Ekonomi

Küresel piyasalarda Orta Doğu hareketliliği

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sonrası Orta Doğu’da savaş riski artarken, Brent petrol 1 yılın zirvesine çıktı; yatırımcılar altın ve tahvile yöneldi, küresel piyasalarda satış baskısı güçlendi.

ABD ile İran arasındaki müzakerelerden sonuç alınamamasının ardından tırmanan jeopolitik gerilim, hafta sonu ABD ve İsrail’in İran’a yönelik geniş çaplı hava saldırılarıyla yeni bir boyut kazandı. İran’ın bölgedeki ABD üsleri ve İsrail’e karşı misilleme başlatması, Orta Doğu’da çatışmaların uzun süreye yayılabileceği endişelerini artırdı.

ABD Başkanı Donald Trump, İran’daki askeri komuta kademesinin büyük ölçüde yok edildiğini savunarak operasyonların tüm hedeflere ulaşılana kadar süreceğini açıkladı. Trump, saldırıların dört haftaya kadar uzayabileceğini ancak daha kısa sürebileceğini de ifade etti.

İran lideri Ali Hamaney’in öldüğü yönündeki iddiaların ardından Trump, İran’daki yeni liderlerin müzakere talebinde bulunduğunu öne sürdü. Ancak İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani, ABD ile yeniden müzakere iddialarını yalanladı.

Hürmüz Boğazı Endişesi: Petrol Fiyatları 1 Yılın Zirvesinde

Artan savaş riski ve İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatma ihtimali, küresel ticaret ve enerji arzına yönelik kaygıları büyüttü. Brent petrolün varil fiyatı 77,6 dolara yükselerek 23 Haziran 2025’ten bu yana en yüksek seviyesini gördü.

Yatırımcılar güvenli limanlara yönelirken tahvil ve altın talebinde artış yaşandı. ABD’nin 2 yıllık tahvil faizi yüzde 3,3650’ye, 10 yıllık tahvil faizi ise yüzde 3,9230’a gerileyerek son dönemlerin en düşük seviyelerine indi.

Altının ons fiyatı 5 bin 393 dolara çıkarak 30 Ocak’tan bu yana en yüksek seviyesini test etti. Dolar endeksi ise yüzde 0,4 artışla 98 seviyesine yükseldi.

Analistler, petrol fiyatlarındaki artışın enflasyonist baskıları güçlendirebileceğini ve merkez bankalarının politika alanını daraltabileceğini belirtiyor.

Gözler Fed ve Kritik Verilerde

ABD’de geçen hafta açıklanan Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) verisinin beklentilerin üzerinde gelmesi, enflasyonun kalıcı olabileceği endişelerini artırdı. Para piyasalarında ABD Merkez Bankası’nın (Fed) mart ayında faizi sabit bırakmasına kesin gözüyle bakılırken, ilk faiz indirimi için temmuz ayı beklentisi güçlü kalmaya devam ediyor.

Bu hafta açıklanacak tarım dışı istihdam verileri, Fed’in yol haritasına ilişkin önemli sinyaller verecek.

Avrupa’da Diplomasi Çağrısı

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sonrası Avrupa Birliği’nden tansiyonun düşürülmesi çağrısı geldi. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, diplomatik çözüm için çaba göstereceklerini belirtti.

AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, İran’ın Bahreyn’e yönelik saldırılarını “haksız ve kabul edilemez” olarak nitelendirdi. Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Alain Berset ise bölgenin tam ölçekli bir çatışmaya sürüklendiği uyarısında bulundu.

Piyasalarda bugün ayrıca Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde’ın açıklamaları yakından takip edilecek.

Asya Borsaları Geriledi, Çin Pozitif Ayrıştı

Artan jeopolitik riskler Asya piyasalarında da satış baskısına yol açtı. Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 1,6, Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 1,7 gerilerken, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,4 yükseldi.

Dolar/yen paritesi 156,8 seviyesine çıkarak son 1 ayın zirvesine yaklaştı. Yükselen petrol fiyatları özellikle enerji ithalatçısı ekonomiler için risk unsuru olarak öne çıkıyor.

Borsa İstanbul’da Açığa Satışa Geçici Yasak

Yurt içinde BIST 100 endeksi cuma gününü yüzde 1,16 düşüşle 13.717,81 puandan tamamladı.

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), pay piyasalarında açığa satış işlemlerini cuma seans sonuna kadar yasakladı. Borsa İstanbul ayrıca emir/işlem oranını 5:1’den 3:1’e düşürdü.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, jeopolitik gelişmelerin yakından izlendiğini belirterek Türkiye ekonomisinin güçlü makroekonomik temellere sahip olduğunu vurguladı.

Bugün yurt içinde 2025 yılı 4. çeyrek büyüme verileri açıklanacak. Ekonomistler, Türkiye ekonomisinin söz konusu dönemde yıllık bazda yüzde 3,6 büyümesini bekliyor.

Küresel piyasalarda ise savaş riski, enerji fiyatları ve merkez bankalarının atacağı adımlar yatırımcıların ana gündem maddeleri olmaya devam ediyor.