Ekonomi

Tatilde ‘Her Şey Dahil’ Ama Cüzdan Hariç! Otellerdeki Fahiş Fiyatlar Yerli Turisti Vuruyor

Yıllardır yabancı turistlere uygulanan döviz bazlı yüksek fiyat tarifesi, artık yerli turistin de karşısına çıkıyor. Tatil için binlerce lira ödeyerek otele giren vatandaş, marketten kuaföre, taksiden hediyelik eşyaya kadar otel içindeki hemen her hizmette adeta ikinci bir tatil faturasıyla karşılaşıyor.

Türkiye'nin gözde tatil merkezlerinde bu yaz sezonunun en çok konuşulan konularından biri de otel içindeki fahiş fiyat uygulamaları oldu. Her şey dahil konseptiyle tatil satın alan vatandaşlar, otelin kapısından girdikten sonra temel ihtiyaçlarını karşılamak için karşılarına çıkan yüksek fiyat tarifeleri nedeniyle büyük tepki gösteriyor.

Özellikle sahil bölgelerindeki beş yıldızlı tesislerde faaliyet gösteren market, kuaför, butik, takı mağazası ve çeşitli hizmet noktalarında uygulanan fiyatların, Avrupa'nın birçok turistik kentini geride bıraktığı ifade ediliyor. Otel dışına çıkma imkânı kısıtlı olan veya ulaşım sorunu yaşayan tatilciler ise bu fiyatları ödemek zorunda kalıyor.

Su 100 Lira, Güneş Kremi 2 Bin Lira, Kuaför Hizmeti 5 Bin Lirayı Buluyor

Tüketici derneklerine ulaşan şikâyetlerde, otel içerisindeki küçük bir markette satılan bir güneş kreminin bin 500 ila 2 bin lira arasında değişen fiyatlarla raflarda yer aldığı, basit kişisel bakım ürünlerinin ise piyasa değerinin birkaç katına satıldığı belirtiliyor. Kadın kuaförü, örgü, bakım ve makyaj gibi hizmetlerde ise ücretlerin 5 bin lirayı aşabildiği ifade ediliyor.

Vatandaşlar, "Tatile çıkıyoruz ama sanki havaalanındaki duty free mağazalarında alışveriş yapıyoruz. Otelin içine girdikten sonra alternatifiniz kalmıyor. Mecburen ne fiyat söylenirse onu ödüyorsunuz" diyerek duruma tepki gösteriyor.

Yerli Turist de 'Dövizli Müşteri' Muamelesi Görüyor

Sektör temsilcilerine göre, yabancı turistin yüksek harcama alışkanlığına göre şekillenen fiyat politikaları artık yerli müşteriye de uygulanıyor. Döviz üzerinden hesaplanan maliyetler gerekçe gösterilse de, aynı ürün ve hizmetlerin şehir merkezindeki fiyatlarla kıyaslandığında katbekat pahalı olması "fahiş fiyat" tartışmalarını yeniden gündeme taşıyor.

Tüketici hakları savunucuları ise otel içinde faaliyet gösteren işletmelerin de denetlenmesi gerektiğini belirterek, vatandaşın çaresizliğinden faydalanan uygulamalara karşı daha sıkı kontrol mekanizmalarının hayata geçirilmesini istiyor.

"Tatil Lüks Değil, Yeni Bir Ekonomik Sınav"

Artan konaklama ücretlerinin ardından şimdi de otel içindeki ek harcamalar nedeniyle tatil bütçeleri altüst oluyor. Uzmanlara göre, bir ailenin bir haftalık tatil süresince yalnızca otel içi market ve yan hizmetlere ayırdığı bütçe, bazı durumlarda konaklama ücretinin yüzde 20-30'una kadar ulaşabiliyor.

Yerli turistler ise "Tatil planı yaparken artık sadece otel fiyatına bakmak yetmiyor. İçeride bir su, bir güneş kremi ya da çocuğun ihtiyacı olan basit bir ürünü almak bile ciddi bir maliyete dönüşüyor. Her şey dahil deniliyor ama aslında cüzdanınızı da dahil etmek zorunda kalıyorsunuz" sözleriyle yaşadıkları mağduriyeti dile getiriyor.

Turizmciler, yüksek sezonun getirdiği maliyet artışlarını gerekçe gösterirken; tüketiciler ise denetimsiz fiyat politikalarının yerli turisti tatilden uzaklaştırdığı görüşünde birleşiyor.