Gündem

Yangın Doğal Bir Felaket Değil Engellenebilir Yönetişim Sorunu Mu?

Muğla Milletvekili ve TBMM Grup Başkanvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın yanıtlaması istemiyle, son günlerde artan orman yangınlarına dair kapsamlı bir soru önergesi sundu. Özdağ, “Her yıl yanan ormanlarımız artık kader değil, ihmalin sonucudur” dedi.

Muğla Milletvekili ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Grup Başkanvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ, 2025 yazında Türkiye genelinde meydana gelen orman yangınlarıyla ilgili dikkat çeken bir soru önergesi hazırladı. TBMM Başkanlığı’na sunulan ve Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın yazılı olarak yanıtlaması istenen önerge, orman yangınlarına ilişkin kamuoyunda sıkça gündeme gelen birçok başlığa açıklık getirilmesini hedefliyor.

“Bu artık felaket değil, yönetişim sorunu”

Özdağ, önergesinde her yaz yüzbinlerce hektar orman alanının yok olmasının artık “doğal bir afet” olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, yaşananların ciddi bir yönetişim sorunu olduğuna dikkat çekti. Yangınların yalnızca iklim krizi veya bireysel dikkatsizlikle açıklanamayacağını vurgulayan Özdağ, sorunun temelinde kurumsal eksiklikler, yetersiz planlama, şeffaf olmayan sözleşmeler ve rant odaklı uygulamaların da yer aldığını ifade etti.

Envanter, personel, araç sayısı ve sözleşmeler sorgulanıyor

20 maddeden oluşan önerge, 2020-2025 yılları arasında çıkan yangınların sayısı, illere göre dağılımı, etkilenen alanların büyüklüğü gibi verilerin yanı sıra; yangın söndürme uçakları, helikopterler, İHA'lar, arazözler ve personel sayısı gibi detaylı bilgilerin kamuoyuna açıklanmasını talep ediyor.

Özdağ ayrıca, yangın söndürme hizmetlerinin hangi özel şirketlerden alındığını, bu firmalarla yapılan sözleşmelerin bedellerini, açık ihale olup olmadığını ve söz konusu sözleşmelerin kamuoyuna ne zaman açıklanacağını da sordu. 2025 yılında çıkan yangınların ardından ilgili alanların tekrar ormanlaştırılıp orman statüsüne kavuşturulup kavuşturulmadığını da gündeme getirdi.

İmar planı değişiklikleri, ruhsatlar ve gönüllülük sistemi mercek altında

Soru önergesinde dikkat çeken bir diğer bölüm ise yangın çıkan alanlarda sonrasında yapılan imar planı değişiklikleri, olası turizm ya da enerji yatırımları için yapılan tahsisler ve maden ruhsatları. Bu kapsamda 2020-2025 arasında yangın yaşanan bölgelerde hangi şirketlere ruhsat verildiği ve amaçlarının ne olduğu da Tarım ve Orman Bakanı’na yöneltilen sorular arasında yer aldı.

Ayrıca orman yangınlarıyla mücadelede gönüllülük sistemi kapsamında kaç kişinin eğitim aldığı, yangın risk haritalarının hangi kriterlere göre hazırlandığı ve Türkiye’nin bu alandaki uluslararası sıralaması da Özdağ’ın önergesinde gündeme getirildi.

"Şeffaflık şart, kamu vicdanı bunu talep ediyor"

Yangınların ardından verilen “yeniden ağaçlandırma” sözlerinin çoğu zaman yerine getirilmediğini savunan Özdağ, şu ifadelere yer verdi:

“Ormanlarımız sadece doğal bir zenginlik değil, çocuklarımıza bırakacağımız en değerli mirastır. Her yangının ardından kamuoyuna verilen sözlerin tutulup tutulmadığını, ihalelerin kimlere ve hangi şartlarla verildiğini, araç-gereç ve personel kapasitesini bilmek toplumun hakkıdır. Bu konuda şeffaflık sağlanmadan kamu vicdanı rahatlamaz.”

Selçuk Özdağ’ın soru önergesi kapsamında bilgi talep ettiği bazı başlıklar özetle şöyle:

  • 2020-2025 arasında çıkan yangınların sayısı ve illere göre dağılımı

  • 2025 yılında yangın çıkan yerlerin detaylı bilgileri

  • Etkilenen alan miktarı ve doğal koruma alanlarının durumu

  • Bakanlık ve Orman Genel Müdürlüğü envanterindeki araç sayısı

  • Pilot ve personel durumu

  • Özel şirketlerle yapılan yangın söndürme sözleşmeleri ve bedelleri

  • Yangın sonrası bölgelerde maden, turizm ve imar planı değişiklikleri

  • Ağaçlandırma çalışmaları, fidan türleri ve orman statüsünün durumu

  • Yangın gözetleme kuleleri, İHA’lar ve sensör sistemleri

  • Gönüllülük sistemi ve uluslararası kıyaslamalar

  • Risk haritalarının kapsamı ve şeffaflığı

Yanıt bekleyen önergenin kamuoyunda geniş yankı uyandırması bekleniyor.