Zombi firmalar

Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Nurettin Özdebir, pandemide hibe desteği verilmeyen sanayicinin çarkı borçla döndürme yoluna gittiğini, aşırı artan borçların ise sanayiciyi zora soktuğunu söyledi. Sanayicinin üzerindeki borç yükünün varlıklarının yüzde 250’sini aştığını ifade eden Başkan Özdebir, “Yüzde 250 borçluluk demek teknik iflas demektir. Otomotiv, inşaat ve turizmde borçluluk oranı yüzde 500’leri buluyor. Teknik iflas mevzuat düzenlemesiyle durduruldu. Ancak bu sürdürülebilir değil. Mutlaka önlem alınmalı” uyarısında bulundu.

Teknik iflas durumuna düşen, aktiflerindeki varlıkları borçlarını karşılamaya yetmeyen şirket yönetimlerinin, yasa gereği mahkemeden iflaslarını istemeleri gerekiyor. Ancak, 2018’in Temmuz ayında döviz fırlayıp şirket borçluluk oranları aşırı yükselince, iflas başvuru zorunluluğu 1 Ocak 2023 tarihine kadar durduruldu.

2018’de yaşanan kur depremi sonrasında birde pandemi yüzünden ortaya çıkan, yüz yılda bir ancak görülebilecek bir ekonomik kriz patladı. İktidar bu kriz de firmalara hibe şeklinde zararlarını karşılayacak miktarda yardım yapmadı. Sadece bazı borçları öteledi ve faizli krediye ulaşım sağladı.

Ben daha önce birçok yazı ve söyleşimde piyasada bu durumda teknik iflas yaşayan birçok zombi firma olduğunu, yasal olanaklar ortadan kalkınca bu firmaların iflas edeceklerini söylemiştim. Ankaralı duayen Sanayici ve Ankara Sanayi Odası Başkanı Nurettin Özdebir de piyasanın birebir içinde olan kişi olarak bu durumu tüm açıklığı ile ifade etmiş bulunuyor.

Bu zombi firmaların iflas etmesi periferilerindeki iş yaptıkları borçlu oldukları diğer firmalar da da zincirleme iflaslara yol açabilir. Bu iflas dalgası banka bilançolarını da son derecede olumsuz etkileyip, bu tip firmalara kredi açmış bankaların da zora düşmesine yol açabilir.

Zombi firmaların iflas etmesi durumunda üretimleri duracak ve Türkiye’de arz yönlü sıkıntılar baş gösterebilecektir. Ortaya çıkabilecek arz yönlü sıkıntıların fiyatlar genel seviyesini yukarı çekmesi ve zaten yüksek olan enflasyonu daha da yükseltmesi ise muhakkaktır.

Bu firmaların iflasının bir diğer etkisi de elbette istihdam piyasası üzerinde olacaktır. İşsizliğin zaten yüksek çok yüksek olduğu bilinen bir gerçek böyle bir durumda işsizliğin daha da yükseleceği aşikârdır. İşsizliğin artması ile ortaya çıkacak gelirsizlik eve yoksulluk talebin düşmesine yol açacak sonuçta piyasa daha da daralacaktır.

Peki, bu durumdan kurtulmak mümkün mü?

Öncelikle şunu söyleyeyim çok ama çok hızlı karar vermek ve harekete geçmek gerekmektedir. Binlerce firma iflas eder, hukuki sorunlar bir kere ortaya çıkarsa bu firmaları kurtarmak neredeyse imkânsız olur.

Hukuki süreç başlayıp, bahse konu firmalar resmen iflas etmeden önce bu firmaların kurtarılması gerekmektedir.

Bununda tek bir yolu var; enflasyonu arttırıp, faizlerin enflasyon oranında artmamasını sağlayarak borç nominal olarak aynı kalsa dahi reel değerini düşürerek ödenebilmesini sağlamak.

Bu uygulama elbette alacaklılardan borçlulara doğru bir sermaye, hatta servet transferine yol açacak, ortaya adaletsiz bir durum çıkacaktır ama bu durum ehven-i şerdir. Durum adaletsiz görülebilir, lakin bu yapılmazsa zombi firmalar resmen iflas eder ve alacaklıların eline hemen hemen hiçbir şey geçmez.

Özellikle banka ve benzeri finansal kurumlar bu noktada ciddi zarar edebilir. Kamu bankalarının sorununu halletmek nispeten kolay olur, görev zararı yazar, maliyeti en nihayetinde kamusallaştırır ve vergi mükelleflerine yüklersin. Fakat özel bankaların işi bu kadar kolay değil, bazı özel bankalar sermayelerini yitirip batabilir. Bu noktada TMSF’nin müdahale etmesi gerekebilir ki bu durumda da maliyet ya da zarar gene kamusallaşmış olur.

ASO Başkanı Nurettin Özdebir ayrıca, Türkiye’nin dünyanın en yüksek faizini verdiği halde yabancı sermayeyi çekemediğini, bunun da ülkenin imajında yaşanan erozyondan kaynaklandığını da söylemiş bulunmaktadır.

Sonuç olarak başkan kitabın ortasından konuşmuş, acı gerçekleri tüm yalınlığı ile ifade etmiş. Umarım bu açık sözlülüğü yüzünden iktidar soğan patates çiftçileri, yurtsuz öğrenciler, zincir market ve kebapçılardan sonra onu da terörist ilan etmez…