Hürriyetçi Sendikalar (HÜR-SEN) Konfederasyonu Genel Başkanı Levent Kuruoğlu, ekonominin son durumunu değerlendirerek memura yönelik yapılması gerekenleri sıraladı.
Kuruoğlu yaptığı açıklamada, “maaşların eşel mobil sistem ile ödenmesini, ek zam ve refah payı, kira yardımı, tüm ek ödemelerin emekliliğe sayılması” talep ettiklerini dile getirdi.
Kuruoğlu açıklamasında şu ifadelere yer verdi; “Memur ve diğer kamu görevlilerimiz ile emeklilerimizin maaşları her geçen gün erimektedir. Çünkü ekonomideki anlık değişimler hızlı şekilde fiyatlara yansıtılırken, milyonlarca memur ve diğer kamu görevlisinin maaşlarına 6 ayda bir zam yapılmaktadır.
Enflasyon, toplu sözleşmede imzalanan zam oranını aştığında ise oluşan kayıplar ancak 6 ayın sonunda “enflasyon farkı” adı altında ödenmektedir. Hiçbir zaman toplu sözleşmede imzalanan zam oranı enflasyonun üstünde değildir. Bu nedenle hiçbir zaman memurlara gerçek bir zam ve refah payı yapılmamıştır. Dolayısıyla “enflasyona ezdirmiyoruz” söylemleri sadece lafta kalmaktadır. Zaman zaman memurlarımıza ve emeklilerimize seyyanen yapılmak zorunda kalınan zamlar, enflasyon altında ezildiğimizin en büyük göstergesidir.
Market, kasap ve manavdaki fiyatlar anlık artarken, memur ve emeklilerimizin maaşlarının aylar boyunca sabit kalması, alım güçlerinin düşmesiyle sonuçlanmaktadır. Oysa yüksek enflasyon dönemlerinde bu uygulama, memur ve emeklilerimizin alım gücünün her ay biraz daha erimesine yol açmaktadır. Bu nedenle memur ve emeklilerimizin maaşları “Eşel Mobil Sistemi” ile ödenerek, enflasyondaki aylık değişimler doğrudan ve gecikmeden maaşlara yansıtılmalı, ek zam ve refah payı bir an önce verilmelidir!
“MEMURLARA İKRAMİYE VERİLMELİDİR”
Bilindiği üzere kamuda çalışan işçilere, 6772 sayılı Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması ve 6452 sayılı Kanunla 6212 sayılı Kanunun 2’nci maddesinin kaldırılması hakkında Kanun uyarınca, 1956 tarihinden beri Cumhurbaşkanlığı kararları ile her yıl yarım maaş tutarında 4 adet ilave tediye (ikramiye) ödenmektedir.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda yapılan değişiklikle de 2018 yılından itibaren emeklilere bayram ikramiyesi ödenmektedir. Dolayısıyla işçiler ve emekliler bayram ikramiyesi alırken, kamuda memurlar ve diğer kamu görevlilerine bayram ikramiyesi ödenmemektedir.
Memurlar ve diğer kamu görevlilerimiz de işçiler ve emekliler gibi bir maaş tutarında bayram ikramiyesinden yararlandırılmalı, emeklilerimizin kuşa dönen bayram ikramiyeleri de bir maaş tutarına yükseltilmelidir.
“STAJ SÜRELERİ EMEKLİLİK HESABINA DAHİL EDİLMELİDİR”
Meslek liseleri ve üniversite öğrencilerinin işletmelerde yapmış oldukları mesleki eğitim ve stajlarının sigortalılıktan sayılarak, bu sürelerin sigortalılık başlangıç süresi sayılmasının önündeki engeller kaldırılmalıdır.
“VERGİ DİLİMİ ADALETSİZLİĞİ GİDERİLMELİDİR”
Kümülatif vergi sistemi nedeniyle eğitim çalışanları yıl içinde hızla üst vergi dilimine geçmekte, çoğu durumda yılın ilerleyen aylarında %20’lik dilime girerek net gelir kaybı yaşamaktadır. Vergi dilimleri her yıl artırılsa da bu artışlar enflasyon karşısında yetersiz kalmakta, çalışanlar daha yıl bitmeden daha yüksek vergi ödemek zorunda bırakılmaktadır. Bu adaletsizliğin giderilmesi için %15’lik vergi dilimine esas gelir matrahı en az iki katına çıkarılmalı, kamu görevlileri üzerindeki vergi yükü acilen hafifletilmelidir.
“MEMURLARA İLAVE BİR DERECE VERİLMELİDİR”
2016 yılından önce göreve başladığı hâlde, kanunun yürürlük tarihinde çeşitli nedenlerle bu haktan faydalanamayan personele ilave bir derece verilmesi konusu yapılacak düzenleme ile hayata geçirilmeli; bütün memurların işe giriş derecelerinin 1 derece düşürülerek gelecekte ortaya çıkacak ilave derece talepleri karşılanmalıdır.
“MEMURLARA DİSİPLİN AFFI GETİRİLMELİDİR”
657 sayılı Kanun’da gerekli değişiklikler yapılarak, şartları (yüz kızartıcı fiiller ile devlete karşı işlenmiş suçların istisna tutulması gibi) belirlenmek kaydıyla kamu görevlilerinin disiplin cezaları bir defaya mahsus olarak affedilmelidir.
“TÜM EK ÖDEMELER EMEKLİ MAAŞI HESABINA KATILMALIDIR”
Kamu görevlileri emekli olduklarında maaşlarında ortaya çıkan düşüş nedeniyle mağdur olmakta, bu nedenle emekli olmaktan kaçınmaktadırlar. Kamu görevlilerinin emekliliklerinde de mevcut ekonomik statülerini korumak için maaşlarının, ek ödemelerinin, ek derslerinin, uzman ve başöğretmenlik tazminatlarının, fazla çalışma ücretlerinin tamamının emekli keseneği matrahına dahil edilerek emekli maaşı hesaplamasına katılması için gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır.
Uzman ve başöğretmenlik tazminatı, askerlikteki unvanlarda olduğu gibi emeklilikte de alınmaya devam edilmelidir. Devlet memurlarının maaşını oluşturan bütün kalemler ile özel hizmet tazminatı, ek ödeme, ek ders, döner sermaye, fazla çalışma ücreti, ikramiye, sosyal denge tazminatı, uzman ve başöğretmenlik tazminatları ve diğer ödemeler de emekli keseneğine dahil edilmeli; buna bağlı olarak emekli maaşlarının yükselmesi sağlanmalıdır.
“MEMURA VERİLEN KİRA YARDIMI SÖZÜ YERİNE GETİRİLMELİDİR”
Özellikle büyükşehirlerde oturan memurların sıkça karşılaştığı sorunlardan biri olan yüksek kira hususuna değinen Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, 19 Mayıs 2023 tarihinde “Büyükşehirlerde memurlara il ve ilçe bazında kira katkısı vereceğiz.” açıklamasında bulunmuştu. Bu sözün yerine getirilmesi, günün koşulları göz önünde bulundurularak il bazlı kira yardımı yapılması gerekmektedir.
“SAĞLIKTA KATKI PAYI VE FARK ÜCRETİ KALDIRILMALIDIR”
Çalışanlardan alınan %20’lik ilaç katkı payı kaldırılmalıdır. Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği’ne göre ikinci ve üçüncü basamak resmî sağlık hizmeti sunucularında katılım payı alınması uygulamasına son verilmelidir. Özel sağlık kuruluşlarında yaptırılan tetkiklerden fark parası alınmayacak şekilde düzenleme yapılmalıdır.”