Emekli adliye memuru ve yazar Ayşe Sezgin, Türkiye’de şiddetin görünenden daha derin nedenlere dayandığını vurguladı.
Sonsöz Gazetesi’nden Goncagül Konaş’ın haberine göre; fiziksel şiddetin ötesinde psikolojik, ekonomik ve sosyal boyutlara işaret eden Sezgin, özellikle geçim sıkıntısı, toplumsal cinsiyet rolleri ve aile içi eğitim eksikliğinin şiddeti tetikleyen başlıca unsurlar olduğunu belirtti. Şiddetin çoğu zaman erken yaşlarda başladığını ve görmezden gelindiğini ifade eden Sezgin, kalıcı çözüm için hem bireysel hem de toplumsal farkındalığın artırılması gerektiğini söyledi.
“ROMANLARIMDA TOPLUMSAL YARALARA DEĞİNDİM”
İlk romanı hakkında bilgi veren Sezgin, “2021 yılında ‘Gökyüzü Kokladım Ben’ yayımlandı. Şu an dördüncü baskısı tükenmek üzere. Biraz aksiyon, polisiye ve aşk içeren bir roman. Mesleğim gereği kriminal unsurlar da ağırlıkta.” dedi.
İkinci romanı “Zeliha”da ise daha ağır bir toplumsal konuyu ele aldığını belirten Sezgin, “Okuyup doktor olmak isterken evlendirilmeye çalışılan bir kız çocuğu üzerinden çocuk gelin gerçeğini, istismar mağduru çocukları ve bu travmaların yetişkinlikteki etkilerini anlattım.” ifadelerini kullandı.
Şiddeti çok boyutlu ele aldığını söyleyen Sezgin, “Şiddeti sadece fiziksel olarak değil; cinsel, psikolojik, ekonomik ve sosyal boyutlarıyla ele aldım. Bunların hepsi en az fiziksel şiddet kadar, hatta bazen daha fazla can acıtıyor.” dedi.
“ŞİDDET GÜÇLÜNÜN GÜÇSÜZE UYGULADIĞI BİR EYLEMDİR”
Şiddet kavramına bakışını da paylaşan Sezgin, “Benim literatürümde ‘kadına şiddet’ diye bir ayrım yok. Şiddet, güçlünün kendinden daha güçsüze karşı uyguladığı bir eylemdir. Kadın fiziksel olarak daha güçsüz olduğu için daha çok maruz kalıyor.” diye konuştu.
Şiddetin farklı türlerine de dikkat çeken Sezgin, “Kadınların erkeklere uyguladığı psikolojik şiddet de var. Bu hiçbir şekilde fiziksel şiddeti haklı çıkarmaz ama yok sayamayız.” dedi.
“İSTİSMAR ÇOĞU ZAMAN GÖRÜLÜYOR AMA ÜZERİ ÖRTÜLÜYOR”
Çocuk istismarı konusunda toplumun yaklaşımını eleştiren Sezgin, “İstismar çoğu zaman küçük yaşta kendini belli ediyor. Ama aileler kabullenmek istemediği için bastırıyor, halının altına süpürüyor.” ifadelerini kullandı.
“ŞİDDETİN EN BÜYÜK NEDENİ EKONOMİ”
Türkiye’de şiddetin temel nedenine ilişkin değerlendirmesinde ise Sezgin, ekonomik koşullara dikkat çekti: “Bana göre en büyük etken ekonomi. Bir evde tencere kaynamıyorsa, kira ödenemiyorsa bu başlı başına bir kavga sebebidir. Çocuğuna harçlık veremeyen bir babanın ezilmişliği, eşine istediğini alamayan birinin mahcubiyeti var.” Toplumun mevcut şartlara rağmen dayanıklılık gösterdiğini de belirten Sezgin, “İnsanımız aslında iyi bile idare ediyor. Paylaşma kültürü, komşuluk ilişkileri bunu bir nebze dengeliyor.” dedi.
Haberin daha geniş ve detaylı halini Sonsöz Gazetesi’nde okuyabilirsiniz.