Genel

Çanakkale’de Psikolojik Savaşın Belgeleri

Çanakkale Savaşları Enstitüsü Müdürü Utkan Emre Er, İngilizlerin Çanakkale Cephesi kapandıktan sonra uçaklarla attığı propaganda bildirileriyle Osmanlı askerinin moralini bozmayı ve müttefikler arasındaki ittifakı zayıflatmayı amaçladığını söyledi. Er, bu beyannameleri “psikolojik mermi” olarak tanımladı.

Çanakkale Savaşları yalnızca cephede verilen silahlı mücadeleyle sınırlı kalmadı; aynı zamanda yoğun bir psikolojik savaş sürecine de sahne oldu. Çanakkale Savaşları Enstitüsü Müdürü Utkan Emre Er, Birinci Dünya Savaşı’nın devam ettiği dönemde İngilizlerin Osmanlı askerini etkilemek amacıyla propaganda faaliyetlerine hız verdiğini açıkladı.

Er, Çanakkale Cephesi’nin Ocak 1916’da kapanmasının ardından, İngilizlerin Mayıs 1916’da uçaklarla propaganda bildirileri attığını ve bu bildirilerle Osmanlı askerinin moralini bozmayı hedeflediğini belirtti.

AMAÇ: MÜTTEFİKLER ARASINDA ÇATLAK OLUŞTURMAK

Birinci Dünya Savaşı’nın Çanakkale Cephesi kapandıktan sonra da devam ettiğini hatırlatan Er, propaganda faaliyetlerinin temel amacının Osmanlı Devleti ile müttefikleri arasındaki ittifakı zayıflatmak olduğunu söyledi.

Bildirilerde,

  • “Cephe çöktü”,

  • “Birinci Dünya Savaşı’nı kaybediyorsunuz”,

  • “Savaşmanız anlamsız”

gibi ifadelerle askerlerin umutsuzluğa sürüklenmeye çalışıldığı ifade edildi.

UÇAKLARLA ATILAN BEYANNAMELER

Çanakkale Cephesi’ne ilişkin belgelerin çok geniş bir literatüre sahip olduğunu vurgulayan Er, şunları söyledi:

“Birinci Dünya Savaşı içinde Çanakkale Cephesi’ne dair mektuplar, gazeteler ve beyannameler önemli yer tutuyor. İngilizler, Anzaklar gibi uçaklar aracılığıyla Türk askerinin ve halkının moralini bozmayı hedefleyen propaganda bildirileri attı.”

Bu beyannamelerin en bilinen örneklerinden birinin Berlin Devlet Kütüphanesi’nde, Birinci Dünya Savaşı koleksiyonu içerisinde yer aldığı belirtildi. Mayıs 1916 tarihli bu bildirilerin üç ana başlık altında moral bozmayı amaçladığı kaydedildi.

GERÇEK DIŞI BİLGİLERLE MORAL BOZMA GİRİŞİMİ

Er, propaganda bildirilerinde bilinçli şekilde yanlış ve çarpıtılmış bilgilere yer verildiğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:

  • Osmanlı askerlerine, cephe gerisinde kalan ailelerinin aç bırakıldığı,

  • Kaynakların ileride işgal edilmek üzere tüketildiği,

  • Osmanlı donanmasının bel kemiği olan Yavuz (Goeben) ve Midilli (Breslau) gemilerinin battığı

iddialarının öne sürüldüğünü aktardı.

Bu bilgilerin gerçeği yansıtmadığını belirten Er, İngilizlerin özellikle Osmanlı-Alman ve Osmanlı-Avusturya-Macaristan ittifakını zayıflatmayı hedeflediğini dile getirdi.

“PSİKOLOJİK MERMİ” OLARAK TANIMLANIYOR

Propaganda beyannamelerinin askeri tarih literatüründe özel bir yere sahip olduğunu söyleyen Er, bu belgeleri şu sözlerle tanımladı:

“Biz bu tür beyannameleri ‘psikolojik mermi’ ya da ‘kâğıttan yapılmış mermi’ olarak ifade ediyoruz. Yanlış bilgilerle cephedeki direnci düşürmeyi amaçlıyorlar.”

Er, tüm bu çabalara rağmen Türk askerinin bu tuzaklara düşmediğini, ne yaptığını bilen bir bilinçle hareket ettiğini ve cephede direncini koruduğunu vurguladı.