Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda fon soruşturmasına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Devlet Bahçeli ''Organize şekilde harama el uzatılmıştır. Milletimizin malına göz dikenlere yaptırımlar uygulanacaktır. Güçlü siyasi iradenin ortaya konulmasından memnuniyet duyuyorum.” dedi
Devlet Bahçeli Milletin helal tasarrufuna göz dikenlere hukuk zemininde en güçlü yaptırımlar uygulanacağını belirterek şunları söyledi :
“FAHİŞ KAZANCIN BEDELİ ÖDENMELİ”
“Nitekim suçluların açığa çıkarılması ve mağduriyetin giderilmesi yönünde atılan önemli adımlardan, konuya ilişkin yasal düzenlemenin Meclis Genel Kurulu gündeminde bulunmasından ve meselenin tüm boyutlarıyla aydınlatılarak sorumluların hesap vermesini sağlayacak güçlü siyasi iradenin ortaya konulmasından memnuniyet duyduğumuzu belirtmek istiyorum.
Daha önce de vurguladığım gibi bunlar bir arınma, aklanma ve altında yatan nedenlere eğilme fırsatı olarak değerlendirilmelidir. Adalet, suçluyu cezalandırmak yanında masumu korumak, mağdurun hakkını gözetmektir. Cumhurbaşkanımızın isabetle, fahiş kazancın bedelinin ödetileceği ve devletin kimseyi mağdur etmeyeceğini söylemesi, adaletin tecellisine olan güveni artırmıştır. Bazı sorunlarımız olsa da Türkiye ekonomisi sağlam temeller üzerindedir. Partimiz, milletimizin hak ve hukukunu savunurken adaletli bir gelir dağılımını mümkün kılacak adımların da takipçisi olacak. Dar gelirli vatandaşlarımızın beklentilerinin karşılanması için gerekli hamleler mutlaka yapılacaktır
BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ TARTIŞMALARI
Soruşturmalar kapsamındaki bir başka konu da basın özgürlüğü tartışmalarına yöneliktir. Özgür basının demokratik toplumların vazgeçilmez unsurlarından biri olduğuna, medyanın kamuoyunu bilgilendirme görevini özgürce yerine getirmesi gerektiğine inanıyoruz. Bununla beraber özgürlük kadar sorumluluğun, reyting kadar da hukukun kıymetli olduğunu düşünüyoruz. Basın özgürlüğü suç işleme özgürlüğü değildir, olmamalıdır.
Nitekim medya kuruluşları da diğer bütün kurumlar gibi hukuk karşısında sorumluluk taşımaktadır. Asıl olan, basın özgürlüğünü savunurken hukuka aykırı eylemlere göz yuman bir hukuksuzluğa düşmemektir. Çünkü basın özgürlüğü demokrasinin güvencesiyse hukuka bağlılık ve etik sorumluluk da bu özgürlüğün temel dayanaklarıdır.”




