Ekonomi

Yoksulluk Bir İnsan Hakkı İhlalidir

Ankara’da düzenlenen “Neden Yoksuluz?” panelinde kent yoksulluğunun nedenleri, toplumsal etkileri ve çözüm önerileri tartışıldı. Uzmanlar, yoksulluğun sadece ekonomik değil, aynı zamanda insan hakları ve sosyal adalet sorunu olduğunu vurguladı.

GONCAGÜL KONAŞ

Ankara Kent Konseyi Kent Yoksulluğu ile Mücadele Çalışma Grubu öncülüğünde, Ankara Büyükşehir Belediyesi, Anneden Anneye Destek Derneği ve Ankara Dayanışma Derneği iş birliğiyle “Neden Yoksuluz?” başlıklı bir panel düzenlendi. Alanında uzman isimlerin katılımıyla gerçekleşen panelde, kent yoksulluğunun nedenleri, sonuçları ve çözüm yolları ele alındı. Panelde yapılan konuşmalarda, yoksulluğun sadece ekonomik göstergelerle sınırlı olmadığı; insan onuru, adalet, eşitlik ve temel haklarla doğrudan ilişkili olduğu vurgulandı. Konuşmacılar, Türkiye’de derinleşen yoksulluğun sistemsel kaynaklarına dikkat çekerken, çözüm için sosyal devlet anlayışının güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

BAHADIR: “GÖRÜLMEYENLERİN VARLIĞINI KONUŞMAK İÇİN BURADAYIZ”

Açılış konuşmasını yapan Ankara Kent Konseyi Kent Yoksulluğu Çalışma Grubu Başkanı Fikret Bahadır, Yoksulluk Nedir? sorusuna cevap arayan ifadelerle, “Bu soru sadece bir başlık değil, topraklarda her geçen gün büyüyen sessiz bir çığlığın kendisi. Kentlerin kalbinde yaşayan ama sesi duyulmayan, görülmeyenlerin varlığını konuşmak için buradayız. İşsizliğin, güvensizliğin, barınma krizinin, beslenmenin bile ciddi sorun olduğu çocuk yoksulluğun sıradanlaştığı bu dönemde neden yoksuluz diyoruz.” diye konuşarak, “Bir zamanlar umut dolu sokaklar şimdi geçim derdiyle sessizleşti. Köprü altlarında, apartman boşluklarında, gözlerden uzak semtlerde binlerce insan yok sayılıyor. Panelin amacı kent yoksulluğunu yalnızca ekonomik veri olarak değil, insanlık sorunu olarak ele alıp çözüm yollarını birlikte bulmak. Amacımız birlikte dayanışmayı büyütmek. Yoksulluk bir kader değil, ekonomik bozukluğun yetersizliğin ve sosyal adaletsizliğin bir sonucudur.” şeklinde sitemde bulundu.

YAVAŞ: “DAR GELİRLİ AİLELERE GIDA DESTEKLERİ SAĞLIYORUZ”

ABB Başkanı Mansur Yavaş da panele gönderdiği mesajda, Büyükşehir belediyesi olarak dar gelirli ailelere destek verdiğini belirtti. Çocuklara, gençlere ve yaşlılara yapılan yardımlar hakkında bilgi veren Yavaş, “Yoksulluk yalnızca bir ekonomik mesele değil, aynı zamanda adaletin, eşitliğin ve insan onurunun da sınandığı bir toplumsal sorundur. Panel, bu çok boyutlu sorunu derinlemesine tartışmak, bilimsel veriler ışığında değerlendirmek ve çözüm yolları üretmek adına son derece kıymetlidir. ABB olarak dar gelirli ailelerin sofralarına sıcak bir yemek koyabilmeleri için gıda destekleri sağlıyor, çocukların eğitimden kopmaması için de kırtasiye, kantin desteği veriyoruz. Gençlerin toplu ulaşıma erişimini kolaylaştırıyor, üniversite öğrencilerine barınma ve yemek desteği veriyor, yaşlı ve hasta yurttaşlarımıza da sosyal hizmetler sağlıyoruz. İlacını almakta zorlananların katkı ve katılım payı ödemelerini de biz karşılıyoruz. Sosyal adaletin yerelden başladığına inanıyoruz. Ankara’da hiçbir yurttaşımızı yalnız bırakmıyor, sosyal belediyeciliği bir tercih değil sorumluluk olarak görüyoruz.” dedi.

TOMANBAY: “YOKSULLUK, ASLINDA SİSTEM KAYNAKLI BİR SORUNDUR.”

Panelistlerden, Akademisyen-İktisatçı Prof. Dr. Mehmet Tomanbay, “Yoksulluk her zaman vardı ama son zamanlarda daha da görünür hale geldi. Artık hep birlikte bu sorunu çözmek zorundayız.” diyerek durumun ciddiyetine vurgu yaptı.

“Temel mesele şu: İnsanların insanca yaşayabilmesi için belli bir asgari gelire sahip olmaları gerekiyor. Ancak bu şekilde temiz, sağlıklı ve sürdürülebilir bir yaşam mümkün olabilir. İnsanın insan hakları evrenseldir ve herkesin yaşam hakkı güvence altındadır.” diyen Tomanbay, Yoksulluğun yaşam standardını olumsuz etkileyerek insanları mutsuzluğa sürüklediğine dikkat çekerek, “Bu durum, insan hakları bildirgesinde belirtilen yaşam hakkına aykırıdır. Yoksulluk, insanların temel haklarının ellerinden alınması demektir. İnsan hakları sözleşmesinin 2. maddesi sosyal güvenlik hakkını garanti altına alır.” diye konuştu.

Sosyal devlet anlayışının Türkiye’deki eksikliğine dikkat çeken Tomanbay, “Sosyal devlet anlayışı, vatandaşlara, özellikle kadınlara, gerekli sosyal hizmetleri ve korumayı sağlamakla yükümlüdür. İnsan haklarının önemli bir maddesi olan üçüncü madde ise çalışma hakkını ve adil ücreti güvence altına alır. Herkesin çalışma işini özgürce seçme ve eşitsizlikten korunma hakkı vardır. Tüm bu haklar yoksullukla yakından bağlantılıdır ve yoksulluk, aslında sistem kaynaklı bir sorundur.” ifadelerini kullandı.

“BİRÇOK GELİŞMİŞ ÜLKEDE YOKSULLUK BİZİM GİBİ YAYGIN DEĞİLDİR”

“Yoksulluk, çoğunlukla sömürü mekanizmalarının sonucu olarak ortaya çıkar ve Türkiye’de bu durum belirgin şekilde yaşanmaktadır. Bugün Türkiye, akademik ve bilimsel olarak gelişmekte olan bir ülke olmasına rağmen, maalesef yönetimde keyfi idare ve rant odaklı uygulamalar hakimdir.” İfadelerini kullanan Tomanbay, Türkiye’nin en yüksek enflasyona ulaşmış bir ülke olduğunun vurgusunu yaparak, “Kapitalist ekonomik sistemde serbest piyasa geçerlidir ve birçok gelişmiş ülkede yoksulluk bizim gibi yaygın değildir.” şeklinde konuştu.

KARATAŞ: “ZATEN YOKSULLUĞA ALIŞIĞIZ”

Sosyal Hizmet Uzmanı ve Hukukçu Prof. Dr. Kazım Karataş, “Bu mesele sadece ülkemizin sorunu değil, aynı zamanda buzdağının görünen kısmıdır. Zaten yoksulluğa alışığız. Dünya sistemi içinde, zorlu koşullar ve uygulamalar arasında büyük farklar vardır.” diyerek çiftçilerin durumundan da bahsetti. Karataş, “Susuzluk ve temel ihtiyaçlara ulaşım konusunda ciddi sorunlar yaşanmaktadır. Çoğu zaman bizim gibi ülkelerde bu tür sorunlar yaşanmakta ve haksızlıklar ortaya çıkmaktadır. Doğru tespitler yapabilirsek, huzursuzlukları nasıl düzenleyeceğimizi anlayabiliriz. Ülkemiz büyük bir çocuk nüfusuna sahiptir; nüfusunun dörtte biri çocukluktan çıkmaktadır.” diye aktardı.

FOGGO “7 MİLYONUN ÜZERİNDE ÇOCUK YOKSUL”

Derin Yoksulluk Ağı Kurucusu Hacer Foggo, Türkiye’de yoksulluğun derinleştiğine dikkat çekerek, “TÜİK verilerine göre, 7 milyonun üzerinde çocuk yoksulluk sınırı altında bulunuyor.” dedi. Foggo, “Çocuk yoksulluğu çok önemli çünkü çocuklar yoksullaşıyorsa, bu durum yetişkinlikte de devam ediyor ve onların çocukları da yoksulluk içinde büyüyor. Türkiye’de kuşaklar arası devam eden bir yoksulluk sorunu var.” ifadelerine yer verdi.