GONCAGÜL KONAŞ
Dijital pazarlama ve sosyal medya yönetimi alanında hızla büyüyen Melodia’nın kurucuları Tilbe Gülbenk ve Batuhan Toprakçı, girişimcilik yolculuklarını ve sektörde edindikleri deneyimleri paylaştı. Kurumsal hayatın ardından kendi işlerini kurmaya karar veren ikili, kısa sürede uluslararası projelerde yer almayı başardı. Gülbenk ve Toprakçı, girişimcilikte cesaretin, istikrarın ve doğru insan ilişkilerinin kritik rol oynadığını vurgularken, yapay zekanın sektördeki etkilerine ve sosyal medyanın hızla değişen doğasına da dikkat çekti.
Melodia Kurucu Ortaklarından Tilbe Gülbenk, girişimcilik serüvenlerini ve dijital pazarlama alanındaki deneyimlerini paylaştı. Yaklaşık dört yıl boyunca freelance olarak çalıştıklarını belirten Gülbenk, "Melodia'yı yaklaşık bir sene önce şirketleştirdik." dedi.
“Z KUŞAĞI OLARAK, DİJİTALİN İÇİNDE DOĞDUK”
Çankaya Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü mezunu olduğunu belirten Gülbenk, pazarlama alanında uzmanlaştığını ve dijital dünyaya olan ilgisini şu sözlerle dile getirdi: "Kendimi bildim bileli, zaten Z kuşağı olduğumuz için hep sosyal medyanın, hep dijitalin içinde doğduk büyüdük."
Kurumsal hayat deneyiminin ardından kendi işlerini kurmaya karar verdiklerini belirten Gülbenk, "Kurumsal hayatta çalışmanın karakterime uygun olmadığını fark ettim. Bunu fark ettikten sonra da Batu’yla birlikte kendi işimizi kurmaya karar verdik." dedi.
"BU KADAR HIZLI BÜYÜMEMİZİN SEBEBİ DİSİPLİN”
Melodia'nın hızlı bir büyümeyle uluslararası projelerde yer aldığını belirten Gülbenk, "Beklediğimizden çok daha büyük projeler aldık. Dubai merkezli çok büyük projelerin içindeyiz." dedi. Şirketlerinin sosyal medya, dijital reklamlar, fotoğraf, video ve drone çekimleri gibi alanlarda hizmet verdiğini belirten Gülbenk, "Bu kadar hızlı büyümemizin sebebi disiplinimiz. Gerektiğinde gece 3.30'a kadar uyumadan çalıştığımız oldu." dedi.
"İŞİMİZ İSTİKRAR GEREKTİRİYOR”
Kurucu ortak Batuhan Toprakçı ise sektördeki en büyük zorluklardan birinin insan ilişkilerini doğru yönetmek olduğuna dikkat çekti. "Bu sektörün en büyük sıkıntısı, insan ilişkilerini doğru kurmak ve gereken her şeyi zamanında yapabilmek" diyen Toprakçı, şu ifadeleri kullandı: "İşimiz istikrar gerektiriyor. Bir marka yeterince tutarlı değilse, müşteri tarafından duyulan güven azalır."
“BAŞLANGIÇTA TİCARİ AMAÇ GÜTMEDİK”
Girişimcilik sürecinde en çok referanslarla ilerlediklerini belirten Gülbenk, "Büyümemizi en çok sağlayan şey referanslar oldu. Bir müşteriyle çalıştık, sonra onun ablasıyla ve kardeşiyle de çalışmaya başladık" dedi. Sektöre girerken büyük fedakarlıklar yaptıklarını belirten Gülbenk, "İlk başladığımızda ticari amaç gütmedik, önce bir portfolyo oluşturmaya çalıştık." dedi.
Genç girişimcilere mesaj veren Batuhan Toprakçı, "Risk almaktan korkmamaları gerekiyor. Gençken ve hayatın tüm sorumluluğu omuzlarınıza binmemişken risk almalısınız" dedi. Şu an 24-25 yaşında olduklarını belirten Tilbe Gülbenk ise, "Ne kadar çok risk alırsak, kazanma ihtimalimiz o kadar artar." ifadelerini kullandı.
Toprakçı, girişimcilikte cesaretin önemine vurgu yaparak, "Şu an büyük bir kariyerin içinde değilseniz, kaybedecek çok fazla bir şeyiniz yok. Verilen emek elbet bir gün geri döner." dedi. Gülbenk ise, "Hayatta herkesin bir noktada kendi işine sahip olması gerektiğini düşünüyorum. Ancak bunun için sadece işin teknik kısmını bilmek yetmez; finans, muhasebe, yönetim gibi birçok alanda donanımlı olmak gerekir." ifadelerini kullandı.
GİRİŞİMCİLİK HERKES İÇİN Mİ?
Bununla birlikte, Toprakçı herkesin girişimci olması gerektiği algısına katılmadığını belirtti. "Herkes iş sahibi olacak diye bir şey yok. Bazı insanlar yalnızca kendi görevini yerine getirip rahat yaşamak isteyebilir. Bu da yanlış değil." dedi. Özel sektörde çalışmanın da kendi avantajları olduğunu belirten Toprakçı, "Girişimcilik özgürlük gibi görünse de aslında günümüzün tamamı sorumluluklarla dolu. Çalışan biri içinse işten çıktığında kalan zaman tamamen kendisine aittir." diye ekledi.
SOSYAL MEDYANIN HIZLA DEĞİŞEN DÜNYASI
Sosyal medyanın hızla değişen bir alan olduğuna değinen Toprakçı, "Şimdiye kadarki hiçbir medya türü bu kadar hızlı trend değiştirmedi. Gün geçtikçe hız artıyor ve artık içeriklerin saatlik değişimine tanık oluyoruz." dedi. Gülbenk ise, sosyal medyanın hem bireyleri hem de markaları ciddi şekilde etkilediğini vurgulayarak, "Yanlış bir kelime, bir markanın satışlarını ciddi şekilde düşürebilir ya da doğru bir hamle onu lovebrand yapabilir." dedi.
"YAPAY ZEKA BİZİM YARDIMCI ASİSTANIMIZ GİBİ”
Yapay zekanın sektöre entegrasyonundan bahseden Toprakçı, "Yapay zeka bizim yardımcı asistanımız gibi. Henüz tamamen yaratıcı süreçleri devralamasa da tasarım, veri analizi gibi alanlarda büyük katkı sağlıyor" dedi. "Örneğin, bazen bir tasarım için belirli bir objeye ihtiyacımız oluyor ve onu bulamadığımızda yapay zeka destekli araçları kullanarak oluşturabiliyoruz." diye ekledi.
"ÜLKEMİZDE BÜYÜK BİR LİNÇ KÜLTÜRÜ VAR”
Gülbenk, sosyal medyanın toplum üzerindeki etkisine dikkat çekerek, "Ülkemizde büyük bir linç kültürü var. Bir markanın veya bireyin söylediği tek bir söz, olumlu ya da olumsuz büyük sonuçlar doğurabiliyor. İnsanların her gördüğüne inanmaktan ziyade, kendi fikirlerini oluşturabilmeleri çok önemli." diye konuştu.
“KİM BU TRENİ KAÇIRIRSA GERİDE KALACAK"
Sosyal medya ve yapay zeka alanlarında gelişimin hızlanacağını vurgulayan Gülbenk, "Teknolojiyi doğru kullanan ve sürekli gelişime açık olan markalar ayakta kalacak. Biz de bu değişime ayak uydurmak için sürekli kendimizi yeniliyoruz" dedi. Toprakçı ise, "Gelecek, dijitalleşmeye ve teknolojiyi doğru yönetmeye bağlı. Kim bu treni kaçırırsa geride kalacak" diyerek sözlerini noktaladı.