CHP Genel Merkezi’nde düzenlenen basın toplantısında konuşan Gökçen, 2026 yılı Ocak ayına ilişkin hazırlanan raporun 5 bölümden oluştuğunu açıkladı. Raporda şu başlıkların yer aldığı belirtildi:
-
Eleştirilerin ve gazetecilik faaliyetlerinin hakaret olarak değerlendirilmesi
-
Halkın haber alma hakkının önünde engel olarak erişim engellemeleri
-
Anayasal protesto hakkının hedef alınması
-
Sansür kurumu olarak RTÜK
-
Dezenformasyon değil “Hakikatle Mücadele Kanunu”
Gökçen, müdahalelerin yalnızca yargılanan kişileri hedef almadığını, gerçeklerin konuşulmasını ve toplumun özgürce kanaat oluşturmasını engellemeye yönelik olduğunu savundu.
“Cumhurbaşkanına Hakaret” Vurgusu
Gökçen, Cumhurbaşkanına hakaret suçlamasıyla açılan davaların yalnızca Cumhurbaşkanı’nı değil, parti teşkilatlarını ve iktidar temsilcilerini de eleştirilerden koruduğunu öne sürdü. “Korkma duruşmayı TRT’de canlı yayınla” ifadelerinin hakaret sayılarak gözaltı kararı verildiğini belirtti.
Akın Gürlek Eleştirisi: “Yasal Düzenlemeler TBMM’nin Yetkisinde”
Gökçen ayrıca Adalet Bakanı Akın Gürlek’in katıldığı televizyon programındaki açıklamalarına da değindi. Gürlek’in “Adalet Hattı” kurulması ve infaz düzenlemelerine dair çalışmalardan söz ettiğini hatırlatan Gökçen, yasal düzenlemelerin Bakanlığın değil Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin yetkisinde olduğunu ifade etti.
Gökçen, İstanbul Büyükşehir Belediyesi iddianamesi üzerinden yapılan açıklamaları da eleştirerek, avukat-müvekkil görüşme hakkının kısıtlanmasına yönelik ifadelerin hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmadığını savundu.
Ekrem İmamoğlu İddiası
Gökçen, açıklamasında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile ilgili iddialara da yer vererek, kamuoyunda yasak ve kısıtlamalar üzerinden siyasi baskı oluşturulmaya çalışıldığını öne sürdü.
CHP’nin hazırladığı İfade Özgürlüğü Raporu’nun önümüzdeki günlerde kamuoyuyla detaylı şekilde paylaşılacağı bildirildi.