M. UMUT KARAKÜLAH
Ülkemizdeki sivil toplum kuruluşlarının kutup yıldızı haline gelen Türk Sanayici ve İşadamları Vakfı’nın (TÜSİAV) Yönetim Kurulu Başkanı Veli Sarıtoprak, bu hafta köşesinde; Uluslararası Mega Projelerin yönetiminde son 30 yılda ismi ile bir marka olmuş ve Ankara’dan hiç kopmamış, özünde hep insanlığı ve mühendisliği ile dokunduğu her işte fark yaratmış özel bir danışmanı Nesim Hayfavi’yi ağırladı.
Hayfavi ile proje yönetimi sektöründeki son gelişmeleri konuştuk.
- Tanıyanlara değil ama okuyanlara anlatabilmek için sizi tanıyabilir miyiz?
- Nesim Hayfavi: Bu güzel giriş için sizlere çok teşekkür ederim. Ben ODTÜ Matematik bölümünün kuruluşundan bu yana ODTÜ ‘de Profesör olarak hizmet veren rahmetli babam ve aynı şekilde annem sayesinde ilim bilim dünyasının içine doğmuş ve nadir insanlara nasip olacak Ordinaryüs Prof. Dr. Cahit Arf, Prof. Dr. Erdal İnönü gibi insanların yanında ODTÜ Lojmanlarında çocukluğunu geçirmiş biriyim. Doğma büyüme Ankaralıyım ve şehrimizi bırakmadan bu şehirde yaşamaktan zevk alan biriyim. Tüm ilk ve orta öğrenimimi Ankara’da tamamlamış olup, 1995’de ODTÜ İnşaat Mühendisliğinden Mezun oldum ve 1998 yılında aynı bölümde Yapım İşletmesi üzerinde Yüksek Lisansımı tamamlayarak İnşaat Yüksek Mühendisi oldum. Bu süreç içerisinde 1993 yılından beri inşaat ve daha sonra proje yönetimi üzerinde 32 yıldır aktif olarak çalıştım ve çalışmaya devam etmekteyim. 15 yıldır Proje Yönetimi üzerine kurduğum ve yöneticiliğini üstlendiğim şirketlerim bünyesinde çalıştım. Son 5 yıldır ise tamamen bana ait aile şirketimiz olan e-bonH A.Ş. ile yoğun bir şekilde çalışmaya uluslararası projelere ve özellikli projelere danışmanlıklar vermeye ve fark yaratmak için durmadan kendimi yenilemeye devam etmekteyim.
- Çok hızlı geçtiniz, bu 32 yıldır devam eden profesyonel iş yaşantınızı biraz anlatır mısınız?
- Nesim Hayfavi: Mesleğe GAMA gibi güçlü bir yapıda adım atma şansını yakalamakla beraberdevamında, 6-7 yıl kadar inşaat şirketlerinde proje tasarım, şantiye mühendisliği ve şantiye şefliği görevlerini üstlenerek, bulunduğum işlerde en üst düzeyde sorumluluk alarak genç bir mühendis olarak fark yaratmak için çalıştım. Daha sonra Epsilon Şirketler Grubunda Proje Müdürlüğüne kadar yükselerek A’dan Z’ye bir projenin sorumluluğunu çok genç yaşta alma fırsatını yakaladım. Bu süreç içerisinde 1999 yılında hem evlendim hem de hayatımın profesyonellik anlamında yönünü çok farklı bir seviyeye taşıyacak Botaş Bakü Tiflis Ceyhan Ham Petrol Boru Hattı Projesine Proje Kontrol Daire Başkanıolarak seçildim ve Türkiye’nin enerji koridoru olma yolundaki ve dönemin dünyadaki en önemli projelerinden biri olma özelliğini taşıyan bir yapıda hayalden gerçeğe yaklaşık 1,8 Milyar Dolarbüyüklüğündeki bu Proje’nin her kuruşuna imza atma gurunu taşıdım. Bu süreçte işverenimiz olan,başkanlığını İngiliz Petrol şirketi olan BP’nin çektiği çoklu Petrol şirketlerinden oluşan BTC firmasına karşı da 333 milyon dolarlık hak talebimizin alınmasında baş müzakereci göreviyle mücadele vererek vatanımız ve milletimiz için çok büyük önem arz eden bu projeyi, bize atfedilebilecek herhangi bir gecikme ve bütçe aşımı olmadan 2007 yılında tamamlayıp işletme sürecine gururla teslim ettim. Bundan sonra yine efsane olabilecek bir projeyi hayal aşamasından itibaren çalışmış biri olarak, Samsun – Ceyhan Ham Petrol Boru hattı projesini hayata geçirebilmek için, o dönemin kararıyla Çalık Enerji’ye yetki verilmiş olması nedeniyle projemle beraber Çalık Enerjide Proje Hizmetleri Direktörü olarak görev aldım. Bu dönemde de gerek Samsun – Ceyhan için, gerekse Türkmenistan’da onshore ve offshoreprojeler için bir çok çalışmalar yürüttüysek de projenin o zamanki uluslararası konjonktür gereği hayata geçememesi ve o dönem petrol ve doğalgaz sektörünün de nispeten durmaya başlaması sebebiyle 2008 yılında Limak Holding bünyesinde İstanbul Sabiha Gökçen Havaalanını 18 ay gibi bir sürede yaklaşık 500.000m2 kapalı alanıyla ve üç milletten farklı organizasyon yapısıyla hayata geçirmek için StratejikPlanlama Direktörü olarak görev aldım. Burada sektör farklı olsa da 330m euroluk zamanının en güvenli ve yeni havaalanının tüm planlama, maliyet kontrol ve kerdi akışı ve kreditörlerinin yönetimini üstlenerek, başarı ile tamamlanmasında rolü olan ekibin başında yer aldım. İşveren kanadında da tüm havaalanının iş yönetim belgesi olan da tek kişisiydim. Bu işlerin sonunda, daha 2010 yılına geldiğimizde şahsi iş bitirme belgesi yaklaşık 3 milyar doları bulan sayılı insanlardan biri haline gelmiştim.
- İlk 15-16 yıllık deneyiminiz çok etkileyici, peki kendi işinizi ne zaman kurup hangi projeleri gerçekleştirdiniz?
- Nesim Hayfavi: Çok güzel zamanlama, tam da o zamana gelmiştim. Sabiha Gökçen havaalanı projesinin bitiminden sonra bilgi birikim ve deneyimlerimi tek bir firmaya değil birçok firmaya ulaştırma hevesim ağır bastı. Ayrıca akademisyen çocuğu olduğumu söylemiştim, bu nedenle öğrendiğim her şeyi de bir yeni nesle, başkalarına aktararak kendimi taze ve yeni tutmayı seven ve önemseyen biriyim. Dolayısıylatek bir firmada bu istek de körelir düşüncesindeydim. Bu hevesimi de ancak kendi şirketim olursa gerçekleştirebileceğime inandığım için böyle bir kararla 2010 yılında kendi şirketimi kurup, proje yönetim hizmetleri ile, projelere danışmanlıklar vermeye yönelik çalışmalara başladım. Aynı dönem ayrıca Azerbaycan Petrol şirketi SOCAR’ın da tüm boru hattı projelerinin Proje Yönetim Danışmanıolarak çalışmaya başladım. Bu dönemde Proje Yönetimi Hizmetleri olarak farklı konu ve kapsamlarda farklı ülkelerde değişik projelerde örneğin; Hindistan’da otoyol, tünel gibi altyapı projelerine, Pakistan, Abu Dhabi ve Türkmenistan’da boru hattı projelerinde, Kuveyt, Kosova ve Rusya’da Havaalanı projelerinde, Arnavutluk’ta baraj, Azerbaycan’da genel yönetim hizmeti olarak çoklu sektörlerde, Türkiye’de hem baraj, otoyol hem de boru hattı ve endüstriyel tesislerde farklı konu ve kapsamlarda hizmet vererek değişik ekiplerimizle farklı zamanlarda çalıştık. Tüm bu farklı ve uluslararası projelerin gerçekleşmesi sürecinde edindiğim hukuki bilgi birikimi neticesinde Türkçe’ye Uluslararası Tahkimciler Birliği diye çevrilen Chartered Institute of Arbitrators’a “Member” düzeyinde kabul edildim. Aynı zamanda da İnşaat Hukuku Derneği’nin hem üyesi hem de Denetim Kurulu Başkanıyım. Bu sayede de birçok firmaya Hak taleplerinin ve tahkim süreçlerinin yönetilmesiyle ilgili danışmanlık hizmetlerivererek önemli katkılarda bulundum.
- Bugünlere gelmişken bu enerjinizle 2025 yılı projeleriniz neler önümüzdeki dönem için neler planlıyorsunuz?
- Nesim Hayfavi: Teşekkür ederim, hakikaten 2025’e farklı bir enerji ve motivasyonla girdik. Genel atmosferin çok umut verici olmadığı bir dönemde ben bu senenin birçok yeni projeyi tetikleyecek, globalanlamda hem petrol ve doğalgaz sektöründe hem de büyük çaplı projelerde yeniden doğuşun ve yeni başlangıçların olacağı bir sene olacağını düşünüyorum. Bu yüzden de yatırım amaçlı ki bizim gibi firmalara yatırım demek insan demektir, değerli arkadaşları bünyemize katarak Türkmenistan, Kazakistan, Suudi Arabistan, Dubai, Doğu Avrupa ve Türkiye içinde gelişmekte olan projelerde yer almak için ekip olarak hummalı bir çalışma içine girdik. Ayrıca çevreye bu kadar duyarlı biri olarak ülkemizde çevre ile ilişkili projelere de girmek üzereyiz. Yakın zamanda da inşallah gerek danışmanlık üzerine gerekse yönetim hizmetleri olarak alacağımız işlerimizi sosyal medyada duyurmaya başlayacağız. Şimdi projelere hazırlık içinde olduğumuz için bundan daha fazla detay vermek istemiyorum. Bugüne kadar birçok projeye akıl, bilgi, birikim ve çalışkanlığımızla iyi katkılarda bulunduk ve bundan sonra dijitalleşme sürecinin de en iyisi olmak için yola çıkıyoruz. Yakın zamanda da birçok genç arkadaşımızı yeni projelerimizde aramıza alarak, ülkemizin geleceğinde akıl, bilgi ve ilimin önderliğinde hizmet etmelerini sağlayacak şekilde yetiştirerek, gurur duyacağımız bir aile oluşturmayı hedefliyoruz. Gelecek gençlerin elinde biz de iyi bir şirket olmak ve iyi işler yapabilmek için gençleri iyi yetiştirmemiz gerektiğine, yeni nesillere e-bonH A.Ş. olarak iyi bir imza atmamız gerektiğine inanıyoruz.
- Gençlere bu kadar değer vermeniz çok güzel, hazır gençler demişken Kendi işini kurmak isteyen ya da hayata yeni atılan genç mühendislere neler tavsiye edersiniz?
- Nesim Hayfavi: Az önce de dediğim gibi gelecek demek gençler demek, bugün yeni nesli ne kadar iyi eğitebilirsek ne kadar iyi sorumluluk verebilirsek ne kadar iyi projelerde yetiştirebilirsek işte o kadar iyi bir gelecekten o kadar iyi bir ülkeden bahsedebiliriz. Bu yüzden gençlere gelmeden önce firmalara seslenmek istiyorum, gençlere fırsat verin, sorumluluk verin, gençleri işlerin en başından alın ve yetiştirin. Bu şekilde ileriki nesillere imzanızı bırakabilirsiniz. Deneyim çalışarak edinilen bir şey ancak yeni nesil e- nesli ve bizlerden çok daha donanımlı geliyorlar, onlara ihtiyaç duydukları fırsatlarıyaratamazsak iyi gençleri kaybederiz. Kimini ülke dışına, kimini umutsuzluğa sevk ederiz. Bu gençlere imkanları zorlayarak sahip çıkabiliriz. Yoksa çok büyük bir gücümüzü kaybediyoruz. Bu yüzden GENÇLER, GENÇ MÜHENDİSLER, öncelikle neyi daha iyi yapabilirimi düşünün ve daha iyi yapabilmek için eksiklerinizi bulmaya odaklanın, sektörler, işler, projeler farklı da olsa öncelikle Mühendis iseniz mühendis bileziğinizi, başka meslekse mesleki bileziğinizi özümseyin. Teknoloji çağında bugün ile yarın arasında çok büyük farklar var bugüne bakarak ileriyi tasarlamayın. Dünün deneyimini de hiçbir zaman küçümsemeyin. Sizler kontrolsüz gelişen geleceğe kontrolü getirecek nesilsiniz. Sizler bugünü değiştirecek nesilsiniz. Bu yüzden değişimi görün ve kendi işimi yapmalıyım demeden önce çalıştığınız işyerine daha iyi nasıl katkı koyarım diye çalışın ve bunu şirketlerde, projelerde deneyin. Bu başarıyı gördükten sonra yakalayacağınız fırsatları, doldurduğunuz boşlukları başka işlerde de yapabileceğinizi hayal ederek dönemin şartlarına göre çıkın hayata. Yoksa ne iş kurarsanız kurun, niş bir yapısı yoksa bilin ki aynısını yapan çok fazla insan ve firma var. Siz de onlardan biri olursunuz. Gençlere sanırım bu aşamada diyebileceğim en önemli öğüt bu. Bunun dışında henüz çalışma aşamasında bir kitabım var hem 30 küsür yıllık deneyimlerimi aktarmaya çalıştığım, hem gençlere bir nebze olsun ışık olabileceğim, hem de yaşadığımız mega projelerde unutulması muhtemel anıları canlı tutacak bir kitap olsun istedim. Kitabımın adını da “Hayatı Planla(ma)” koydum. Umarım 2026 yılının hedefler içinde onu da gençlere verebilecek duruma gelip biraz da onun üzerinden konuşmak isterim ama bugün henüz erken.