Gündem

Cem Yılmaz, Gazeteci Fatih Altaylı’nın Kanalına Konuk Oldu

Bir aydır cezaevinde tutuklu bulunan gazeteci ve içerik üreticisi Fatih Altaylı’nın YouTube kanalında yayımlanan programın bu haftaki konuğu ünlü komedyen Cem Yılmaz oldu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı “hedef alan, tehdit içerikli” sözler sarf ettiği gerekçesiyle hakkında başlatılan soruşturma kapsamında tutuklanan gazeteci Fatih Altaylı’nın YouTube kanalı üzerinden çeşitli içerikler üretilmeye devam ediliyor. Tutuklanmasının ardından, ekibi tarafından hazırlanan “Fatih Altaylı Yorumlamıyor” başlıklı program serisine bu hafta ünlü komedyen Cem Yılmaz konuk oldu.

Programın başlarında Cem Yılmaz, “Kanalınızın çok sadık bir izleyicisiyim. Bugün de keşke gelmeseydim,” ifadelerini kullandı.

“Çok Kötü Bir Dönemden Geçiyoruz” Dedik, Gerçek Oldu

Programın başında yaşananlara dair üzüntüsünü dile getiren Cem Yılmaz, şu ifadeleri kullandı:

“Fatih abinin başına gelen hadise beni üzdüğü için buradayım. Bu bir şeyi tedavi ediyor mu, bilmiyorum. Galiba bu konularda birazcık karardık diyebilirim. Hani derler ya ‘Kırk kere söylersen gerçek olur’ diye… Bunu söyleyerek bazı şeyleri gerçek kılıyoruz. Çok kötü bir dönemden geçiyoruz. Al sana, gerçek oldu.”


Programda Cem Yılmaz’ın Öne Çıkan Açıklamalarından Bazıları Şöyle:

“80’li yılların ortasında artık biz ergenlik yaşayan insanlardık, o zaman da memnun değildik. Neşe üreten bir kimse olarak toplumda neşenin önünü kesecek kişi, kurum ve davranışlara şahsen karşıyım. Bu da bizi otomatik olarak bir yere yerleştiriyor.”

“Ben birazcık daha sokağa inanan bir kimse olduğum için profesyonel bir komedyen gibi bunu göğüslemek istemiyorum.”

“Sahnede yaptığım işin kendine ait bir kuralı var. Ama günlük yaşamda, sizin kanalınızı izlerken ‘Aa, Fatih abi şundan bahsetti, Emre de ona bunu sordu, vay şimdi haberim oldu memlekette olanlardan… Şimdi sıra bununla bir mizah üretmekte,’ gibi bir mesai harcamayı değerli görmüyorum.”

“Ben ‘normal şartlar altındayı’ yakalamaya çalışıyorum. Çünkü benim ‘normal şartlar altında’ olmamayı sağlayacak kudretim yok.”

“Belki de fazla bireyci bir insan olduğum için işim çok zor. Bireyciler, toplumsal olaylarda çok sıkıntı çekerler.”

“Bir duruşun kalitesini belirleyen şey, üzerine biraz daha fazla düşünmek ve zamanı geldiğinde söylemekten geçiyor.”

“Bizim işin en hatırı sayılır etkisi buralarda oluyor. Yoksa günlük bülten çıkaran birine dönüşüyorsunuz. Bu da kendinizi fazla önemsemek gibi bir hareket başlatmış oluyor.”

“Bir konuda mağdur olan bir kişi kadar üzülmeyi, ondan mesleğime yarayacak bir şaka üretmekten daha kıymetli görüyorum. Gerçek bir insan gibi üzülmek, gerçek birisi gibi sıkılmak…”

“Fatih abiden ben de şikayetçiyim; bu iddianameye girsin istemiyorum ama bana da kötülüğü dokundu.”

“Çünkü bütün soruları bana soruyordu. Soruları bana soruyor, Nilperi (Şahinkaya) de orada duruyor falan… Kız da diyor ki ‘Sana sordu,’ ben cevaplıyorum, altta yorumlar: ‘Cem yine kimseyi konuşturtmadı.’ Fatih Altaylı bu konuda beni gerçekten zor durumda bıraktı.”