CHP Genel Başkan Yardımcısı Orhan Sarıbal, CHP Genel Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında Türkiye’de tarım sektörünün ve çiftçilerin yaşadığı sorunlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Gıda hakkının yaşam hakkı kadar önemli olduğunu belirten Sarıbal, vatandaşların sağlıklı ve yeterli gıdaya erişiminin temel bir hak olduğunu ifade etti.
“ÇİFTÇİNİN BORCU 607 KAT ARTTI”
İktidarın tarım politikalarını eleştiren Sarıbal, çiftçilerin ekonomik açıdan zor bir dönemden geçtiğini savundu.
Çiftçilerin borç yüküne ilişkin rakamları paylaşan Sarıbal, “Çiftçinin borcu 2002’den 2026’nın Haziran ayının sonuna kadar tam 607 kat artmış durumda” dedi.
Sarıbal, 2002 yılında AK Parti iktidara geldiğinde çiftçilerin bankalara olan tarımsal amaçlı kredi borcunun toplam 2,4 milyar TL olduğunu, 2026 yılı haziran sonu itibarıyla bu rakamın 1 trilyon 459 milyar TL’ye yükseldiğini belirtti.
2004 yılı verileri üzerinden yapılan değerlendirmede ise çiftçi borcundaki artışın 275 kat olduğunu ifade etti.
“ÇİFTÇİ ÜRETEREK PERİŞAN”
Türkiye’de çiftçilerin korunması gerektiğini savunan Sarıbal, tarım politikalarının yalnızca ithalata ve sözleşmeli tarıma dayalı şekilde yürütülmesinin ciddi sorunlara yol açacağını söyledi.
Sarıbal, “Eğer çiftçilerimizi koruyamazsanız, sadece ithalat odaklı, sözleşmeli tarım odaklı bir politikayı kendi isteklerinin üzerinde sürdürürseniz sonuç vahim olur” ifadelerini kullandı.
Çiftçilerin üretim yapmasına rağmen ekonomik sıkıntılar yaşadığını belirten Sarıbal, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından çiftçilerin desteklenmesinin önemine dikkat çekti.
“ÇİFTÇİLERİMİZ SAHİPSİZ”
Çiftçilerin üretim yaparak ülke ekonomisine ve gıda arzına katkı sağladığını vurgulayan Sarıbal, mevcut politikaların değiştirilmesi gerektiğini savundu.
Sarıbal, çiftçilerin “sahipsiz” bırakıldığını ileri sürerek tarım, toprak, su ve doğal kaynakların korunmasına dayalı yeni bir düzen kurulması gerektiğini ifade etti.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Sarıbal, tarım politikalarında değişim çağrısı yaparken, çiftçilerin üretime devam edebilmesi için ekonomik koşullarının iyileştirilmesi gerektiğini söyledi.




