Genel

Yeni Neslin Sessiz Krizi: Nomofobi

Akıllı telefonların yaşamın merkezine yerleşmesiyle birlikte gençler arasında “telefonsuz kalma korkusu” olarak tanımlanan nomofobi hızla yaygınlaşıyor. Uzmanlar, bu durumun yalnızca teknoloji bağımlılığı değil; kaygı, yalnızlık, uyku bozukluğu ve sosyal ilişkiler üzerinde ciddi etkiler yaratan bir psikososyal sorun olduğuna dikkat çekiyor.

Akıllı telefonların günlük yaşamın vazgeçilmez parçası haline gelmesi, beraberinde yeni nesil bir kaygı türünü de büyütüyor.

Sonsöz Gazetesi’nden Goncagül Konaş’ın haberine göre; “Telefonsuz kalma korkusu” anlamına gelen nomofobi, özellikle 15-25 yaş arasındaki gençlerde dikkat çekici boyutlara ulaşırken, uzmanlar sorunun yalnızca ekran süresiyle sınırlı olmadığını vurguluyor. Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi öğrencisi Hatice Al’ın TÜBİTAK destekli araştırmasına göre nomofobi; anksiyete, yalnızlık, dikkat dağınıklığı ve uyku problemleriyle doğrudan ilişkilendiriliyor. Psikolog Mehmet Karabatan ise sağlıklı teknoloji kullanımı için yaşa uygun sınırlar ve dijital denge alışkanlıklarının önemine dikkat çekiyor.

“NOMOFOBİ MODERN ÇAĞIN ÜRETTİĞİ YENİ BİR FOBİ”

Kendisini tanıtan Hatice Al, “Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesinde Halkla İlişkiler ve Reklamcılık 4. sınıf öğrencisiyim. TÜBİTAK 2209/A Öğrenci Projeleri Destekleme Programı kapsamında nomofobi konulu projem destek almaya hak kazandı. Yaklaşık iki yıl süren araştırma ve makale yazım sürecinde bu konu üzerine yoğun şekilde çalıştım.” dedi.

Nomofobinin ne olduğuna ilişkin açıklamalarda bulunan Al, “Nomofobi, en basit hâliyle kişinin cep telefonuna ya da internete erişemediğinde yaşadığı korku, huzursuzluk ve kaygı durumudur. İlk tanımlamalarda mobil telefondan uzak kalma korkusu ve durumsal fobi olarak ele alınmıştır. Günümüzde ise modern yaşamın ve akıllı telefonların yaygınlaşmasının ortaya çıkardığı modern çağ fobilerinden biri olarak değerlendirilmektedir.” ifadelerini kullandı.

Nomofobinin tek başına klasik bir bağımlılık olarak değerlendirilmediğini vurgulayan Al, “Bu durum daha çok kaygı temelli bir yapı olarak görülüyor. Ancak akıllı telefon bağımlılığı ve sorunlu telefon kullanımıyla çok güçlü bir ilişkisi bulunuyor. Modern yaşamın doğal bir sonucu olarak ortaya çıkabilir fakat ‘doğal’ diyerek geçiştirilecek kadar önemsiz değildir.” diye konuştu.

İLK KEZ 2008’DE TANIMLANDI

Nomofobi kavramının ilk kez 2008 yılında ortaya çıktığını belirten Hatice Al, “Birleşik Krallık Posta İdaresi tarafından yapılan araştırmada insanların telefonlarından uzak kaldıklarında yaşadıkları kaygı incelendi. Araştırma sonucunda bireylerin önemli bir bölümünün telefonsuz kaldığında yoğun stres ve huzursuzluk yaşadığı ortaya çıktı.” dedi.

Haberin daha geniş ve detaylı halini Sonsöz Gazetesi’nde okuyabilirsiniz.