Yaşam Koçu Yonca Ekinci Babuç, bireylerin çoğu zaman dış koşulları suçladığını ancak hayatı sabote eden asıl unsurun kişinin kendisi olduğunu söyledi.
Sonsöz Gazetesi’nden Goncagül Konaş’ın haberine göre; Çocuklukta aile içinde şekillenen ve zamanla okul, iş hayatı ile ilişkilerde pekişen görünmez alışkanlıkların bireyin potansiyelini ortaya koymasını engellediğini ifade eden Babuç, kendini tanımanın ve sınır çizebilmenin sağlıklı bir yaşamın temelini oluşturduğuna dikkat çekti.
“EN BÜYÜK SABOTAJCI KİŞİNİN KENDİSİDİR”
Hayatı sabote eden en büyük unsurun bireyin kendisi olduğunu belirten Babuç, “En büyük sabote eden şey bir kişinin kendisi. Kendisini kabullenme işi, kendisini sevme işi, kendisiyle bir arada yaşamayı bilme işi” dedi. Bu durumun temellerinin ise çocukluk döneminde atıldığını ifade eden Babuç, “Çocuk ailede biçimleniyor. Ailede onay, takdir, teşekkür ve sevgi görmediğinde ‘sen bunu yapamazsın’ gibi yüklenen rollerle kendini sabote etmeye başlıyor.” diye konuştu.
AİLEDEN BAŞLAYAN SABOTAJ, HAYATIN HER ALANINA YAYILIYOR
Sabotajın yalnızca bireyin iç dünyasıyla sınırlı olmadığını dile getiren Babuç, aileyi en önemli dış etkenlerden biri olarak tanımladı. “Aileyi çoğu kişi iç gibi görür ama kişi bazında aile de bir dış etkendir.” diyen Babuç, okul, arkadaş çevresi, iş hayatı ve ikili ilişkilerin de sabotajı beslediğini söyledi.
Özellikle ergenlik dönemine dikkat çeken Babuç, “Arkadaşların dalga geçmesi ya da küçümseyici bir söz, kişinin bir adım atmasını doğrudan sabote edebilir” ifadelerini kullandı. İş hayatında ise yöneticilerin ve çalışma arkadaşlarının, ilişkilerde ise eşlerin manipülatif tutumlarının bireyin özgüvenini zedelediğini belirtti.
Haberin daha geniş ve detaylı halini Sonsöz Gazetesi’nde okuyabilirsiniz.