Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Doğa ve Macera Turizmi İhtisas Başkanı Mikayil Köroğlu, Türkiye’de doğa ve macera turizminin her geçen yıl büyüyen bir sektör haline geldiğini söyledi.
Köroğlu, dünya genelinde yaklaşık 20-25 yıllık geçmişe sahip olan doğa ve macera turizminin özellikle yeni nesil turistler arasında giderek daha fazla ilgi gördüğünü belirterek, bu turizm türünün aynı zamanda “deneyim turizmi” olarak da tanımlandığını ifade etti.
Tanıtım çalışmaları sürüyor
Türkiye’de doğa ve macera turizminin yaklaşık 20 yıllık bir geçmişi bulunduğunu dile getiren Köroğlu, sektördeki bilgi ve deneyimlerini daha geniş kitlelere aktarmak için çalışmalar yürüttüklerini söyledi.
Köroğlu, “Hem bireysel hem de acente deneyimimizle bu turizm türünü daha fazla tanıtmak için çalışıyoruz. TÜRSAB’ın güçlü yapısını kullanarak doğa ve macera turizmini hem acentelere hem de Türk halkına anlatmayı hedefliyoruz” dedi.
650 farklı aktivite yapılabiliyor
Doğa ve macera turizmi kapsamında çok sayıda etkinliğin gerçekleştirilebildiğini belirten Köroğlu, bisiklet, kano, dağ ve kaya tırmanışı, rafting ve doğa yürüyüşü gibi toplamda yaklaşık 650 farklı aktivitenin bu turizm başlığı altında değerlendirildiğini söyledi.
Türkiye’de özellikle Antalya, Marmaris ve Kaş gibi kıyı bölgelerinde deniz kanosu gibi aktivitelerin yoğun ilgi gördüğünü belirten Köroğlu, turistlerin genellikle çoklu aktivite paketlerini tercih ettiğini ifade etti.
Bu paketlerde rafting, dalış, kaya tırmanışı ve doğa yürüyüşü gibi farklı etkinliklerin bir arada sunulduğunu belirten Köroğlu, turların genellikle 6-7 gün sürdüğünü söyledi.
En çok talep doğa yürüyüşüne
Doğa ve macera turizminde en fazla talep gören aktivitenin doğa yürüyüşü olduğunu ifade eden Köroğlu, özellikle Likya Yolu’nun dünyaca ünlü bir yürüyüş rotası olduğunu vurguladı.
Antalya’da bulunan Likya Yolu’nun hem doğal güzellikleri hem de kültürel rotasıyla uluslararası turistlerin ilgisini çektiğini belirten Köroğlu, “Kültürel yürüyüş anlamında dünyaya Türkiye’yi tanıtan önemli bir rota” dedi.
Bisiklet ve dağ tırmanışı da popüler
Doğa yürüyüşünün ardından en çok tercih edilen aktivitenin bisiklet turları olduğunu belirten Köroğlu, hem yol hem de dağ bisikleti rotalarının özellikle Ege ve Akdeniz kıyıları ile Kapadokya’da yoğunlaştığını söyledi.
Dağ tırmanışının da popüler aktiviteler arasında yer aldığını belirten Köroğlu, Ağrı Dağı, Kaçkar Dağları ve Aladağlar’ın dağ turizmi açısından önemli destinasyonlar olduğunu kaydetti.
Rafting için ise Köprüçay, Saklıkent Kanyonu, Dalaman Çayı, Melen Çayı ve Fırtına Deresi öne çıkan bölgeler arasında yer alıyor.
Kaya tırmanışında Geyikbayırı öne çıkıyor
Kaya tırmanışının da doğa ve macera turizminde önemli bir yer tuttuğunu belirten Köroğlu, Geyikbayırı’nın yılın 12 ayı tırmanış yapılabilen en önemli merkezlerden biri olduğunu ifade etti.
Bölgede konaklama tesislerinin büyük ölçüde yabancı turistlerle dolu olduğunu belirten Köroğlu, Türkiye’nin bu alanda önemli bir potansiyele sahip olduğunu vurguladı.
Doğa turizmi daha yüksek gelir sağlıyor
Doğa ve macera turizminin ekonomik katkısına da değinen Köroğlu, bu turizm türünün kitle turizmine göre daha yüksek gelir sağladığını söyledi.
Her şey dahil sistemde bir turistin ortalama 600-700 avro harcadığını belirten Köroğlu, doğa ve macera turizmi kapsamında bir haftalık paketlerin ise yaklaşık 2 bin 500 ila 3 bin avro arasında değiştiğini ifade etti.
Köroğlu, yalnızca Likya Yolu’nu yürümek için her yıl 30 ila 50 bin turistin Türkiye’ye geldiğini sözlerine ekledi.