Akşam saat yedi. Masanın üzerinde renkli kalemlerle hazırlanmış bir çalışma programı var. Çocuk, matematik için ayırdığı saatte hâlâ defterini arıyor. Biraz sonra su içmeye kalkıyor, ardından başka bir işle oyalanıyor. Veli, “Programı kendin yaptın, neden uymuyorsun?” diye soruyor…
Öğretmen de ertesi gün tamamlanmamış ödevle karşılaşıyor…
Herkesin gördüğü aynı: Plan var, uygulama aksıyor. Peki planın hangi bölümünde yardıma ihtiyaç var?
Plan hazırlamak, çalışmayı sürdürmek için gereken becerilerin bir parçası. Öğrencinin işe başlaması, dikkatini göreve yöneltmesi, anlamadığı yerde yardım istemesi ve ilerleyişini değerlendirmesi de gerekiyor. Eğitim psikolojisinde bu süreçler öz düzenleme kapsamında ele alınıyor. Çocukların bu becerileri öğrenirken örneklere, denemeye ve yaşlarına uygun desteğe ihtiyaçları olabilir.
2022’de yayımlanan, ilkokul ve ortaöğretim düzeyindeki 46 çalışmayı birleştiren bir meta-analiz, öz düzenlemeyi destekleyen müdahalelerin okuma, yazma ve matematik sonuçlarına olumlu katkı sağlayabildiğini gösteriyor. Bu bulgu, çalışma sürecindeki becerileri öğretmeye yer açmak için bir gerekçe sunuyor. Her çocuğun aynı yöntemle aynı sonucu alacağını söylemiyor.
Önce planın gerçek hayatla uyumuna bakalım. Görev, öğrencinin anlayacağı kadar açık mı? Çalışma saati okul dönüşündeki yorgunluğuyla çakışıyor mu? Çocuk konuyu biliyor mu, yoksa ilk soruda takılıp ne yapacağını kestiremiyor mu? Bu sorular, yardımın nereden başlayacağını anlamamızı sağlar.
İlk adım, görevi görünür hâle getirmek olabilir. “Bugün matematik çalış” cümlesini, “Rasyonel sayılarla ilgili çözümlü örneği incele, ardından iki soruyu dene” şeklinde somutlaştırabiliriz. İki soru, her öğrenci için yeterli bir çalışma hedefi değildir. Burada amaç, başlangıcın nasıl görüneceğini açıklamak; devamını öğrencinin ihtiyacına göre belirlemektir.
Ardından başlangıç anını ve olası engeli konuşabiliriz: “Akşam yemeğinden sonra masaya oturacağım. Soruda takılırsam işaretleyip bir sonraki soruyu deneyeceğim.” Ergenlerle yapılan küçük bir deneysel araştırma, hedefin önündeki engelleri düşünmeyi ve bu engellere yönelik plan kurmayı birlikte öğreten yaklaşımın çalışmaya ayrılan çabayı destekleyebildiğini gösteriyor. Bu tür bir planı çocukla birlikte deneyip işe yarayıp yaramadığını izleyebiliriz.
Veliler için yararlı bir başlangıç sorusu önerim var, “Bugün hangi adımda zorlandın?” olabilir. Çocuğun cevabını dinledikten sonra ihtiyaç duyduğu desteği birlikte belirleyebilirsiniz. Malzemeleri hazırlamakta yardıma ihtiyacı varsa bunu düzenleriz; konuyu anlamadıysa öğretmeninden nasıl yardım isteyeceğini veya diğer kaynaklar ile bu ihtiyacını nasıl değerlendirebileceğini konuşuruz.
Öğretmenler de ödevi verirken ilk adımın nasıl yapılacağını kısa bir örnekle gösterebilir. Öğrenciden görevi kendi cümlesiyle açıklamasını istemek, yönergenin anlaşılıp anlaşılmadığını görmeye yardımcı olur. “Nerede takıldın, ne denedin?” soruları ise bir sonraki desteği daha somut hâle getirir. Evde ve sınıfta kullanılan bu sorular birbirini tamamlayabilir.
Anneler babalar öğrenci ile hafta sonu planı birlikte gözden geçirebilir.
- Hangi gün başlamak daha kolaydı?
- Hangi görev beklenenden uzun sürdü?
- Nerede yardım gerekti?
Yanıtlar, gelecek haftanın programını düzenlemek için kullanılabilir. Bir gün aksadığında, sonraki günün ilk adımını yeniden belirlemek de bu öğrenmenin parçasıdır.
Bu hafta çocuğunuzun ya da öğrencinizin programına bakarken şu soruyu sorun: “Bu planın ilk adımını gerçekten biliyor mu, o adımda nasıl bir desteğe ihtiyacı var?”
“Değerli okuyucularım, yazılarım ile ilgili görüş ve önerilerinizi benimle paylaşmanızı çok isterim. Geri bildirimlerinizi [email protected] adresine gönderebilirsiniz. Teşekkürler!”