Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin TBMM'deki grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Özgür Özel, ayakta alkışlanarak kürsüye geldi ve ilk sözlerine "Bugün olduğu gibi milletin dediği olacak" diye başladı.
CHP'deki "butlan" yönetimine seslenen Özel, "Gerekli imzaları ilettiğimizden beri kurultay tarihi bekliyoruz. Kamuoyunun ve partililerimizin hiç tahammül edemediği bahaneleri dinliyoruz" sözleriyle kurultay çağrısını yineledi.
Özel "Gerekli imzaları ilettiğimizden beri kurultay tarihi bekliyoruz. Kamuoyunun ve partililerimizin hiç tahammül edemediği bahaneleri dinliyoruz. Kendilerine koca bir dosya teslim ettik. Tedbir kararı kurultaya engel değil, aksine derhal kurultaya gidilmeli. Partiyi atamayla yönetmeye çalışmanın izah edilebilecek hiçbir yanı yok." dedi
CHP'nin 'işgal' altında olduğunu belirten Özel, "Ya bir yol bulacağız, ya bir yol yapacağız. Eninde sonunda iktidara kavuşacağız" dedi.
ÖZEL'DEN KÜRSÜDE ÖNEMLİ MESAJLAR
Özel'in açıklamalarının tamamı şu şekilde:
"Hepiniz hoş geldiniz grubumuza. Sadece şunu söylemek isterim. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu bu Cumhuriyet kökleri, gövdesi, dallarıyla dimdik ayaktayız. Büyük sıkıntılar içindeyiz. Ama herkes bilsin ki bugün olduğu gibi milletin dediği olur, milletin dediği olacak. Değerli grubumuzu, önceki dönem milletvekillerimizi, Sayın Bakanımızı, Genel Sekreterimizi, belediye başkanlarımızı, ilçe başkanlarımızı, değerli konuklarımızı ayrı ayrı selamlıyorum. Bizleri televizyonlarından izleyenlere, radyolarından dinleyenlere Cumhuriyet Halk Partisi’nin gönülden selamlarını yolluyorum. Hepiniz hoş geldiniz, iyi ki varsınız."
“ZORBALIĞA TESLİM OLMAYACAĞIZ”
“Partimizi, demokrasimizi ve ülkemizin geleceğini hedef alan bütün saldırılara rağmen bugün yine milletimizle, sizlerle birlikte milletimizin Meclisindeyiz. Zor zamanlardan geçiyoruz. Ama baskıya, zorbalığa ve karanlığa teslim olmuyoruz. Hep beraber adım adım bu karanlığın, bu karanlık tünelin ucundaki ışığa, umuda yürümeye devam ediyoruz.
Tabii grup konuşmamda parti içi meseleler ki konunun parti içi bir mesele olmadığını, konunun bugünkü saray rejimi ile milletin seçme ve seçilme hakkı arasında olduğunu, Tayyip Erdoğan’ı değiştirmek isteyen millet ile buna direnenler arasında olduğunu, milletin değişim umudunun karşısında duranlarla milletin kendi iradesi arasında olduğunu hep söyledim. Merak edilen çok konu var. Bunlara detaylı girmeyeceğim. Ama önemli bir hafta, önemli gelişmeler oldu. Hepsine değinirken geçen haftadan bugüne yaşadığımız bir gelişmeyi ve o konuda ne noktada olduğumuzu ifade edeyim.”
“UMUT SALONLARDA DEĞİL SOKAKTA”
“‘Zor zamanlardan geçiyoruz’ dedim. Karanlığa teslim olmuyoruz. Hep beraber adım adım yürüyoruz. Bir ışığa, bir umuda doğru yürüyoruz. Bugün o ışığı, bu salonda siz değerli büyüklerimin, kardeşlerimin, evlatlarımın gözlerinde görüyorum. Ama umut sadece bu salonda değil hatta artık umut salonlarda değil. Umut sokakta. O ışığı Ankara sokaklarında, Burdur’da, ilçelerde, köylerde gördüm.
Sokakta, pazarda, halde, tarlada, kahvede emeklilerin öfkesinde, esnafın sabrında, çiftçinin alın terinde, gençlerin direncinde gördük. Kimse unutmasın ki atanmışlar kendilerini atanlardan talimat alırlar. Ama seçilmişler talimatı, görevi milletten alırlar. Ben bugün bu kürsüye milletten, o milletin köyünden, evinden, sokağından, kahvesinden aldığım yetki ile geldim.”
"YENİ PARTİ" SİNYALİ Mİ?
"Şimdi saray darbesiyle parti fiilen kapanmıştır. CHP’lilerin seçtikleri değil, AKP’nin talimatıyla bir yargıcın atadıkları partidedir. Bu partiyi öyle ya da böyle bir kez daha alacağız, açacağız ve biz bu partiyi hep birlikte iktidar yapacağız. Bunun için yürüyoruz. Partide büyük bir mücadele veriyoruz. Sonuna kadar direneceğiz. Ya bir yol bulacağız, ya bir yol açacağız. Ama eninde sonunda iktidara kavuşacağız. Hep beraber yürümeye var mısınız? Yürüyelim arkadaşlar."






