Meme Kanseri Farkındalık Ayı dolayısıyla Koru Sağlık Grubu tarafından Atakule AVM Event Hall’de düzenlenen etkinlikte, hastalar, hasta yakınları, hekimler ve katılımcılar bir araya geldi.
Sonsöz Gazetesi’nden Sümer Taşkıran’ın haberine göre; gazeteci Özgür Akbaş’ın moderatörlüğündeki oturumda, Genel Cerrahi ve Cerrahi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Hüsnü Hakan Mersin ile Girişimsel Radyoloji Uzmanı Dr. Mehmet Ali Can, meme kanserinde erken tanı, belirtiler ve tarama yöntemleri hakkında bilgi verdi.

Etkinlik kapsamında Gazetemiz SONSÖZ’e özel açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Hüsnü Hakan Mersin, meme kanserinin erken dönemde tespit edildiğinde başarılı şekilde tedavi edilebildiğini belirtti. Düzenli kontrollerin ve taramaların yaygınlaşmasının önemine dikkat çeken Mersin, farkındalık çalışmalarının toplumda kalıcı bir bilinç oluşturması gerektiğini ifade etti. Meme kanserinin kadınlarda en sık görülen kanser türü olduğunu hatırlatan Mersin, hastalığın genç yaşlarda da görülebildiğine işaret etti. Özellikle ailesinde meme kanseri öyküsü bulunan veya kalıtsal risk taşıyan kadınların daha erken yaşlarda uzman değerlendirmesine başvurmasının önemini vurguladı.
GENÇ YAŞLARDA DA GÖRÜLEBİLİYOR
Meme kanserinin yalnızca ileri yaşlardaki kadınları ilgilendiren bir hastalık olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Mersin, son yıllarda genç yaşlarda görülen vakaların da dikkat çektiğini ifade etti. Meme kanseri taramalarının genel olarak 40 yaşından itibaren gündeme geldiğini hatırlatan Mersin, daha genç yaştaki kadınların da kişisel ve ailesel risk durumlarını göz önünde bulundurması gerektiğini söyledi.
Özellikle ailesinde meme kanseri öyküsü bulunan, genç yaşta meme kanseri tanısı almış yakınları olan veya kalıtsal yatkınlık şüphesi bulunan kadınların sağlık uzmanlarına başvurmalarının önemine işaret eden Mersin, bu kişilerin değerlendirme ve kontrol süreçlerinin risk durumlarına göre daha erken yaşlarda başlayabileceğini belirtti.
Mersin, mamografi taramasının henüz gündeme gelmediği yaşlarda da gerekli görülen klinik muayenelerin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı. Tarama yaşının ve kullanılacak görüntüleme yönteminin her kadın için aynı olmayabileceğine dikkat çeken Mersin, risk durumuna göre hekim değerlendirmesinin önemini ortaya koydu.

“MAMOGRAFİDEN KORKMAYIN”
Prof. Dr. Hüsnü Hakan Mersin’in gazetemiz SONSÖZ’e yaptığı özel açıklamalarda üzerinde durduğu başlıklardan biri de mamografinin güvenilirliği oldu. Son dönemde sosyal medyada mamografinin zararlı olduğuna ilişkin iddiaların gündeme geldiğini belirten Prof. Dr. Mersin, bu tür paylaşımların bilimsel kanıtlar çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Mamografinin, düşük dozlu X ışınları kullanılarak meme dokusunun görüntülendiği bir yöntem olduğunu belirten Mersin, işlem sırasında memenin kısa süreli sıkıştırılmasının dokuya zarar verdiği yönündeki iddiaların doğru olmadığını ifade etti. Mamografinin meme kanserinin daha küçük boyutlarda ve erken evrede saptanmasına yardımcı olduğunu kaydeden Mersin, bilimsel çalışmaların bu tarama yönteminin meme kanserine bağlı ölümleri azaltabildiğini gösterdiğini belirtti. Mersin, kadınların yanlış bilgilendirmeler nedeniyle tarama programlarından uzaklaşmaması gerektiğini vurgulayarak, “Mamografi benim tanımlamama göre her kadının anayasal hakkıdır. Bu haktan vazgeçmemek gerekir ve çok faydalı bir tetkiktir” dedi.
Haberin daha geniş ve detaylı halini Sonsöz Gazetesi’nde okuyabilirsiniz.




