Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Hakkari programı kapsamında Valiliği ziyaret etti, il eğitim değerlendirme toplantısına katıldı.
İl eğitim değerlendirme toplantısına katılan Tekin, Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Celile Eren Ökten, Bakanlık yöneticileri, il ve ilçe milli eğitim müdürleriyle beraber, şehirdeki eğitim faaliyetlerini değerlendirdi.
Toplantı sonrası yaptığı açıklamada eğitime katkı sunan yöneticilere, öğretmenlere, sivil toplum kuruluşları ile siyasi partilere ve çalışmaları koordine eden mülki idare amirlerine teşekkür etti.
Gittikleri her yerde mülki idare amirlerinin eğitimi en öncelikli konu olarak görmelerinden mutluluk duyduğunu belirten Tekin:
"Hakkâri'deki değerlendirmelerimizi de yaptık. Biz 2002'den itibaren tüm Türkiye'de eğitimde uluslararası göstergeler açısından hem fiziki kapasite olarak hem insan kaynağı açısından hem de teknolojik altyapı olarak literatürde kayıtlara geçecek nitelikte, devrim niteliğinde işler yaptık. Türkiye'de derslik başına düşen öğrenci sayısı, öğretmen başına düşen öğrenci sayısı itibarıyla en son OECD'nin 2025 eğitim raporunda Türkiye bu anlamda OECD üyesi ülkeler arasında parmakla gösterilecek bir noktaya gelmiş durumda. Bilhassa insan kaynağı açısından eksiği bulunmayan veya en az eksiği bulunan iki OECD ülkesinden biri. 2025 OECD'nin eğitim raporu değerlendirmesinde, Türkiye raporunda bu ifadeler var." dedi.
Bu durumun yalnızca insan kaynağı açısından değil aynı zamanda derslik başına düşen öğrenci sayısı açısından da böyle olduğuna dikkat çekti, "Hakkâri özelinde de baktığımızda 2002 yılında Hakkâri'de 1.527 öğretmenimiz varmış, şu anda 4 bin 176 öğretmenimiz var. Diyebilirsiniz ki '2002'de öğrenci sayısı da azdı, öğrenci sayısı da artmıştır, o yüzden...' ama ona baktığımızda da 58 bin 457 öğrencimiz varmış, şu anda 61 bin öğrencimiz var. Buna rağmen öğretmen sayımız yaklaşık 3 katına çıkmış durumda. Bu, öğretmen başına düşen öğrenci sayısı açısından uluslararası göstergelere bizi yaklaştıran bir başarı. Ben bunun için bütün öğretmen arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum." ifadelerine yer verdi..
"Sayın Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere herkese teşekkür ediyorum"
Tekin, 2002'de Hakkari'nin tamamında toplam bin 148 dersliğin olduğunu, bu sürede 2 bin 139 ilave derslik yaptıklarını belirtti. Derslikler için harcanan kaynağın yatırım karşılığının 18 milyar lira olduğunu söyledi, "2002'de bilim sanat merkezi yokken bugün 3 blim sanat merkezi var. 2002'de sadece 9 okulumuzda spor salonu varken şimdi 31 okulumuzda spor salonu var. 2002'de sadece 52 laboratuvarımız varken bugün 190 laboratuvarımız var. 2002'de sadece 39 okul kütüphanesi varken şu anda 170 okul kütüphanesi var. Bunlar önemli göstergeler. Eğitime birinci öncelikli olarak bütçelerden yer veren Sayın Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere herkese teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı.
2025 PISA skorlarının Türkiye'nin eğitimdeki yükselişini ve başarısını teyit ettiğininin altını çizen Bakan Tekin, "8 Eylül günü, yani bundan yaklaşık bir ay önce OECD, PISA skorlarını açıkladı ve şu ifadeleri kullandı: 'OECD'nin ölçtüğü her alanda, PISA'nın ölçtüğü her alanda matematik, okuma yazma becerileri ve fen bilimlerinde ortalamasını yükselten tek OECD ülkesi, Türkiye.' 2003 sınavlarında 38 OECD ülkesi arasında ilk 30'a giremezken şu anda 91 ülke arasında ilk 15'in içindeyiz. Bu çok önemli bir başarı. Akademik anlamda bunları yaptık. Toplumun bizden beklediği ikinci boyut. İçinde yetiştikleri topluma, toplumsal değerlere, devlet geleneğimize, millet geleneğimize, birlik ve beraberlik duygumuza sahip çıkacak bir kuşak yetiştirmemiz lazım. Yani hem akademik başarıları hem de milletin bir ferdi olma, milletin bir parçası olmaktan gurur duyacak ve değerlerimizi gelecek kuşaklara taşıyacak bir eğitim vermemiz gerekiyor." dedi.
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli vurgusu
Bakan Tekin, her iki açıdan da bakıldığında önemli kazanımlar elde etmeyi düşündükleri Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'ni hayata geçirdiklerini hatırlattı, "Biz bütün derslerimizin içine yani yabancı dil dersinden matematik dersine, edebiyat dersinden tarih dersine kadar her dersin içerisinde çocuklarımızın millî ve manevi değerlere, bu toplumun, bu devletin bir ferdi olabilecek şekilde yetişmelerini sağlayacak değerlere... Millî birliğimizi, beraberliğimizi, toplumsal dayanışmayı, adaleti, insan haklarını, demokrasiyi, merhameti çocuklarımızın kazanacağı bir müfredatı oluşturmuştuk. Biz bu süreci başlattık, 2024 yılı başında. Şimdi de bizim bu başlattığımız süreci siyaseten çok farklı bir noktaya taşıyacak Terörsüz Türkiye yönünde Türkiye Büyük Millet Meclisinde bir yasa kabul edildi. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'yle yapmak istediğimiz şey de zaten insan haklarına, kardeşliğe, demokrasiye, temel hak ve hürriyetlere, anayasal devlete, hukuk devletine vurgu yapan, bunları önemseyen bir kuşak yetiştirmekti. Bunu çözdüğümüz, millî birliğimizi, beraberliğimizi güçlendirdiğimiz zaman Türkiye'nin ekonomik kalkınması, sosyal kalkınması daha da hızlanacak." dedi.
Söz konusu sürece katkı sunan siyasetçilere, sivil toplum kuruluşlarına, akademisyenlere ve emeği geçen herkese teşekkür etti, "Ülkemizde birliği ve beraberliği yeniden tesis edecek, birliği ve beraberliği bir Kuvayımilliye ruhuyla yeniden güçlendirecek. Bu anlamda atılacak her adımın biz de bir parçası olmaya, millî eğitim olarak biz de bu sürece destek vermeyi gündemimize aldık. Bu vesileyle bugünkü ve yarınki programlarımızda bu konuları da değerlendirmelerde bulunacağız." açıklamasında bulundu.



