İnsana, hayvana ve doğaya yönelik şiddete karşı çıkan, adalet, güvenlik, demokrasi için şiddetsiz ve silahsız mücadele eden, ayırımcılığı, yoksulluğu ve yoksunluğu ortadan kaldırmaya katkı vermeye çalışan, içinde şiddet barındırmayan dinsel inançlara saygılı laikliği yaşamak isteyen insanların katledildiği bir Dünya’da yaşıyoruz.
Gerçek insanlık tarihinin başlaması için her çeşit şiddetin ve savaşların sonlandırılması için çaba gösterirken vahşi insanların saldırıları ile yaşamdan koparılan bu insanların yattıkları yerin adı; “Beyin Gücü Mezarlığı”.
Önceki yazımda, Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı’nın (UMAG) kolaylaştırıcılığında 24-31 Ocak 2026 tarihlerinde düzenlenen 33. Adalet ve Demokrasi Haftasında etkinliklerinde Türkiye ve Dünya’yı yerin üstündeki gerçek cennet haline getirebilecek konular ele alındı ve uygulanabilir öneriler paylaşıldı. Bir süre daha, söyleşide dile getirilen önerileri yorumlayarak paylaşmayı düşünüyorum.
Şiddetsiz Toplum Derneği’nin 28 Ocak 2026 Çarşamba günü düzenlediği “Gönüllüler ve Umutlular Sesleniyor: Sevgi, Dostluk ve Barış” konulu söyleşinin konuşmacıları, emekli Kriminal Daire Başkanı Kriminal Uzmanı İrfan Bayar, Şiddetsiz Toplum Derneği Başkan Vekili ve uzman psikolog Şenay Ölmez ile Şiddetsiz Toplum Derneği Başkanı, gazeteci-yazar olarak bendim.
İyi Parti Kadın ve Aile politikalarından sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Kevser Ofluoğlu, danışmanı Mahmut Gürçağlar ve çalışma arkadaşları; Tahsin Oğuz ve Fehmi Bulut’la katıldı. Sporcu, beden dili öğretmeni, Cumhuriyet Halk Partisi Engelsiz temsilcisi Mete Denli de söyleşide yer aldı.
Söyleşide, ayrıca Kastamonu’dan da gönüllü bir kahraman vardı. Özel Bireyler ve Aileleri Dayanışma Derneği Başkanı Huriye Boyraz.
Yazılarımda sıkça paylaştığım gibi, söyleşideki hedefin gerçekleştirilmesi için Türkiye’de ve Dünya’da kadın-erkek birlikteliğinin ve dayanışmasının zorunlu olduğunu dile getirdim.
Silahlı şiddetin yoğun olduğu ve bazı yerlerdeki silahlı çatışmaların cehennemler ürettiği bir Dünya’dayız. Hiçbir yerde kimsenin evden sağlıklı çıkmak ve eve sağlıklı dönmek güvencesi yok.
Bir büyük tehlike ve gerçek daha var.
Bu satırları yazdığım veya sizin okuduğunuz dakikalarda açık veya gizli, ağır veya daha az ağır silahların üretimi, ticareti ve kaçakçılığı hızla sürüyor.
Yerin üstündeki cehennem için başka üretimler de var. Bağımlılık yapan maddeler, uyuşturucular.
Söyleşide ilk konuşmayı, Kriminal uzmanı İrfan Bayar yaptı. Kendisini görenler, tanıyanlar, emekli bir kamu görevlisi olduğuna asla inanamazlar. Çünkü, çok genç emekli bir uzman olarak umutla ve kararlılıkla çocukları, gençleri, aileleri, siyasetçileri, kamu görevlilerini, medyayı bilgilendiriyor, uyarıyor. Bunun için Ankara ve dışındaki illerde düzenlenen etkinliklerde hepimize aynı heyecan ve umutla sesleniyor.
“Türkiye önceleri transit geçiş ülkesi idi. Şimdi hedef ülke konumuna geldi Yakala yakala bitmiyor, Türkiye için uyuşturucu konusu bir beka sorunu.
Dünya’da 2.4 trilyon dolar kara para var. Silah ve insan kaçakçılığı, yasa dışı bahis ve diğer suçlarla ilgili olarak. Uyuşturucu ile ilgili kara para miktarı 1.3 trilyon dolar.
Uyuşturucu sorununun çözümü için sağlam bir irade gerekli. Tüm boyutları ile küresel bir sorun. Kimyasal bir terörle karşı karşıyayız. Hava, deniz ve kara yolu ile geliyor ülkemize. Hedefi 19-24 yaş kesimi. Türkiye’de bu kesimi oluşturanların sayısı 13.2 milyon. Kullanıcıların yüzde 38’i uyuşturucuya merakla, yüzde 17’si ise arkadaş ısrarı ile başlıyor. kullanıcıların ailelerinin yüzde 97’si “Benim çocuğum yapmaz” görüşünde.
Madde kullanımında aile içi ilgisizliğin, sevgisizliğin ve sohbet etmemenin etkisi var. Çocuklarımız hayal kuramıyor. Tehlike ile karşı karşıya değil, tehlikenin içindeyiz.
Madde kullanımının belirtileri şunlar.
1-Çene kilitlenmesinin ve ağız kuruluğunun önlenmesi için sakız çiğnenmesi veya çekirdek çitlenmesi.
2- Göz kuruluğunun önlenmesi için gizli kapaklı göz damlasının kullanılması.
3- Yoğun bir parfüm kokusu.
4-Televizyon izlenirken veya ders çalışırken, burun akıntısı veya akıntı hissetme nedeniyle sıkça burun çekme.
Aileler, dördünün aynı anda yaşanmasını beklememelidir. Bir belirti bile yeter.
Belirtilere beşinciyi de ben ekliyorum. Uyarıcı içeren kalem parfüm taşınması ve kullanılması.”
Sevgili İrfan Bayar’ın konuşmasının özeti sizleri nasıl etkiledi, üzdü mü, korkuttu mu, eyvah dedirtti mi?
Türkiye’nin gönüllü kahramanlarından Uzman psikolog Şenay Ölmez ise konuşmasında şunları dile getirdi.
“Bağımlılık sadece bireysel değil toplumsal bir sorundur. Bağımlılık günümüzün en önemli halk sağlığı sorunudur. Bağımlılık bir hastalıktır, tedavi gerektirir. Bağımlılığın toplum için en önemli etkisi beyin sağlığının bozulmasıdır.
Madde bağımlılığı, ekonomik sorunlar ve şiddet sorunları ile ilgilidir. Madde bağımlılığında hiç başlamama temel prensiptir. Bu bağlamda aile ilişkileri ve eğitim kurumlarının destekleri çok önemlidir.
Özellikle günümüzde çocuk ve gençlerin yalnızlaşması çok büyük bir sorun haline gelmiştir. Sadece akademik başarının önemsenmesi, sosyal becerilerin geride kalması bu sorunların devamlılığına neden olmaktadır.
Akran etkisi, aile içi iletişim sorunları, çevre etkisi ve mutsuzluk, bağımlılığı başlatan ve artıran faktörlerdir.
Maddeye ulaşılabilirliğin güvenlik güçleri tarafından engellenmesi, ceza sistemlerinin harekete geçirilmesi, hukuk sisteminin yanı başımızda yer alması ve koruyucu ruh sağlığı hizmetleri bağımlılıkla mücadele gereklidir.”
Her zaman dile getirdiğim gibi renklerin suçu, günahı yok, olumsuzluklarda, kötülüklerde. “Kara para, kara talih, kara gün” gibi nitelemeler, insanın siyah renge yaptığı haksızlık. Başka kelimeler bulmalıyız “iyi” anlam taşımayan konularda.,
Haydi, anneler, babalar, kara, beyaz, açık veya koyu renkli insanlar, her yerde ve her zaman, kadın-erkek birlikte, silah, uyuşturucu, kan ve gözyaşı bataklıklarının olmadığı, sel, yangın, kaza, deprem gibi olaylarda hiçbir canlının ölmediği, hiçbir yerin kirletilmediği, temiz, sevgi, dostluk ve barış içinde yaşandığı Dünya için, haydi…