YENİ TEHDİT: HANTAVİRÜS

İnsanlık tarihinde en çok ölüme yol açan salgınlar hayvanlardan insanlara geçen veba, çiçek, kuduz, AIDS, kuş ve domuz gribi gibi hastalıklardan kaynaklanmıştır. Bilim insanları bu hastalıkları “zoonotik” yani hayvan kökenli enfeksiyonlar olarak tanımlıyor.

Kimi zaman bir fare, kimi zaman bir yarasa, bazen de bir maymun ya da kuş; dünya tarihini değiştirecek salgınların başlangıç noktası olmuştur. Özellikle Orta Çağ’da Avrupa’yı kasıp kavuran, fareler ile bulaşan “Kara Ölüm”, nüfusun çok büyük bir bölümünü yok etmiştir. Tarihçiler, 14. yüzyıldaki bu büyük veba salgınında yaklaşık 75 ila 200 milyon insanın öldüğünü tahmin etmektedir.

Emin olun gelecekte de benzer böyle bir çok salgın ortaya çıkacaktır.

Bu makaleyi kaleme almaktaki asıl amacım; kedi ve köpekleri sokaklardan temizleyelim diyen aklı evvel cahilleri uyarmaktır!

Bakın arkadaşlar kedi ve köpekler kentlerimizi, ev ve iş yerlerimizi sıçan, lağım faresi, gelincik, kurt, sansar, tilki ve benzeri yabani canlıların istila etmesini engelleyen gönüllü muhafızlardır. İnsanla birlikte evrimleşmiş bu yırtıcı canlılar salgın hastalık taşıyabilecek bir çok yabani canlının insanlara yaklaşmasını, insanlara ait yerleşim bölgelerini istila etmesini ve insanlara hastalık bulaştırmasını önler ve bunun içinde sadece biraz sevgi ve mama bekler o kadar.

Kedi ve köpekler sokaklardan temizlenirse emin olun yerleşim yerlerimizi bu vahşi canlılar istila edecektir. Hastalık taşıyabilen bu canlıların yerleşim bölgelerini istila edip insanlar ile temas etmesi ise yeni salgınların ortaya çıkmasını çok kolaylaştıracaktır.

Kanıt ortada ve tehlikenin büyüklüğü aşikardır; son günlerde sizde gazetelerde okumuş ya da televizyonlarda görmüşsünüzdür Hollanda bandıralı bir yolcu gemisinde kemirgenlerden bulaşan yeni bir salgın hastalık ortaya çıktı ve dünyada Covid-19 benzeri yeni bir salgın mı başlıyor diye epeyce bir panik yarattı.

Dün itibariyle İspanya'nın güneydoğusundaki Kanarya Adalarının Tenerife kentindeki Granadilla de Abona Limanı'na demirleyen hantavirüs vakalarının tespit edildiği Hollanda bandralı 'MV Hondius' gemisindeki yolcular karaya çıkartılarak uçakla ülkelerine gönderilmeye başlandı.

Tahliye edilen ABD vatandaşlarından birinin hantavirüs testi pozitif çıktı. Gemiden tahliye edilen herkese test yapılıyor ve tüm tahliye edilenler bir süre karantinada kalacak.

Pandemi sonrası dünyada insanlar artık yeni salgın haberlerine daha hassas yaklaşırken, uzmanların dikkat çektiği virüslerden biri de hantavirüs oldu. Adı çok sık duyulmasa da, özellikle kırsal bölgelerde yaşayanlar için ciddi risk taşıyan bu virüs, fareler aracılığıyla insanlara bulaşıyor ve bazı vakalarda ölümcül sonuçlara yol açabiliyor.

Sağlık uzmanları, “Her fare zararsız değildir” diyerek özellikle uzun süre kapalı kalmış alanlarda dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.

Bu Hantavirüsün başlıca taşıyıcısı kemirgenlerdir. Özellikle farelerin idrarı, dışkısı ve tükürüğü virüsü çevreye yayıyor. Tehlike ise çoğu zaman fark edilmeden ortaya çıkıyor.

Örneğin aylarca kapalı kalmış bir köy evi, depo ya da ahır temizlenirken yerdeki kurumuş fare pislikleri tozlaşıp havaya karışabiliyor. İnsanlar da bu parçacıkları soluduğunda ise virüs vücuda giriyor.

Uzmanlara göre virüs: Doğrudan fare temasıyla, fare dışkıları ile kirlenmiş yüzeylerle, nadiren de fare ısırıklarıyla bulaşabiliyor. Ancak en yaygın bulaşma yolu, virüs taşıyan tozların solunması.

Hantavirüsün en tehlikeli yönlerinden biri de başlangıçta sıradan bir grip gibi görünmesi.

Hastalık çoğu zaman ateş halsizlik, kas ağrısı ve baş ağrısı gibi belirtilerle başlıyor.

Ancak birkaç gün içinde tablo ağırlaşabiliyor. Bazı hastalarda nefes darlığı gelişirken, bazılarında böbrekler etkileniyor. Özellikle akciğerleri tutan hantavirüs türlerinde hastalar kısa sürede yoğun bakıma ihtiyaç duyabiliyor.

Uzmanların en çok dikkat çektiği nokta ise ölüm oranı ve bazı hantavirüs türlerinde ölüm riski yüzde 30’lara kadar çıkabiliyor. Özellikle geç fark edilen vakalarda hızla solunum yetmezliği gelişebiliyor.

Kötüsü bu virüse karşı kesin tedavi sağlayabilen bir ilaç da bulunmuyor. Tedavide hastanın solunumunun desteklenmesi ve organ yetmezliğinin kontrol altına alınması hedefleniyor.

Bu nedenle erken teşhis hayati önem taşıyor.

Uzmanlar fare gibi kemirgenlerin yaşayabileceği odunluk, depo, samanlık, gibi alanlarda temizlik yapılırken maske ve eldiven kullanılmasını öneriyor. En kritik uyarılardan biri de temizlik yöntemiyle ilgili: Fare dışkılarının kuru şekilde süpürülmesi, virüsün havaya yayılmasına neden olabiliyor. Bunun yerine yüzeylerin önce dezenfektan ya da çamaşır suyu içeren suyla ıslatılması öneriliyor.

Ayrıca: kemirgenlerin insanlara yaklaşmasını önleyecek kedi ve köpeklerin çevrede bulundurulması da hararetle önerilmektedir.