Antalya Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında tutuklu bulunan ve etkin pismanlik hükümlerinden yararlanan Muhittin Böcek, savcılığa verdiği ek ifadesinde Ekrem İmamoğlu hakkında dikkat çeken iddialarda bulundu.
Böcek, 2024 yerel seçimleri öncesinde adaylığının netleşmesi amacıyla 30 Kasım 2023'te İstanbul'a gittiğini ve Renaissance İstanbul Polat Bosphorus Hotel'de Ekrem İmamoğlu ile yaklaşık bir saat süren bir görüşme yaptığını öne sürdü. Görüşmede özel kalemi Yasin Yellice'nin de bulunduğunu belirten Böcek, görüşme sonrasında İmamoğlu ile otelin balkonunda fotoğraf çektirdiklerini ifade etti.
Böcek'in savcılık ifadesinde yer alan iddiaya göre İmamoğlu, başka bir kişiye adaylık sözü vermediğini ve tercihini Böcek'ten yana kullanacağını söyledi. Böcek, görüşmede kendisinden yaklaşık 15 milyon euro maddi destek istendiğini ileri sürdü.
Böcek, ifadesinde şu iddiaya yer verdi:
"Bu görüşmede Ekrem İmamoğlu başka birine adaylık sözü vermediğini, tercihini benden yana kullanacağını ancak bunun için yaklaşık 15 milyon euro maddi destek istediğini söyledi. Ben de elimden geldiğince zaman içerisinde bunu karşılayacağımı söyledim."
"5 milyon euro ödeme yapmam gerektiğini söyledim"
İstanbul'daki görüşmenin ardından Antalya'ya döndüğünü anlatan Böcek, seçim bütçesi için ayırdığı paranın bir bölümünün bir dostunda bulunduğunu belirtti.
Böcek, bu kişiye İstanbul'da 5 milyon euro ödeme yapması gerektiğini söylediğini ve seçim bütçesi için emanet bıraktığı parayı bu amaçla kullanacağını ifade etti.
Soruşturma dosyasına yansıyan iddialara göre Böcek, daha sonraki süreçte İmamoğlu'na 5 milyon euro gönderdiğini de öne sürdü. İddiaya ilişkin haberlerde bu ödemenin "havala" adı verilen yöntemle gerçekleştirildiği aktarılırken, Böcek'in kalan miktarı ise zaman içerisinde karşılamayı planladığını söylediği belirtildi.
Böcek'in söz konusu anlatımları, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında verdiği ek ifadede yer aldı. İddialar soruşturma dosyasındaki beyanlara dayanıyor; ifadede adı geçen kişiler açısından bunların tek başına kesinleşmiş bir yargı kararı anlamına gelmediği belirtiliyor.





