleplerin aradan geçen yıllara rağmen hâlâ geçerli olduğu belirtildi. Ülkede hukukun üstünlüğü, ifade özgürlüğü ve demokratik haklar konusunda yaşanan sorunlara dikkat çekilen açıklamada, yargının bağımsızlığına ilişkin eleştiriler de yer aldı.
Açıklamada, seçilmiş yöneticilerin görevden uzaklaştırılması, ifade özgürlüğüne yönelik baskılar ve toplumsal muhalefete yönelik uygulamaların demokratik yaşam açısından kaygı verici olduğu ifade edildi.
"Dayanışma Ruhu Yaşamaya Devam Ediyor"
Gezi Direnişi'nin ortaya çıkardığı toplumsal dayanışma kültürünün günümüzde de farklı alanlarda varlığını sürdürdüğü belirtilen açıklamada, özgürlük talep eden gençlerin, hak mücadelesi veren emekçilerin, kadınların ve çevre savunucularının bu ruhu yaşattığı savunuldu.
TMMOB, Gezi'nin demokrasi ve hak arayışına dayalı mirasının toplumun çeşitli kesimlerinde etkisini sürdürdüğünü ifade etti.
Gezi Davası Vurgusu
Açıklamada, Gezi Davası kapsamında cezaevinde bulunan isimlere de değinildi. Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi eski Başkanı Tayfun Kahraman, Hatay Milletvekili Can Atalay ve Osman Kavala'nın durumuna dikkat çekilen açıklamada, söz konusu yargılamaların hukuki değil siyasi nitelik taşıdığı görüşü dile getirildi.
Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmamasının ve evrensel hukuk ilkelerinin göz ardı edilmesinin adalet sistemine yönelik tartışmaları derinleştirdiği savunuldu.
"Kamusal Alanları Savunmak Suç Değildir"
TMMOB açıklamasında, kurumun temel görevlerinden birinin bilim ve tekniği kamu yararı doğrultusunda kullanmak olduğu belirtilerek, kentlerin, doğanın ve kamusal alanların korunmasının demokratik bir hak olduğu ifade edildi.
Gezi Parkı'nın korunmasına yönelik taleplerin meşru olduğu vurgulanırken, kamusal alanların rant projelerine açılmasına karşı çıkmanın veya güvenli kentler talep etmenin suç olarak değerlendirilemeyeceği kaydedildi.
"Mücadelemizi Sürdüreceğiz"
TMMOB, geçmişte olduğu gibi bugün de demokrasi, özgürlük, kamu yararı ve bilimsel değerler doğrultusunda çalışmalarını sürdüreceğini açıkladı.
Açıklama, Gezi Direnişi'nin temsil ettiği eşitlik, özgürlük ve dayanışma ideallerinin yaşamaya devam edeceği vurgusuyla sona erdi.