Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Beştepe'de biraraya gelen Kabine Toplantısı sona erdi. Memurların çalışma hayatına ilişkin önemli açıklamalarda bulunan Erdoğan, "Kadın ve erkeklere tanınan doğum sonrası yarı zamanlı çalışma hakkını yürürlüğe alıyoruz. Bugün yayınlayacağımız kanun ile memurlar doğumdan ilk öğretim yıllarına kadar yarı zamanlı çalışma hakkına sahip olacak." şeklinde konuştu.
SURİYE’DE YAŞANANLAR
Öte yandan Suriye'de yaşanan son gelişmelere de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İsrail Dürzileri bahane ederek Suriye'ye de saldırdı. İsrail hukuk tanımaz kural tanımaz ilkesiz şımartılmış ve gözü dönmüş bir terör devletidir. Gelinen aşamada bölgemizin en büyük sorunu İsrail'in saldırganlığıdır. Komşumuz Suriye'nin toprak bütünlüğünü milli birliğinin üniter yapısının ve çok kültürlü kimliğinin korunması bizim temel politikamızdır." ifadelerini kullandı.
Erdoğan açıklamasının devamında, "İsrail'in ipiyle kuyuya inenler çok büyük bir hesap hatası yaptıklarını er ya da geç anlayacaklardır. Şunun da bilinmesini isterim. Tıpkı sınırlarımız içindeki Kürt vatandaşlarımız gibi Suriye'deki Kürtler de bizim özbeöz kardeşimizdir, canımızdan bir parçadır. Evelallah onların da Siyonizmin sofrasında meze olmalarına müsaade etmeyeceğiz. Arap, Türkmen, Kürt, Hristiyan, Sünni, Nusayri, Dürzi demeden tüm kesimleriyle Suriye halkının sulh içinde yaşaması bizim en büyük arzumuzdur. Suriye'nin esenliğine giden yol da bundan geçmektedir. İstikrarlı bir Suriye, çevresindeki tüm ülkeler için de istikrar üretecektir. Tersi bir durumda, Allah korusun, bunun yükünü herkes taşıyacaktır" dedi.
"SÜVEYDA BAŞTA OLMAK ÜZERE SURİYE'DEKİ TÜM GELİŞMELERİ ANBEAN TAKİP EDİYORUZ VE EDECEĞİZ"
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile bugün telefon görüşmesi gerçekleştirdiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptığı açıklamada şu cümleleri kullandı:
"Sahadaki durumu ve özellikle akan kanın durması için neler yapılabileceğimizi ele aldık. İlgili bakanlıklarımız ve güvenlik birimlerimiz Suriyeli muhataplarıyla temas halindeler. Süveyda başta olmak üzere Suriye'deki tüm gelişmeleri anbean takip ediyoruz ve edeceğiz. Dün ülkemizin de katkılarıyla sağlanan ateşkesin, İsrail'in kışkırttığı silahlı militanların katliamlarıyla sabote edilmek istendiğini görüyoruz. İsrail, ne Gazze'de ne Suriye'de barış huzur istikrar istemediğini bir kez daha gösteriyor. İsrail'in saldırıları ile ayrılıkçı milislerin katliamlarında alçakça şehit edilen Suriyeli kardeşlerimize Allah'tan rahmet diliyorum. Türkiye olarak geçmişte olduğu gibi gelecekte de Suriye'nin yanında olmaya, Suriyeli kardeşlerimizi desteklemeye devam edeceğiz. Zulüm ve katliamla kendilerine güvenli bir gelecek arayanlar, şunu hiçbir zaman unutmasın, onlar yolcu biz hancıyız. Biz bu topraklarda ev sahibiyiz.
Bin yıldır bu coğrafyada yaşıyoruz. Her karış toprağında ayak izimiz var, şehitlerimizin mübarek kanı var. Bin yıl boyunca buralara nice zalimler geldi. Kendilerini dokunulmaz zannediyorlardı. Şimdi onların yerlerinde sadece yeller esiyor. Harim-i hizmetimize kim göz diktiyse hepsinin hevesi kursaklarında kaldı. Bugünün zalimleri, zulümlerinde küstahlaşmak yerine dünün zalimlerinin akıbetlerine baksınlar ve ibret alsınlar. Tekrar ediyorum, onurlu dış politikamızla, barış çabalarımızla, diplomatik temaslarımızla biz sulh-u sükunun safındayız. Kimseye husumet beslemiyoruz, kimseye kem gözle bakmıyoruz, düşmanca yaklaşmıyoruz. Kimsenin hakkına, hukukuna, egemenliğine el uzatmıyoruz. Biz sadece barış istiyoruz. Bölgemizde huzur ve istikrar istiyoruz. Bunun için ne yapılması gerekiyorsa yaptık, yapmayı da sürdüreceğiz. Dış politikada menfaatlerimizi gözettiğimiz kadar insanlığı, vicdanı, hakkı, komşuluk ve kardeşlik hukukunu da gözetmeye devam edeceğiz"