GONCAGÜL KONAŞ

Günümüzde evliliklerin daha geç yaşlarda yapılması ve evliliklerin sık sık sona ermesi tartışılmaya devam ediyor. Yaşam Koçu Yonca Ekinci Babuç, bu konuyla ilgili önemli değerlendirmelerde bulundu. Evlilik yaşı, ekonomik özgürlükler ve ailelerin evlilikteki rolü gibi konulara değinen Babuç, günümüzde değişen evlilik anlayışını ve çiftlerin birbirleriyle olan ilişkilerinde dikkat etmeleri gereken noktaları vurguladı.

“EVLİLİK, BİREYLERİN DEĞİL AİLELERİN BİRLEŞMESİ OLARAK GÖRÜLÜYOR”

Yonca Ekinci Babuç, Türk toplumunda evliliğin bireyler üzerinden değil, aileler üzerinden algılandığını belirtti. “Türk toplumunun evlilik yapısındaki en büyük sorun, evlenenin bireyler değil, aileler olması. Bu nedenle, evliliklerdeki problemler sadece çiftler arasında değil, örneğin kayınbirader ya da elti gibi aile bireylerinden de çıkabiliyor” dedi. Ancak gençlerin değişen değer yargılarıyla bu anlayışı geride bırakmaya başladığını da ekledi: “Günümüzde gençler, ekonomik özgürlüğe ve birey olmaya daha fazla önem veriyorlar. Bu yüzden evlilik yaşı daha ileri bir noktaya taşınıyor.”

“KADINLAR EKONOMİK ÖZGÜRLÜKLERİYLE EVLİLİĞE DAHA FARKLI YAKLAŞIYOR”

Ekinci Babuç, geçmişte kadınların ekonomik nedenlerle evlenmeyi bir kurtuluş olarak gördüğünü ifade etti. Ancak günümüzde bunun değiştiğini vurgulayarak, “Kadınlar artık ekonomik özgürlüklerine daha fazla önem veriyor ve bir erkeğe neden ihtiyaç duyduklarını sorguluyorlar. Hatta bazı kadınlar, 'Bir erkeğe neden ihtiyacım olsun?' diyerek evliliği gündemlerine bile almıyor.” dedi.
Ayrıca, kadınların ekonomik özgürlükleri sayesinde hayatlarında daha özgür hareket edebildiğini söyledi. Babuç, “Kadınlar artık gece yarısı dışarı çıkabiliyor, istedikleri gibi tatil yapabiliyor ve arkadaşlarıyla buluşabiliyor. Eskiden bu durumlar çok daha kısıtlıydı.” diye ekledi.

“EVLİLİK ÖNCESİ AİLELER ARASINDA KÜLTÜR FARKI SORUNLARI BÜYÜYOR”

Günümüzde aileler arasındaki kültürel ve ekonomik farkların evliliklerin önünü kestiğine dikkat çeken Ekinci Babuç, bu durumun nasıl çözülebileceğini şu sözlerle dile getirdi:“Ailelerin, çocuklarının evliliğe bakış açısını netleştirmesi gerekiyor. Çocuklarını destekleyen ebeveynler mi olacaklar yoksa kendi dediklerini dayatan kişiler mi? Bu ayrımı iyi yapmaları lazım. Ayrıca bireyler, kendi isteklerini ve rollerini net bir şekilde belirlediklerinde, ailelerin baskılarını daha kolay aşabilirler.”

“UZUN EVLİLİĞİN SIRRI SAYGI VE GÜVENDİR”

Ekinci Babuç, uzun süreli evliliklerin temel taşlarına değinerek, “Uzun evliliğin sırrı saygı, güven ve özveridir. Sevgi, bu unsurları pekiştirir. İnsanlar evlendikten sonra, rahatlıkla birlikte saygıyı ve güveni kaybediyorlar. Saygı ve güven bittiğinde, evlilik de hızla tüketiliyor.” ifadelerini kullandı.

Günümüz evliliklerinde sevginin, saygının ve güvenin hızla tüketildiğine dikkat çeken Ekinci Babuç, “Her şeyin çabuk tüketildiği bir çağda yaşıyoruz. Sevgi, saygı ve güven hızla bitiriliyor. Bu durum, evliliklerin temellerini sarsıyor.” diyerek sözlerini tamamladı.

“EVLİLİKTE EN ÖNEMLİ ŞEY BİZ OLMAKTIR”

Babuç, Türk toplumunda evliliğin genellikle bireyler değil aileler arasında yapıldığını belirtti. “Türk toplumunda evlilik algısı, bireylerin değil, ailelerin evlenmesi olarak gelişmiştir.” diyen Babuç, evliliklerdeki sorunların kayınbiraderden, eltiden veya farklı aile bireylerinden kaynaklanabildiğini ifade etti. Ancak, günümüzde gençlerin artık bu durumu daha az önemsediğini söyledi.

“EVLİLİK YAŞI GİDEREK YÜKSELİYOR”

“Gençler, ekonomik özgürlüklerine daha fazla önem veriyorlar,” diyen Babuç, evlilik yaşının giderek yükseldiğini ve bununla birlikte kadınların daha çok özgürlüğüne düşkün hale geldiğini vurguladı. “Kadının evlenmeye karşı duyduğu tereddüt, onun bağımsızlığını koruma isteğinden kaynaklanıyor.” dedi.

Babuç, eş seçiminde dikkat edilmesi gereken unsurların da farklılık gösterdiğine değindi. “Kişinin kendisini çok iyi tanıması lazım. Aşk istiyorsa aşka, maddiyat istiyorsa maddiyata yönelmesi gerekir,” açıklamasında bulundu. Ayrıca, sosyal medyanın evlilikler üzerindeki etkisini de ele alarak, “Sosyal medyada her şey mükemmel gibi gözükse de bu sanal bir kandırmaca. Gerçek hayat, yüz yüze iletişimde gizlidir.” dedi.

“EVLİLİKTE EN ÖNEMLİ ŞEY SAYGI, GÜVEN VE ÖZVERİDİR”

Baharı müjdeleyen kuzu ve oğlaklar büyüyor Baharı müjdeleyen kuzu ve oğlaklar büyüyor

Evlilikte en önemli faktörün “biz olmak” olduğunu belirten Babuç, “Evlilikte ben diye bir şey olamaz. Biz olmayı bilmiyoruz,” dedi ve bunun çiftler arasında paylaşılan sorumluluklar ve anlayışla mümkün olabileceğine dikkat çekti.

Babuç, evlilik öncesi dönemde bireylerin ve ailelerin karşılıklı anlayış ve iletişime dayalı bir yaklaşım sergilemeleri gerektiğini vurguladı. “Evlilikte en önemli şey saygı, güven ve özveridir. Sevgi, bu değerleri pekiştirir,” şeklinde konuştu. Son olarak, çocuk sahibi olma konusunda ise çiftlerin kendilerini ruhen ve maddi olarak hazır hissetmelerinin önemini belirten Babuç, “Birçok çift, çocuk sahibi olduktan sonra bile baba, kendi çocuğunu anneden kıskanabiliyor. Bu çok ilginç bir durum,” dedi.

“Eşlerin ruhen çocuk yapmaya hazır olduklarını hissetmeleri lazım” diyen Babuç, “Yani bir başka canlının mesuliyetinin ve sorumluluğunu maddi, manevi almaya hazır olmaları lazım.”diye uyarıda bulunarak sözlerini tamamladı.

Muhabir: Haber Merkezi