8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü yalnızca bir kutlama günü değil; kadınların eşit haklar, adil çalışma koşulları ve toplumsal eşitlik için verdiği mücadelenin sembolü olarak kabul ediliyor.
Sonsöz Gazetesi’nden Sümer Taşkıran’ın haberine göre; kadın emeğinin görünür kılındığı bu özel gün kapsamında Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Elif Esen, gazetemiz SONSÖZ’e özel açıklamalarda bulundu. Ekonomiden siyasete, kadına yönelik şiddetten genç kadınların geleceğine kadar pek çok başlıkta değerlendirmelerde bulunan Esen, “Kadının cebine girmeyen refah, toplumun refahı değildir” diyerek kadınların ekonomik bağımsızlığının önemine dikkat çekti.
Esen, hayat pahalılığı ve ekonomik krizlerin toplumun her kesimini etkilediğini belirterek, kadınların bu süreçten çok daha derin biçimde etkilendiğini söyledi. Esen, ekonomik kriz dönemlerinde ilk kaybolan unsurun çoğu zaman kadınların kendi gelirleri ve ekonomik güvenceleri olduğunu vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu:
“Hayat pahalılığı herkes için ağır ama kadınlar açısından etkisi çok daha derin. Çünkü ekonomik kriz dönemlerinde ilk kaybolan şey çoğu zaman kadının kendi geliri, kendi güvencesi ve kendi zamanı oluyor. Kadın hem çalışıyor hem bakım yükünü taşıyor hem de yoksulluğun görünmeyen tarafını omuzluyor.”
Türkiye’de kadınların işgücüne katılım oranının yaklaşık yüzde 36–37 seviyelerinde olduğunu hatırlatan Milletvekili Esen, erkeklerde bu oranın yüzde 70’e yaklaştığını belirterek bu farkın ekonomik ve sosyal eşitsizliğin en somut göstergelerinden biri olduğunu ifade etti.
“KADININ CEBİNE GİRMEYEN REFAH, TOPLUMUN REFAHI DEĞİLDİR”
Kadınların ekonomik bağımsızlığının güçlendirilmesi için Meclis’te yapısal adımlar atılması gerektiğini söyleyen Esen, özellikle eşit ücret, bakım hizmetleri ve kayıt dışı istihdam konularına dikkat çekti.
“Meclis’in önceliği kadınların ekonomik bağımsızlığını güçlendirecek yapısal adımlar olmalıdır. Eşit işe eşit ücretin etkin denetimi, kayıt dışı kadın emeğine karşı ciddi yaptırımlar, çalışan anneler için güvenli ve uygun maliyetli kreş ve bakım desteği bu politikaların başında geliyor" diyerek kadınların hayatlarının kolaylaştırılmasının önemine vurgu yapan DEVA Partisi İstanbul Milletvekili Elif Esen ayrıca ebeveyn izinlerinin yaygınlaştırılması, esnek ve uzaktan çalışma sistemlerinin kurallı biçimde uygulanması ve kadın girişimciliğini destekleyecek finansman mekanizmalarının geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.
Uluslararası örneklere de değinen Esen, çocuk bakım hizmetlerinin yaygın olduğu ülkelerde kadın istihdamının çok daha yüksek olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “OECD verileri çocuk bakım hizmetlerine erişim arttıkça kadınların istihdama katılımının hızla yükseldiğini gösteriyor. İskandinav ülkelerinde kadın istihdamının yüzde 70’lere çıkmasının arkasında da bu bakım destek altyapısı var. Kadının cebine girmeyen refah, toplumun refahı değildir.”
KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE “UYGULAMA” VURGUSU
Kadına yönelik şiddetin Türkiye’nin en önemli toplumsal sorunlarından biri olmaya devam ettiğini belirten DEVA Partisi İstanbul Milletvekili Esen, mevcut mevzuatın önemli bir bölümünün bulunduğunu ancak asıl sorunun uygulamada yaşandığını dile getirerek, “Şiddetle mücadelede mevzuatımızın önemli bir kısmı aslında mevcut. Sorun çoğu zaman uygulamada ve önleyici mekanizmalarda ortaya çıkıyor. Kadın kapıyı çaldığında devletin bütün kurumlarının eşgüdüm içinde, aynı hızla ve aynı ciddiyetle çalışması gerekiyor.” dedi.
Haberin daha geniş ve detaylı halini Sonsöz Gazetesi’nde okuyabilirsiniz.