28 Mart 1923 tarihi, Türkiye Cumhuriyeti'nin tarihi açısından büyük bir öneme sahip.

Mustafa Kemal Atatürk'ün öncülüğünde, Türkiye'nin başkenti olarak Ankara seçildi. İstanbul’un başkent olma statüsü, Cumhuriyet’in ilanından sadece birkaç ay sonra sona erdi ve Ankara, yeni devletin merkezi oldu.

Ankara'nın başkent olarak kabul edilmesi, sadece coğrafi değil, aynı zamanda stratejik bir kararın sonucuydu. İstanbul’un Osmanlı İmparatorluğu’nun başkenti olmasına rağmen, Ankara'nın iç bölgede yer alması, savunma açısından büyük bir avantaj sundu. Ayrıca, Atatürk'ün hedeflediği modern, laik ve çağdaş bir Türkiye'nin simgesi olma yolunda, Ankara’nın seçilmesi Cumhuriyet’in reformist yönünü de pekiştirdi.

Özgür Özel Silivri'de tutuklularla bayramlaştı Özgür Özel Silivri'de tutuklularla bayramlaştı

Mustafa Kemal Atatürk, 28 Mart 1923'teki bu tarihi karar ile, Ankara'nın hem yönetimsel hem de kültürel olarak hızla gelişmesini sağlayacak temelleri atmıştır. Başkent değişikliği, Türkiye'nin modernleşme sürecinde önemli bir adım olarak kabul edilir ve bugün Ankara, ülkenin siyasi, idari ve kültürel kalbi olmaya devam etmektedir.

Neden başkent Ankara?


Ankara'nın başkent olarak seçilmesinin birkaç temel nedeni vardır.

Ankara, Türkiye'nin ortasında yer alıyor ve bu, şehrin savunulabilirliğini artırıyordu. Ayrıca, İstanbul’a uzaklığı nedeniyle, düşman işgali durumunda başkent olarak daha güvenli bir konumdaydı.

Osmanlı İmparatorluğu’nun başkenti İstanbul, savaşlar, işgaller ve diğer siyasi karışıklıklardan etkilenmişti. Ankara, bu tür tehditlerden uzak, güvenli ve denetimi daha kolay bir merkez olarak seçildi.

Atatürk ve Cumhuriyetin kurucuları, modern bir Türkiye inşa etmek için radikal değişiklikler yapmak istiyorlardı. İstanbul’un eski Osmanlı başkenti olarak güçlü bir imparatorluk geçmişine sahip olması, bu modernleşme vizyonuyla çelişiyordu. Ankara, daha mütevazı bir şehir olarak, Cumhuriyet’in yenilikçi ruhunu simgeliyordu.

Muhabir: Sevgi Güldoğan