MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, bazı basın meslek örgütlerinin “Sansüre hayır, habere özgürlük” sloganıyla Ankara, İstanbul, İzmir, Eskişehir, Antalya, Adana, Kocaeli, Van ve Diyarbakır’da eylem çağrısı yapmasının ardından basın özgürlüğü, dezenformasyon ve ceza hukuku üzerine değerlendirmelerde bulundu.

Martı TAG yasal mı? Mahkemeden yeni karar! Yolcu ve sürücüler için son durum
Martı TAG yasal mı? Mahkemeden yeni karar! Yolcu ve sürücüler için son durum
İçeriği Görüntüle

Basın meslek örgütleri, yaptıkları açıklamada gazetecilerin haberleri, sordukları sorular ve ortaya çıkardıkları gerçekler nedeniyle gözaltına alınmasına, tutuklanmasına ve ev hapsine mahkûm edilmesine karşı olduklarını belirterek siyasi partileri, sendikaları, baroları, sivil toplum kuruluşlarını ve vatandaşları ortak itiraza destek vermeye çağırdı.

“Medyanın ahlaki yenilenmeye ihtiyacı var”

Yıldız, açıklamasında dezenformasyonun birey ve toplum üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Yalan ve yanıltıcı bilgilerin vatandaşların doğru bilgiye ulaşmasını engellediğini, kültürden finansa, sosyal hayattan siyasete kadar birçok alanda ciddi zararlara yol açtığını belirtti.

Yalan haberlerin kişilerin onurunu, namusunu ve şerefini hedef alabildiğini savunan Yıldız, medyanın ahlaki bir yenilenmeye ihtiyaç duyduğunu ifade etti.

Yıldız, küresel güçlerden Türkiye siyasetine müdahale talep edenlerin, iktidara karşı yayın yapma şartıyla yurt dışından fonlananların, iddiaları kısa sürede geçersiz kalan politikacıların ve sivil toplum kuruluşu görünümü altında faaliyet gösterdiğini öne sürdüğü yapıların basın özgürlüğüne ilişkin açıklamalarının inandırıcı olmadığını ileri sürdü.

“Yeni düzenlemeler Yapılmalı!

Her Türk vatandaşının millî kültür, medeniyet ve hukuk düzeni içinde onurlu bir hayat sürme ve maddi-manevi varlığını geliştirme hakkına sahip olduğunu belirten Yıldız, toplumsal değişim karşısında bu alanda yeni düzenlemelere ihtiyaç duyulduğunu savundu.

Yıldız, suçun toplumsal yapı üzerindeki etkilerine değinerek kamu güvenliğinin önemini vurguladı. Açıklamasında, Türk Ceza Kanunu’nun 217/A maddesinde düzenlenen “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçuna da atıfta bulundu.

Dezenformasyon suçunun şartlarını sıraladı

Yıldız, söz konusu suçun oluşabilmesi için beş şartın bir arada bulunması gerektiğini belirtti. Bu şartları özel kast, gerçeğe aykırı bilgi, bilginin ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni veya genel sağlığıyla ilgili olması, yayımın kamu barışını bozmaya elverişli bulunması ve bilginin alenen yayılması olarak sıraladı.

Suçun taksirle işlenemeyeceğini belirten Yıldız, icra hareketlerinin bölünebildiği durumlarda suça teşebbüsün mümkün olabileceğini ve suçun bir kişi tarafından ya da birden fazla kişinin iştirakiyle işlenebileceğini ifade etti.

Güvenlik ihtiyacının önemine de değinen Yıldız, basın özgürlüğünün farklı siyasi düşüncelere, rakiplere, dinlere veya milletlere yönelik küfür, iftira ve hakaret etmek; karalama ya da itibarsızlaştırma amacıyla kullanılamayacağını savundu.

Yıldız'ın açıklaması, basın özgürlüğü, gazetecilerin yargılanması ve dezenformasyonla mücadele konularındaki tartışmaların sürdüğü bir dönemde geldi.

Muhabir: Melisa Sapaz