Elektronik sigaraların zararsız olduğu yönündeki algı, uzmanların uyarılarıyla yeniden gündeme geldi. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Uğur Nadir Karakulak, özellikle gençlerin tercih ettiği ve “puff” olarak bilinen elektronik sigaraların kalp ve damar sistemi üzerinde ciddi riskler oluşturabileceğini söyledi.
Anadolu Ajansı muhabirine açıklamalarda bulunan Karakulak, elektronik sigaraların yalnızca su buharı üretmediğini, nikotin başta olmak üzere çeşitli kimyasal maddeler ve zararlı partiküller içeren bir aerosol oluşturduğunu ifade etti.
Elektronik Sigaranın Etkileri Kullanımdan Hemen Sonra Başlayabiliyor
Elektronik sigaralarda bulunan nikotinin, stres hormonlarının salınımını artırarak kalp atış hızını yükseltebildiğini ve tansiyonun artmasına neden olabildiğini belirten Karakulak, bu durumun damarların daralmasına ve kalbin daha fazla çalışmasına yol açtığını kaydetti.
Elektronik sigara aerosolündeki bazı maddelerin, damarların iç yüzeyini kaplayan ve damar sağlığında önemli rol oynayan hücrelerin işlevlerini bozabileceğini aktaran Karakulak, uzun vadede bu etkilerin damar sertliği gelişimine katkıda bulunabileceğini dile getirdi.
Uzman isim, elektronik sigara kullanımının özellikle önceden kalp ve damar hastalığı bulunan kişiler açısından daha büyük risk taşıdığına işaret etti.
Kalp Krizi Riskini Nasıl Artırıyor?
Nikotinin kalp hızını ve tansiyonu yükseltmesinin yanı sıra damarları daraltarak kalbin oksijen ihtiyacını artırabildiğini belirten Karakulak, aynı anda kalbe ulaşan kan ve oksijen miktarının azalabileceğini ifade etti.
Bu durumun özellikle kalp damarlarında önceden darlık bulunan kişilerde ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurgulayan Karakulak, elektronik sigara kullanımı sırasında veya hemen sonrasında kalp krizi gelişmesinin tıbben mümkün olduğunu söyledi.
Karakulak, kalp krizini tetikleyebilecek mekanizmalara ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:
“Bir diğer önemli mekanizma, kalbin kendisini besleyen koroner damarlarda ani kasılma, yani koroner spazm gelişmesidir. Böyle bir durumda damar geçici olarak ciddi ölçüde daralır ve kalp kasına giden kan akımı ani olarak azalır.”
Pıhtılaşmayı Kolaylaştırabilir
Elektronik sigaranın kalp sağlığı üzerindeki risklerinin yalnızca damar daralmasıyla sınırlı olmadığını belirten Karakulak, bazı deneysel ve küçük ölçekli insan çalışmalarında, elektronik sigara kullanımının kanın pıhtılaşmasında görevli trombositlerin aktivitesini artırabildiğinin gösterildiğini aktardı.
Damarların iç yüzeyindeki işlev bozukluklarının da pıhtı oluşumunu kolaylaştırabileceğine dikkati çeken Karakulak, hızlı gelişen ve koroner damarı kritik seviyede tıkayan bir pıhtının kalp krizini tetikleyebileceğini söyledi.
Bu etkilerin bazılarının kullanımdan sonraki ilk dakikalarda ortaya çıkabildiğini belirten Karakulak, elektronik sigaraların özellikle kalp ve damar hastalığı bulunan kişiler için güvenli bir alternatif olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı.
Gençlerde Ani Kalp Krizi ve Ritim Bozukluğu Riski
Kalp krizinin yalnızca ileri yaştaki kişilerde görülmediğini hatırlatan Karakulak, bilimsel yayınlarda 20'li yaşlarındaki elektronik sigara kullanıcılarında kalp damarlarında ileri derecede tıkanma ve ani ritim bozukluğu gelişen vakaların bildirildiğini aktardı.
Ancak bu bildirimlerin bireysel vakalara dayandığını belirten Karakulak, elektronik sigaranın gençlerde görülen kalp krizleri ve ani kalp durmalarındaki olası artışın doğrudan nedeni olduğunu söylemek için henüz yeterli kanıt bulunmadığının altını çizdi.
Karakulak, elektronik sigaraların kalp ve damar sistemi üzerindeki olumsuz etkilerine ilişkin biyolojik mekanizmaları destekleyen bulgular bulunduğunu, ancak ciddi kalp olaylarıyla doğrudan neden-sonuç ilişkisini ortaya koyan klinik verilerin sınırlı olduğunu ifade etti.
Elektronik Sigara Kalp Ritimlerini de Etkileyebilir
Elektronik sigaralarda bulunan nikotinin kalbin elektriksel faaliyetlerini etkileyebileceğini belirten Karakulak, kalp atış hızındaki artışın ve stres hormonlarının uyarılmasının çarpıntıya ve ritim bozukluklarına yatkınlığa neden olabileceğini söyledi.
Bu etkilerin özellikle kalp hastalığı, kalıtsal ritim bozukluğu veya farklı risk faktörleri bulunan kişilerde daha belirgin olabileceğini kaydeden Karakulak, her ritim bozukluğunun hayati tehlike oluşturmadığını ancak bazı türlerin ciddi sonuçlar doğurabildiğini dile getirdi.
Kalbin karıncıklarından kaynaklanan ventriküler taşikardi ve ventriküler fibrilasyon gibi ritim bozukluklarının ani kalp durmasına neden olabileceğini belirten Karakulak, zamanında müdahale edilmediğinde ölüm riskinin bulunduğunu ifade etti.
Elektronik sigaraların bu tür ritim bozukluklarını tetikleyebileceğine ilişkin vaka bildirimleri ve bulgular bulunduğunu belirten Karakulak, doğrudan nedenselliği ortaya koyan klinik verilerin henüz sınırlı olduğunu yineledi.
Yüksek Miktarda Nikotin Zehirlenmeye Yol Açabilir
Kısa sürede yüksek miktarda nikotin alınmasının kalp ve damar sistemi üzerindeki etkilerine de dikkat çeken Karakulak, bu durumun kalp hızında ve tansiyonda ani yükselmelere, damar daralmasına ve kalbin oksijen ihtiyacında artışa neden olabileceğini söyledi.
Özellikle kalp damar hastalığı veya ritim bozukluğuna yatkınlığı bulunan kişilerde bu etkilerin daha ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirten Karakulak, ani ve yüksek miktarda nikotin alımının bulantı, baş dönmesi ve çarpıntıya, ağır durumlarda ise nikotin zehirlenmesine yol açabileceğini kaydetti.
Aromalı ve Renkli Tasarımlar Gençleri Cezbediyor
Renkli tasarımları ve farklı aromalarıyla gençlerin ilgisini çeken “puff” tipi elektronik sigaraların yüksek miktarda nikotin içerebildiğini belirten Karakulak, bu ürünlerin kısa sürede nikotin bağımlılığına neden olabileceğini ifade etti.
Elektronik sigaranın güvenli bir alternatif olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Karakulak, genç yaşlarda edinilen bu alışkanlığın hem bağımlılık hem de uzun vadeli kalp ve damar sağlığı açısından risk oluşturduğunu söyledi.
Karakulak, ailelere de çağrıda bulunarak çocuklarla açık iletişim kurulması ve elektronik sigaranın olası zararları konusunda doğru bilgilendirme yapılması gerektiğini belirtti. Ürünlerin daha az zararlı olduğu düşüncesiyle kullanımına göz yumulmaması gerektiğini de sözlerine ekledi.




