Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, Türkiye’de uygulanan mevcut eğitim sistemine yönelik sert eleştirilerde bulundu.
Sonsöz Gazetesi’nden Goncagül Konaş’ın haberine göre; Eğitimin evrensel değerlerden ve bilimsel yaklaşımdan uzaklaştırıldığını vurgulayan Irmak, Milli Eğitim Bakanlığı’nın politikalarının ideolojik bir kuşatma yarattığını belirterek, bu tercihin uzun vadede toplumsal eşitsizlikleri derinleştireceği ve ülkeyi ciddi sorunlarla karşı karşıya bırakacağı uyarısında bulundu.
“TÜRKİYE GİDEREK ORTA DOĞU ÜLKESİ OLMA YOLUNDA İLERLİYOR”
Türkiye’nin eğitim politikalarıyla giderek Orta Doğu ülkelerine benzer bir çizgiye itildiğini ifade eden Irmak, “Şimdi dünyaya bir bakıyoruz, Türkiye giderek bir Orta Doğu ülkesi olma yolunda ilerliyor. Bilimsel eğitim vermeyen ülkelere baktığımızda savaşlar, çatışmalar, cehalet, kaos ve kargaşa görüyoruz. Tam da insan ömrünün uzatılmasının, yapay zekânın, bilimin insanlığa yeni ufuklar açtığı bir dönemde bizim eğitim sistemimiz bizi her gün biraz daha Orta Doğu ülkesi yapma yolunda ilerliyor.” diye konuştu.
“BU BİR KRİZ DEĞİL, BİLİNÇLİ BİR TERCİH”
Ortaya çıkan tablonun bir kriz mi yoksa bilinçli bir tercih mi olduğu sorusuna da yanıt veren Irmak, “Aslında bu bir tercih ama o tercih eğitim krizini de beraberinde getiriyor. Bilimle gidilmeyen yolun sonu karanlıktır. Çünkü bu sistemin bilimle, akılla gitmek gibi bir derdi yok.” ifadelerini kullandı.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın uygulamalarına dikkat çeken Irmak, “Bakanın ‘Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’, ÇEDES projeleri, dini vakıf ve derneklerle yapılan protokoller, okullara rehber öğretmen ve psikolojik danışman atamak yerine manevi danışmanlar gönderilmesi bu yaklaşımın açık göstergeleridir. Bakanlığın ve iktidarın tercih ettiği eğitim sistemi eğitimi her geçen gün daha derin bir krizin içine sokuyor.” dedi.
“GELİŞİM RAPORLARI PEDAGOJİK DEĞİL, İDEOLOJİK”
Son dönemde tartışılan karne ve gelişim raporlarına da değinen Irmak, gelişim raporlarının şekliyle ve içeriğiyle sorunlu olduğunu söyledi. “Elbette gelişim raporlarının çocuklar üzerinde belli ölçülerde olumlu etkileri olabilir. Ancak bir çocuk hakkında yüzlerce soru sorarak, binlerce tik atarak, öğretmeni günlerce bununla uğraştırarak olmaz” diyen Irmak, geçmişte uygulanan gözlem raporlarının çok daha işlevsel olduğunu vurguladı.
Haberin daha geniş ve detaylı halini Sonsöz Gazetesi’nde okuyabilirsiniz.