Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından açıklanan Ulusal Sanayi Alanları Master Planı kapsamında, Samsun-Mersin hattı boyunca 13 ilde toplam 59 bin hektarlık 16 yeni sanayi yatırım alanı ilan edildi.
Açıklanan plan; Marmara Bölgesi’ndeki aşırı sanayi yoğunluğunu azaltmayı, deprem riskine karşı üretimi dağıtmayı, bölgesel kalkınmayı desteklemeyi ve yerel istihdamı artırmayı hedefliyor. Ancak, Samsun-Mersin hattının merkezinde, Orta Karadeniz’i İç Anadolu’ya bağlayan stratejik bir geçit konumunda bulunan Tokat İli, planın üç fazında da yer almadı.
Konuya ilişkin Tokatlı STK'lar, yazılı bir açıklama yaparak tepki gösterdi. Platform tarafından yapılan yazılı açıklamada, Tokat'ın planın üç fazında da yer almamasının bölgesel kalkınma hedefleriyle çeliştiği vurgulandı. Tokatlı akademisyenler Prof. Dr. Yaşar Özgök, Prof. Dr. Yaşar Akça, Prof. Dr. Ali Özçağlar, isimlerinin yer aldığı yazılı ortak bildirgede, Ulusal Sanayi Alanları Master Planı’nda Tokat’ın yer almamasının bölgesel kalkınma ve dengeli sanayi dağılımı hedefleriyle çeliştiğini belirttiler.
“TOKAT ULUSAL SANAYİ PLANINDA YERİNİ ALMALIDIR”
Yapılan açıklamada şunlara değinildi: Tokat; lojistik konumu, tarımsal üretim kapasitesi, güçlü su kaynakları, düşük karbon ve su ayak izi, sanayi-üniversite iş birliği potansiyeli ve üretim kültürüyle ulusal sanayi koridorunun doğal bir parçasıdır. Buna rağmen ilin plan dışında tutulması;
- Sanayi hattında lojistik kopukluklara,
- Mevcut OSB’lerin yatırım çekme kapasitesinin azalmasına,
- Genç nüfusun göçe zorlanmasına,
- İlin sosyoekonomik dengesinin bozulmasına neden olacaktır.
Bu tablo kabul edilemez.
DEPREM GEREKÇESİ BİLİMSEL VE STRATEJİK DEĞİLDİR
Tokat’ın plan dışı bırakılmasında öne sürülen depremsellik gerekçesi, ilin tamamını kapsayan bir risk durumu olarak değerlendirilemez. Deprem riski, mühendislik çözümleriyle yönetilebilirken; temiz ve sürdürülebilir su kaynakları, verimli tarım arazileri ve iklim avantajları geri dönülmez stratejik üstünlüklerdir.
Yeni sanayi bölgelerinin seçiminde yalnızca depremsellik değil, suya erişim, gıda arz güvenliği ve sürdürülebilirlik esas alınmalıdır.
TOKAT, TÜRKİYE’NİN AGRO-ENDÜSTRİYEL MERKEZİ OLABİLİR
Tokat; Erbaa, Niksar, Turhal, Zile, Artova ve Kazova ovalarıyla Türkiye’nin en verimli tarım alanlarına sahiptir. Bu potansiyel;
- Dondurulmuş gıda (IQF),
- Kurutulmuş meyve-sebze,
- Tıbbi ve aromatik bitki işleme,
- Akıllı ve hassas tarım teknolojileri
alanlarında yüksek katma değerli Agro-Endüstriyel Sanayi Bölgesi kurulması için güçlü bir zemin oluşturmaktadır.
Tokat’ın Tarım ve Gıda Teknolojileri (FoodTech) odaklı bir sanayi merkezi olarak ulusal plana eklenmesi, yalnızca bölgesel kalkınma değil, Türkiye’nin gıda arz güvenliği açısından da stratejik bir gerekliliktir.
STRATEJİK SEKTÖRLERDE GÜÇLÜ POTANSİYEL
Tokat’ta mevcut bakır ve antimon madenleri, savunma sanayi açısından kritik hammaddelerdir. Ayrıca ilin köklü tekstil ve dokuma kültürü; teknik tekstiller, koruyucu ekipmanlar ve savunma sanayine yönelik üretimler için önemli bir avantaj sunmaktadır.
Maden–tekstil–savunma sanayi arasında kurulacak entegre üretim ekosistemi, Tokat’ı stratejik bir sanayi merkezi haline getirebilecek niteliktedir.
ÇAĞRIMIZ NETTİR
Tokat’ın Ulusal Sanayi Alanları Master Planı dışında bırakılması; eşitsizliği derinleştirecek, göçü hızlandıracak ve bölgesel kalkınma hedeflerini zayıflatacaktır. Tokat; stratejik konumu, tarımsal gücü, su kaynakları, düşük karbon/su ayak izi ve üretim altyapısı ile ulusal sanayi planında yer almayı hak etmektedir. Merkezi hükümetimizin bu eksikliği gidereceğine ve Tokat’ı Agro-Endüstriyel Sanayi Merkezi olarak plana dahil edeceğine olan inancımız tamdır. Tokat halkı olarak; birlik, kararlılık ve ortak akılla ilimizin hak ettiği konumu alması için sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz.”