Sürdürülebilirlik ve demokrasi ilişkisini merkeze alan “O Ağaç Bizim” kitabıyla okurların karşısına çıkan Burçak İnel, gazetemiz SONSÖZ’e özel açıklamalarda bulundu.
Sonsöz Gazetesi’nden Sümer Taşkıran’ın haberine göre; kitabında küresel ısınma, çevrenin korunması, ekonomik eşitsizlikler ve kamu politikalarını bir arada ele alan İnel, sürdürülebilirliğin yalnızca çevre duyarlılığıyla sınırlı olmadığını, toplumların geleceğini ve kalkınma anlayışını da doğrudan ilgilendirdiğini anlattı. Özellikle Türkiye’ye odaklanan eserinde, ülkenin çevre politikalarını ve kalkınma hedeflerini sürdürülebilirlik perspektifinden değerlendiren yazar, vatandaşların demokratik haklarını kullanarak bu süreçte etkili olabileceğini vurguladı.

BİR ÇOCUĞUN AĞAÇ ÖYKÜSÜNDEN DOĞAN KİTAP
İleri Yayınları tarafından yayımlanan “O Ağaç Bizim – Türkiye Sürdürülebilirlikle Nasıl Kalkınır? Küresel Isınma, Doğanın Korunması ve Çevrecilik Hareketinin Dünyadaki Geleceği ve Türkiye’ye Yansımaları” adlı kitabın ismi, yazarın çocukluk yıllarında kaleme aldığı bir öyküden geliyor.
İstanbullu olduğunu belirten Burçak İnel, ortaöğretimini burslu olarak İstanbul Amerikan Robert Koleji’nde tamamladıktan sonra yine bursla ABD’ye gitti. Mount Holyoke College’dan siyasal bilgiler alanında lisans, Harvard Üniversitesi’nden ise kamu politikası alanında yüksek lisans derecesi aldı. Uzun yıllar ABD’de ve Avrupa Birliği’nde kamu politikaları alanında çalışan İnel, Dünya Bankası'nda ve Avrupa Birliği’nin yasama süreçlerinde özel sektör adına görev üstlendi. Avrupa bankacılık ve finans kuruluşlarında yöneticilik yapan yazar, sürdürülebilirlik politikaları konusunda da uzmanlaştı. Halen Brüksel’de yaşayan İnel, Türkiye’deki gelişmeleri yakından takip ettiğini ifade etti.
Kitabın ismini seçerken çocukken yazdığı, bir ağacın yok edilmesine karşı çıkan çocuğu konu alan öyküden esinlendiğini anlatan İnel, kitabın ön kapağında kızının çizdiği bir ağaca, arka kapağında ise yine onun yaptığı iki yaprak resmine yer verdi.
Ağacın kendisi için bütün doğayı temsil ettiğini belirten yazar, kitabın kapsamını yalnızca ağaçlarla sınırlamadı. Mercanlardan arılara, ırmaklardan yer altı sularına ve havadaki oksijene kadar yaşamı mümkün kılan bütün unsurların doğanın ayrılmaz parçaları olduğunu dile getirdi.
Doğanın kamuya ait olup olmamasından bağımsız olarak herkesin yaşamını etkilediğini vurgulayan İnel, doğaya verilen zararın özellikle
küçük bir grubun çıkarları doğrultusunda, geniş ve kalıcı sonuçlar doğuracak biçimde gerçekleştirilmesinin toplumun tamamı açısından sakıncalar yarattığını söyledi.
Yazar, kitabın adında taşıdığı çağrıyı şu sözlerle anlattı:
“Her bir ağaç önemli ve her bir ağaç bize, hepimize ait. Biri, ‘O ağaç önemsiz’ dediğinde, ‘Hayır, o ağaç benim! Hepimizin! Çek elini o ağaçtan’ diyebilmeliyiz.”
“BU KİTAP SADECE DUYARLILIK YARATMAYA YÖNELİK DEĞİL”
Burçak İnel, kitabının yalnızca doğayı korumaya yönelik bir duyarlılık oluşturmayı amaçlamadığını, sürdürülebilirliği demokrasi ve kamu politikalarıyla birlikte ele aldığını belirtti. İnsanların bu gezegende yaşadıkları alanları
güvence altına alabilmeleri için nasıl bir yönetim anlayışına ihtiyaç duyulduğunu tartışmaya açtığını ifade eden yazar, demokratik katılımın önemine dikkat çekti.
Haberin daha geniş ve detaylı halini Sonsöz Gazetesi’nde okuyabilirsiniz.




