Bilim

Türkiye'de kuraklık riski devam ediyor

İTÜ'lü iklim bilimci Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, son yağışlara rağmen Tekirdağ'da kuraklık riskinin sürdüğünü, Konya Kapalı Havzası'nda ise yer altı suyu kullanımının kritik seviyelere ulaştığını belirterek uzun vadeli su yönetimi konusunda uyarılarda bulundu.

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, son dönemde etkili olan yağışlara rağmen Türkiye'nin bazı bölgelerinde kuraklık riskinin devam ettiğini belirterek özellikle Tekirdağ, Konya ve Eskişehir için dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün (MGM) mayıs ayına ilişkin Standartlaştırılmış Yağış İndeksi (SPI) haritalarını değerlendiren Kadıoğlu, kuraklığın yalnızca kısa süreli yağışlarla değerlendirilemeyeceğini, uzun dönemli su açığının dikkate alınması gerektiğini söyledi.

Tekirdağ Kurak Görünümünü Koruyor

Türkiye genelinde son aylarda etkili olan yağışların birçok bölgede kuraklık şiddetini azalttığını ifade eden Kadıoğlu, buna rağmen Tekirdağ'ın halen dikkatle takip edilmesi gereken iller arasında yer aldığını belirtti.

Kadıoğlu, "Ülke genelinde son aylarda birçok bölge yağışlarla rahatlamış olsa da Tekirdağ'ın kısa vadeli ölçekte bile kurak görünümünü sürdürdüğünü görüyoruz. Bu durum bölgenin yeterince toparlanamadığını gösteriyor. Tarımsal üretim açısından büyük önem taşıyan Trakya Bölgesi'nin yakından izlenmesi gerekiyor" dedi.

Konya Kapalı Havzası'nda Su Yönetimi Kritik Öneme Sahip

Türkiye'nin en önemli tarım merkezlerinden biri olan Konya Kapalı Havzası'nın su kaynakları açısından hassas konumunu koruduğunu vurgulayan Kadıoğlu, bölgede asıl sorunun yalnızca yağış eksikliği olmadığını söyledi.

Son yağışlarla birlikte koşulların kısmen iyileştiğini ancak altı aylık değerlendirmelerde hafif kuraklık izlerinin devam ettiğini kaydeden Kadıoğlu, "Konya'da temel sorun yer altı suyu kullanımı. Tarımsal üretimin yoğun olduğu bölgede su bütçesinin dikkatli yönetilmesi gerekiyor. Birkaç aylık yağış, yıllardır oluşan su açığını kısa sürede kapatamaz" ifadelerini kullandı.

Eskişehir ve İç Batı Anadolu İçin Kuraklık Sinyali

İç Batı Anadolu Bölgesi'nde de kuraklık belirtilerinin sürdüğünü belirten Kadıoğlu, Eskişehir'in uzun vadeli kuraklık haritalarında öne çıkan illerden biri olduğunu söyledi.

Eskişehir ve çevresinde uzun dönemli yağış eksikliğinin dikkat çektiğini ifade eden Kadıoğlu, bölgedeki su kaynakları planlaması ve tarımsal faaliyetlerde kuraklık riskinin göz önünde bulundurulması gerektiğini vurguladı.

Doğu Anadolu Türkiye'nin Doğal Su Deposu Konumunda

Türkiye'nin doğusunda ise farklı bir tablonun görüldüğünü belirten Kadıoğlu, Erzurum başta olmak üzere Doğu Anadolu'nun büyük bölümünde nemli koşulların hakim olduğunu söyledi.

Özellikle son altı aylık dönemde bölgenin genelinde nemli ve bazı alanlarda aşırı nemli koşulların görüldüğünü aktaran Kadıoğlu, "Doğu Anadolu, kar örtüsü ve yağış birikimi açısından Türkiye'nin doğal su deposu niteliğinde. Bu nedenle ülkenin su güvenliği açısından stratejik öneme sahip" değerlendirmesinde bulundu.

Kuraklık Değerlendirmesinde Uzun Vadeli Veriler Önemli

Kuraklığın yalnızca meteorolojik bir olay olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Kadıoğlu, yağışların normale dönmesinin tek başına yeterli olmadığını ifade etti.

Yer altı su seviyelerinin, baraj doluluk oranlarının ve toprak neminin toparlanmasının zaman aldığını vurgulayan Kadıoğlu, "Kuraklığı yönetirken kısa süreli yağışlara değil, uzun vadeli göstergelere odaklanmak gerekiyor. SPI haritaları, belirli dönemlerde gerçekleşen yağış miktarını uzun yıllar ortalamalarıyla karşılaştırarak kuraklık ve yağış fazlasını bilimsel olarak ortaya koyuyor. Bu veriler, hangi bölgelerde su açığının sürdüğünü objektif şekilde gösteriyor" dedi.