Her aybaşında olduğu gibi bu aybaşında da geçtiğimiz döneme yönelik enflasyon hesaplamaları açıklandı. Benim itibar ettiğim Prof. Dr. Veysel Ulusoy başkanlığında çalışan akademisyenlerin hesaplamalarına göre ağustos ayında ölçülen enflasyon verileri şöyledir:
ENAGrup Tüketici Fiyat Endeksi (E-TÜFE) Ağustos 2022:
ENAGrup Tüketici Fiyat Endeksi Ağustos ayında % 5,86 arttı.
ENAGrup Tüketici Fiyat Endeksi, E-TÜFE’deki 12 aylık artış oranı % 181,37 olarak gerçekleşti.
Yılbaşından itibaren 8 Aylık (Ocak-Ağustos) Artış : % 91,62 olarak hesaplanmıştır.
Adeta aklımızla dalga geçen TÜİK tarafından açıklanan enflasyon verileri ise aşağıdadır:
TÜİK Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), Ağustos 2022:
Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) yıllık % 80,21, aylık % 1,46 oldu.
TÜFE’deki değişim bir önceki yılın Aralık ayına göre % 47,85, bir önceki yılın aynı ayına göre % 80,21 ve on iki aylık ortalamalara göre % 54,69 olarak gerçekleşti.
TÜİK Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE), Ağustos 2022
Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) yıllık % 143,75, aylık % 2,41 arttı.
Yİ-ÜFE 2022 yılı Ağustos ayında bir önceki aya göre % 2,41, bir önceki yılın Aralık ayına göre % 74,13, bir önceki yılın aynı ayına göre % 143,75 ve on iki aylık ortalamalara göre % 105,39 artış gösterdi.
Ben dâhil tüm bilimsel yöntemi benimseyen ekonomistlerin söylediği gibi enflasyonu doğru ölçmediğiniz müddetçe hem enflasyon ile mücadele etmeniz ve hem de büyüme gibi diğer ekonomik hesaplamaları doğru yapabilmeniz mümkün olmayacaktır.
Enflasyon doğru ölçülmediği müddetçe reel efektif kur vb. hesaplamaları da doğru yapmanız ve kurların seviyesini doğru tahmin etmeniz, Türk Lirası aşırı değerli mi yoksa değersiz mi ölçmeniz de mümkün olmayacaktır.
İktidarın enflasyon ile mücadele kapsamında aralık ayındaki baz etkisine çok güvendiği tüm politikaları onun üstüne inşa ettiğini biliyoruz. Bu baz etkisi gerçekleşir mi? Bunu göreceğiz ama Yİ-ÜFE verileri bizi bir faz etkisinin kapıda beklediğini açıkça gösteriyor. Ağustos ayında TÜİK tarafından hesaplanan Yİ-ÜFE hem aylık ve hem de yıllık olarak TÜFE’nin yaklaşık iki kat üstünde buradan TÜFE’ye geçecek ciddi bir enflasyon birikimi olduğu açıkça görülüyor. Bu birikimin bir faz etkisi ile gecikmeli olarak yansıdığı halde TÜFE’nin yukarı gitmesi kaçınılmazdır.
OVP’de öngörülen enflasyon seviyelerinin oldukça iyimser ve hayali olduğu da ortadadır. Geçtiğimiz yıl yapılan OVP birkaç hafta içinde çöpe gitmişti bu seferki OVP’nin ömrü ne kadar olacak göreceğiz.
ENAG verileri bize Türkiye’nin bir hiperenflasyon sürecinde olduğunu göstermektedir. İktidarın enflasyon ile mücadele etmeye yönelik bir programı ve stratejisi olmadığı da ortadadır, bu koşullarda enflasyonun kontrol altına alınması ve düşmesi için herhangi bir rasyonel sebep de yoktur.
Demedi demeyin iktidarın enflasyon ile mücadeleyi TÜİK’e bırakması enflasyon sorununu çözmeye bir katkı sağlamayacak ama ücretlerin enflasyona karşı korunmasını engelleyerek hayat pahalılığını daha da artıracaktır.