Yetkililer, söz konusu iddiaların kaynağı belirsiz dezenformasyon faaliyetlerinin bir parçası olduğunu belirterek, bu tür içeriklerin Türkiye’nin bölgesel krizlerde yürüttüğü barış ve diplomasi odaklı politikaları hedef aldığını ifade etti.
Açıklamada, Türkiye’nin bölgedeki tüm süreçlerde istikrar ve huzurun korunmasını önceleyen bir yaklaşım sergilediği belirtilirken, uluslararası kamuoyunu yanıltmaya yönelik algı operasyonlarına karşı dikkatli olunması çağrısı yapıldı.
İletişim Başkanlığı ayrıca, kamuoyunu manipüle etmeye yönelik bu tür “kirli bilgi” yayma girişimlerine itibar edilmemesi gerektiğini vurguladı. Resmi kaynaklar dışında yapılan spekülatif açıklamalara karşı vatandaşların ve medya kuruluşlarının daha hassas davranmasının önemine dikkat çekildi.
Yetkililer, özellikle sosyal medyada yayılan doğrulanmamış içeriklerin bölgedeki hassas dengeleri etkileyebileceğini belirterek, doğru bilgi için resmi açıklamaların takip edilmesi gerektiğini yineledi.