İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve Sarıgül ailesinin bazı üyeleri ile gazeteci Murat Ağırel'in adının geçtiği soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. YENİ Parti Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül, 16 Ekim'de başlayan soruşturmayla ilgili sosyal medya hesabından kapsamlı bir açıklama yayımladı. Sarıgül, ailesine yönelik iddialara karşı çıkarak soruşturmanın dayandırıldığı belgelerin gerçeği yansıtmadığını savundu.
"Türkiye'ye yatırım getirmek için görüştük"
Soruşturmaya konu olan kişilerle Türkiye'ye yatırım kazandırma düşüncesiyle temas kurduklarını belirten Sarıgül, söz konusu projelerin gerçeği yansıtmadığını öğrendikten sonra görüşmeleri sonlandırdıklarını ifade etti.
Herhangi bir kamu kaynağının kullanılmadığını savunan Sarıgül, ilgili kişilere ihale, arazi veya kredi verilmediğini, bu yönde bir söz de verilmediğini dile getirdi.
Belgelerin sahte olduğunu iddia etti
Sarıgül, soruşturmanın başlamasına neden olan kişiler tarafından sunulan sözleşmelerin, banka dekontlarının ve noter onaylı belgelerin sahte olduğunu ileri sürdü.
Bu iddiaları destekleyen bilgi ve belgelerin avukatları aracılığıyla soruşturma makamlarına sunulacağını belirten Sarıgül, kendisinin ve ailesinin mağdur edildiğini savundu.

Murat Ağırel'in adının neden geçtiğini anlattı
Gazeteci Murat Ağırel'in soruşturmaya dahil edilmesine de değinen Sarıgül, şikayetçi kişilerin Ağırel'e ulaşarak iddialarını gündeme taşımaya çalıştıklarını öne sürdü.
Ağırel'in kendisine iletilen bilgileri araştırmak ve tarafların görüşlerini almak istediğini belirten Sarıgül, bunun ardından gazeteci hakkında da şikayette bulunulduğunu iddia etti.

Emir Sarıgül avukatıyla emniyete gitti
Açıklamasında oğlu Emir Sarıgül'ün durumuna da açıklık getiren Mustafa Sarıgül, hakkında yakalama kararı bulunan oğlunun avukatıyla birlikte emniyete başvurduğunu duyurdu.
Sarıgül, hukuki süreç tamamlanmadan kişilerin suçlu ilan edilmemesi gerektiğini vurgulayarak masumiyet karinesinin korunması çağrısında bulundu.
Soruşturma kapsamında ileri sürülen iddiaların doğruluğuna ilişkin değerlendirmeler yargı süreciyle netlik kazanacak.




