Eğitim

CHP'li Özlale: Gençlerin Eğitimi Engelleniyor

İzmir’de tarihi Meslek Fabrikası’na sabaha karşı yapılan polis müdahalesi siyaset gündemini sarstı. CHP İzmir Milletvekili Ümit Özlale, “Yargı kararı olmadan yapılan bu abluka hukuksuzdur” diyerek tepki gösterdi. Özlale, yaşananların en ağır bedelini gençlerin ödediğini vurguladı.

SABAH 05.00’TE ABLUKA: EĞİTİM DURDU

Sonsöz Gazetesi'nden Sümer Taşkıran'ın haberine göre; İzmir’de İzmir Büyükşehir Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren tarihi Meslek Fabrikası’na yönelik polis müdahalesi, kentte tartışma yarattı. Sabah saat 05.00sularında gerçekleştirilen operasyon kapsamında bina polis ekipleri tarafından ablukaya alındı.

İçerisinde yüzlerce gencin mesleki eğitim aldığı merkeze girişlerin engellenmesiyle birlikte eğitim faaliyetlerinin durma noktasına geldiği belirtildi. Belediye yetkilileri ve siyasi temsilcilerin de binaya girişine izin verilmediği ifade edildi.

ÖZLALE’DEN SERT TEPKİ: BU BİNA SUÇ MAHALLİ DEĞİL

TBMM’de düzenlediği basın toplantısında konuşan Ümit Özlale, müdahaleye sert sözlerle karşı çıktı.

Özlale, söz konusu binanın herhangi bir suç unsuru barındırmadığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:

“Bu bina ne bir suç örgütüne ait, ne bir güvenlik tehdidi içeriyor. Burası gençlerimizin mesleki eğitim aldığı bir merkez. Sabahın erken saatlerinde böyle bir müdahale kabul edilemez.”

“GENÇLER EĞİTİMDEN MAHRUM BIRAKILIYOR”

Meslek Fabrikası’nın uzun yıllardır İzmir’de mesleki eğitim alanında önemli bir boşluğu doldurduğunu belirten Özlale, müdahalenin doğrudan gençleri etkilediğini söyledi.

“Yüzlerce gencimiz eğitimden mahrum bırakıldı. Bu sadece bir bina meselesi değil, gençlerin geleceğiyle ilgili bir konudur” diyen Özlale, belediyeye ait ekipmanların da içeride kaldığını ve kamu zararının oluştuğunu ifade etti.

“DİYELİM Kİ HAKLILAR… BU ABLUKA NEDEN?”

Özlale, iktidar kanadının iddialarını da değerlendirerek dikkat çekici bir noktaya değindi.

Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün haklı olduğu varsayılsa bile uygulamanın kabul edilemez olduğunu belirten Özlale, şu soruyu yöneltti:

“Diyelim ki iddialar doğru. Peki bu durumda yüzlerce gencin eğitim aldığı bir binayı ablukaya almak neyin mantığıdır?”

Özlale, kamu yararının göz ardı edildiğini savunarak, bu yaklaşımın “intikam kültürü”nü yansıttığını ifade etti.

MÜLKİYET TARTIŞMASI VE HUKUKİ SÜREÇ

Meslek Fabrikası’nın mülkiyetine ilişkin tartışmaların da sürdüğünü belirten Özlale, yapının geçmişine dikkat çekti.

Buna göre bina, 1926 yılında belediyeye tahsis edilirken 1940 yılında tapuya bağlandı. Ancak Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından mülkiyet iddiası gündeme getirildi ve konu yargıya taşındı.

Özlale, henüz kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmadığını vurgulayarak, devam eden bir dava sürecinde böyle bir müdahalenin hukuka aykırı olduğunu dile getirdi.

“VAKIFLAR KANUNU’NA DA AYKIRI”

Hukuki boyuta ilişkin değerlendirmelerinde Özlale, müdahalenin yalnızca idari değil, yasal açıdan da sorunlu olduğunu belirtti.

Dayanak gösterilen Bayezid Baba Vakfı’nın 1893 yılında kapatılarak “münderis vakıf” statüsüne geçtiğini ifade eden Özlale, bu nedenle yapılan işlemin Vakıflar Kanunu’nun 30. maddesine aykırı olduğunu söyledi.

“BU BİR YETKİ DEĞİL, HAK İHLALİ”

Yerel yönetimlerle merkezi idare arasında son yıllarda artan yetki tartışmalarının bu olayla yeniden gündeme geldiğini belirten Özlale, yaşananların daha geniş bir sorunun parçası olduğunu ifade etti.

“Bu sadece bir mülkiyet tartışması değil; yerel yönetimlerin hizmet üretme kapasitesine müdahaledir” diyen Özlale, uygulamanın vatandaşın kamu hizmetine erişimini doğrudan etkilediğini dile getirdi.

“BEDELİNİ İZMİR HALKI ÖDÜYOR”

Açıklamasında en dikkat çeken vurgulardan biri de yaşananların toplumsal etkisi oldu.

Özlale, “Bu süreçten en çok etkilenen İzmir’in gençleri oluyor. Eğitim aksıyor, fırsatlar ortadan kalkıyor” diyerek iktidara çağrıda bulundu.

GERİ ADIM ÇAĞRISI

Basın toplantısını çağrıyla tamamlayan Özlale, sürecin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtti:

“Bu yanlış uygulamadan bir an önce dönülmeli. Meslek Fabrikası yeniden faaliyete geçmeli ve gençler eğitimlerine kaldıkları yerden devam etmelidir.”

İzmir’de yaşanan bu gelişme, yalnızca bir bina üzerinden yürüyen bir tartışmanın ötesinde; hukuk devleti, yerel yönetim yetkileri ve gençlerin eğitim hakkı gibi başlıklarda yeni bir tartışma alanı açmış durumda. Olayın yargı süreci ve siyasi yansımalarının önümüzdeki günlerde de gündemde kalması bekleniyor.