Ankara Barosu 69. Olağan Genel Kurulu’nda Demokratik Sol Avukatlar Grubu adına adaylık konuşmasını yapan Elçin Özge Şimşek Çağlayan, avukatlık mesleğinin karşı karşıya olduğu sorunlara ve baronun geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Meslektaşlar arasındaki dayanışmanın önemini vurgulayan Çağlayan, özellikle genç avukatların, stajyerlerin ve ekonomik zorluklarla mücadele eden meslektaşların yaşadığı sorunları gündeme taşıdı.
“Avukatların emeği karşılığını bulmalı”
Avukatlık mesleğinde çalışma koşullarının giderek zorlaştığını belirten Çağlayan, hukuk fakültelerinden mezun olan genç avukatların düşük ücretlerle ve güvencesiz koşullarda çalıştırıldığını söyledi. Stajyer avukatların emeğinin görünmez hale geldiğini ifade eden Çağlayan, büro kiraları, vergiler ve Bağ-Kur primlerinin de avukatlar üzerinde ekonomik baskı oluşturduğunu dile getirdi.
Adli yardım ve Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında yapılan görevlendirmeler karşılığında ödenen ücretlerin yetersiz kaldığını savunan Çağlayan, kamu avukatlarının özlük haklarına ilişkin sorunların da çözülmesi gerektiğini belirtti.
Çağlayan, yeni bir Avukatlık Kanunu’nun hazırlanması, mesleki güvencelerin güçlendirilmesi ve avukatların emeklerinin karşılığını alabilmesi için mücadele edeceklerini kaydetti.
Genç avukatların sorunlarına dikkat çekti
Konuşmasında mesleğe yeni başlayan avukatların yaşadığı kaygılara özel bir yer ayıran Çağlayan, genç meslektaşların mesleklerini sürdürebilme ve geleceklerini kurabilme konusunda endişe yaşadığını ifade etti.
Staj döneminden mesleğin ilk yıllarına kadar genç avukatların desteklenmesi gerektiğini belirten Çağlayan, işçi avukatların haklarının savunulmasının ve meslektaşların çalışma alanlarının korunmasının baronun sorumlulukları arasında bulunduğunu söyledi.
Meslektaşların yalnızlaşmasına da değinen Çağlayan, yoğun iş temposu, ekonomik sıkıntılar ve aile sorumluluklarının avukatların yaşamını zorlaştırdığını dile getirdi.
“Yalnız değilsin” mesajı verdi
Seçim sürecinde meslektaşlarıyla gerçekleştirdiği buluşmaların kendisine dayanışmanın önemini gösterdiğini belirten Çağlayan, farklı çalışma koşullarındaki avukatlara seslendi.
Büro kirasını ödemeye çalışan avukatlardan duruşmalar arasında ailesine zaman ayırmaya çalışan meslektaşlara, stajyerlerden yıllarını mesleğe vermiş deneyimli avukatlara kadar herkese seslenen Çağlayan, “Yalnız değilsin” ifadelerini kullandı.
Kadın avukatların meslekte karşılaştığı güçlükleri de gündeme getiren Çağlayan, sesini duyurmak için daha fazla mücadele etmek zorunda kalan kadın meslektaşların yanında olduklarını belirtti.
“Kazanan Ankara Barosu olsun”
Seçim sürecinin demokratik bir yarış olarak yürütülmesi gerektiğini ifade eden Çağlayan, farklı aday ve grupların birbirlerinin düşmanı olmadığını söyledi. Seçim sonrasında bütün avukatların aynı mesleğin sorumluluğunu taşıyacağını hatırlatan Çağlayan, kırgınlıkların değil, baroya yakışan bir seçim sürecinin geride kalmasını istediklerini dile getirdi.
Ankara Barosunun katılımcı, şeffaf, adil ve çoğulcu bir anlayışla yönetilmesi gerektiğini vurgulayan Çağlayan, konuşmasını dayanışma ve umut mesajıyla tamamladı.
Çağlayan, “Ben olmaktan biz olmaya, yan yana durmaktan birlikte yürümeye, umudu birbirimizde çoğaltmaya çağırıyorum sizi” diye konuştu.





