TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Terörsüz Türkiye sürecinin başarıyla tamamlanacağını belirterek, “Nasıl terör Türkiye'nin ilk asrının en önemli sorunu ise Terörsüz Türkiye de Türkiye'nin ilk asrının en büyük projesidir” dedi. Kurtulmuş, sürecin önümüzdeki aşamasında TBMM bünyesinde millet iradesi adına çalışacak bir izleme komisyonu kurulacağını açıkladı.

İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen “Ortak Gelecekte Biriz İletişim Kampanyası”nın tanıtım programı, İletişim Başkanlığı Konferans Salonu'nda gerçekleştirildi. Programa TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, İletişim Başkanı Burhanettin Duran ve davetliler katıldı.

Programda konuşan Kurtulmuş, Türkiye'de yaşayan Türkler, Kürtler, Araplar ve diğer etnik unsurların yüzyıllardır aynı coğrafyada birlikte yaşadığını vurguladı. Türkler ve Kürtlerin ortak bir tarih, medeniyet ve gelenek etrafında bir arada bulunduğunu belirten Kurtulmuş, ayrışmayı ortadan kaldıracak iradenin Türkiye tarafından ortaya konulduğunu söyledi.

'Terörsüz Türkiye, ilk asrın en büyük projesidir'

Terör sorununun Cumhuriyet tarihinin en ağır meselelerinden biri olduğunu ifade eden Kurtulmuş, yaklaşık 50 yılın bu sorun nedeniyle kaybedildiğini belirtti. Terörün on binlerce insanın hayatına mal olduğunu, Türkiye'nin kaynaklarını tükettiğini ve toplumun geleceğe yönelik umutlarını olumsuz etkilediğini dile getiren Kurtulmuş, şöyle konuştu:

“Şimdi bu en ağır sorunu ortadan kaldırmak için Terörsüz Türkiye hedefiyle başlattığımız bu süreci inşallah başarıyla sürdürüyoruz, başarıyla da sonlandıracağız. Nasıl terör Türkiye'nin ilk asrının en önemli sorunu ise Terörsüz Türkiye de Türkiye'nin ilk asrının en büyük projesidir. İnşallah bunu gerçekleştireceğiz, sonuç alacağız ve artık terör bütün unsurlarıyla, bütün etkileriyle Türkiye'nin gündeminden kalkacaktır.”

'Örgüt silah bırakmayı istemese Terörsüz Türkiye'den bahsedilemezdi'

Kurtulmuş, geçmiş dönemlerde PKK terörünün sona erdirilmesi için girişimlerde bulunulduğunu ancak çeşitli nedenlerle sonuç alınamadığını söyledi. Bugünkü sürecin başarıya ulaşmasında altı temel faktörün etkili olduğunu belirten Kurtulmuş, devlet aklı ile millet vicdanının ilk kez aynı hedef doğrultusunda buluştuğunu ifade etti.

Sürecin önemli unsurlarından birinin örgütün silah bırakma ve örgütsel faaliyetlerini feshetme yönündeki açıklamaları olduğunu kaydeden Kurtulmuş, bu iradenin ortaya konulmasının sürecin ilerlemesi açısından önemli olduğunu dile getirdi.

Kurtulmuş, örgütün silah bırakmayı kabul etmemesi halinde Terörsüz Türkiye hedefinden söz edilemeyeceğini belirterek, bölgesel ve küresel gelişmelerin de sürece katkı sağladığını söyledi.

'Türkiye, güvensiz hale getirilen bölgede güvenin ana unsuru olmalı'

Bölgedeki çatışma ve gerilimlere dikkati çeken Kurtulmuş, İsrail'in Filistin'in yanı sıra Ürdün, Lübnan, Suriye, İran, Yemen ve Katar'a yönelik saldırılarını hatırlattı. Bölgedeki güvenlik sorunlarının Türkiye'nin kendi iç bütünlüğünü güçlendirmesini daha önemli hale getirdiğini belirten Kurtulmuş, Türkiye'nin bölgesel güvenliğin temel unsurlarından biri olması gerektiğini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yaklaşık iki yıl önce Ahlat'ta dile getirdiği “iç kalenin tahkimi” yaklaşımının bu süreçte önemli bir proje olarak ortaya konulduğunu ifade eden Kurtulmuş, Türkiye'nin iç cepheyi güçlendirme kararlılığında olduğunu kaydetti.

Ankara'da Araç Çekme Ücretlerine Yüzde 60 Zam: Yeni Tarife Belli Oldu
Ankara'da Araç Çekme Ücretlerine Yüzde 60 Zam: Yeni Tarife Belli Oldu
İçeriği Görüntüle

PYD/YPG'nin Suriye yönetimine entegrasyonu vurgusu

Suriye'de yeni yönetimin iş başına gelmesinin Terörsüz Türkiye sürecine katkı sunduğunu belirten Kurtulmuş, yeni yönetimin farklı etnik ve mezhebi grupları kapsayan bir yapı oluşturma iradesine Türkiye'nin destek verdiğini söyledi.

PYD/YPG'nin Suriye'nin yeni yönetimine entegrasyonunun sürecin ilerlemesi açısından önemli bir fırsat oluşturduğunu dile getiren Kurtulmuş, Suriye'nin toprak bütünlüğünün ve egemenliğinin korunması gerektiğini ifade etti. Kurtulmuş, ülkedeki tüm etnik, dini ve mezhebi unsurların temsil edildiği demokratik bir Suriye'nin inşa edilmesini temenni ettiklerini belirtti.

Irak ve İran'daki gelişmelerin de Türkiye'nin elini güçlendirdiğini söyleyen Kurtulmuş, Irak'ta merkezi hükümet dışında silahlı milis grupların bulunmamasına yönelik adımların atıldığını, Mahmur-Sincar bölgesindeki silahsızlanma çalışmalarının da sürdüğünü aktardı.

TBMM'de izleme komisyonu kurulacak

Terörsüz Türkiye sürecine siyasi partilerin verdiği desteğin önemine işaret eden Kurtulmuş, TBMM'de kabul edilen bir karara 467 milletvekilinin “evet” oyu vermesinin siyasi uzlaşmanın göstergesi olduğunu söyledi.

Önümüzdeki günlerde Meclis'te süreci takip edecek bir izleme komisyonu kurulacağını açıklayan Kurtulmuş, komisyonun millet adına sürecin tamamını takip edeceğini belirtti.

Dünyadaki çatışma çözümü örneklerinde genellikle üçüncü bir gözün bulunduğunu hatırlatan Kurtulmuş, Türkiye Modeli olarak nitelendirdiği süreçte ise bu görevin TBMM tarafından üstlenileceğini ifade etti.

'Ayrışma dili değil, kardeşlik dili kullanılmalı'

Sürecin önünde engel oluşturmak isteyenlerin ve provokasyonların bulunduğuna dikkati çeken Kurtulmuş, toplumun bu girişimlere karşı dikkatli olması gerektiğini söyledi. Siyasi, etnik veya mezhebi farklılıklar üzerinden ayrıştırıcı bir dil kullanılmaması çağrısında bulunan Kurtulmuş, birlikte yaşama iradesinin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Kurtulmuş, “Şimdi ayrılıkçı dil kullanma zamanı değil, birlikte barış içinde yaşayacak kardeşlik dilini kullanma zamanıdır” ifadelerini kullandı.

Burhanettin Duran: İmkanlarımızı bölücü projelere kurban etmek istemiyoruz

İletişim Başkanı Burhanettin Duran da programda yaptığı konuşmada, terörün sona ermesinin başlı başına önemli bir hedef olduğunu ancak Terörsüz Türkiye vizyonunun bununla sınırlı olmadığını belirtti.

Terörün gölgesinden kurtulan Türkiye'nin sahip olduğu imkanları üretim, refah ve kalkınma için değerlendirmesi gerektiğini ifade eden Duran, toplumsal bağların güçlendirilmesinin önemine dikkati çekti.

Duran, “Bizler daha fazla insan kaynağımızı, enerjimizi, imkanlarımızı bölücü zihniyetlerin uğursuz projelerine kurban etmek istemiyoruz. Bizler artık üretim ve refah için çalışmak istiyoruz” dedi.

Bölgesel krizlerin arttığı bir dönemde Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın işaret ettiği “iç cephenin tahkimi” yaklaşımının önem taşıdığını kaydeden Duran, toplumsal huzurun dış gelişmeler karşısında Türkiye'nin en büyük direnci olacağını söyledi.

Kaynak: DHA