Medicana International Ankara Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı, Türkiye Lenfödem ve Lipödem Derneği 2. Başkanı Prof. Dr. F. Figen Ayhan, lipödemin yalnızca estetik bir problem olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, hastalığın özellikle kadınlarda görülen kronik bir sağlık sorunu olduğunu söyledi.
Sonsöz Gazetesi’nden Goncagül Konaş’ın haberine göre; ağrı, hassasiyet, hareket kısıtlılığı ve psikososyal etkilerle yaşam kalitesini önemli ölçüde düşüren lipödemde tanının çoğu zaman 15 ila 25 yıl geciktiğini vurgulayan Ayhan, erken tanı ve multidisipliner yaklaşımın büyük önem taşıdığını ifade etti.
EL VE AYAKLARIN KORUNMASI TANI İÇİN ÖNEMLİ
Lipödemin yalnızca görüntü bozukluğundan ibaret olmadığını vurgulayan Prof. Dr. F. Figen Ayhan, hastalığın başta kalça, uyluk ve bacaklarda olmak üzere vücudun belirli bölgelerinde simetrik ve orantısız yağ dokusu artışıyla ortaya çıktığını ifade etti.
Ayhan, "Lipödem; başta kalça, uyluk ve bacaklar olmak üzere, bazı olgularda üst ekstremitelerin de etkilendiği, simetrik ve gövdeye göre orantısız subkutan yağ dokusu artışıyla seyreden kronik bir tablodur. Hastalarda ağrı, dokunmakla hassasiyet, ağırlık hissi, kolay morarma ve fonksiyonel kısıtlılık gibi yakınmalar görülebilir." dedi. Lipödemin lenfödem ve obeziteyle sık karıştırıldığına dikkat çeken Ayhan, doğru tanı için bazı klinik bulguların büyük önem taşıdığını söyledi. Prof. Dr. Ayhan, "El ve ayakların çoğu kez korunması ve bilek seviyesinde belirgin sınırlanma, yani 'cuff sign', lipödemin lenfödem ve yaygın obeziteden ayrılmasına katkı sağlayan önemli klinik ipuçlarıdır." ifadelerini kullandı.
SADECE ESTETİK BİR PROBLEM DEĞİL
Lipödemin kadınların yaşamını birçok yönüyle etkileyen kronik bir sağlık sorunu olduğunun altını çizen Ayhan, hastalığın yalnızca dış görünüş üzerinden değerlendirilmesinin büyük bir yanlış olduğunu belirtti. Ayhan, "Lipödem yalnızca ekstremitelerde görünüm farklılığına yol açan estetik bir durum olarak ele alınmamalıdır. Ağrı, hareket kısıtlılığı, yaşam kalitesinde azalma, beden algısında bozulma, sosyal damgalanma, tekrarlayan sağlık başvuruları ve iş gücü kaybı gibi sonuçları nedeniyle çok boyutlu bir kadın sağlığı sorunudur." diye konuştu.
HORMONAL DÖNEMLER HASTALIĞI TETİKLEYEBİLİYOR
Lipödemin büyük oranda kadınlarda görüldüğünü ifade eden Prof. Dr. Ayhan, hastalığın başlangıcının çoğu zaman hormonal değişim dönemleriyle ilişkili olduğunu söyledi. Ayhan, "Belirtilerin başlangıcı çoğu kez ergenlik, gebelik veya menopoz gibi hormonal değişim dönemleriyle ilişkilendirilmektedir." dedi.
LİPÖDEM OBEZİTE İLE AYNI HASTALIK DEĞİL
Toplumda en sık yapılan yanlışlardan birinin lipödemi obeziteyle aynı hastalık olarak değerlendirmek olduğunu vurgulayan Ayhan, bu iki tablonun birbirinden farklı ele alınması gerektiğini ifade etti. Prof. Dr. Ayhan, "Obezite lipödemli hastalarda sık eşlik edebilen bir durumdur. Ancak lipödem, obezitenin bir alt tipi ya da obeziteye bağlı gelişen bir hastalık değildir. Aynı hastada birlikte bulunduklarında birbirinden ayrı ancak eş zamanlı yönetilmesi gereken iki farklı klinik durum olarak değerlendirilmelidir." dedi.
Haberin daha geniş ve detaylı halini Sonsöz Gazetesi’nde okuyabilirsiniz.