UMUT VE KAOS

Umut... İki ucu keskin bıçak. Onla yaşanmıyor, onsuz hayatın bir anlamı kalmıyor.

80 senedir;

Birileri kaossuz bir ortam vadediyor, inanıp umutlanıyorsun bir bakıyorsun ülke karışmış.

Birileri enflasyon düşecek, maaşlar ve alım gücü artacak diyor, umut edip oy veriyorsun. Sonra ekonomik felaketle yaşamak zorunda kalıyorsun.

Birileri düzeni değiştirmekten bahsediyor, kapılıp gidiyorsun, bir bakıyorsun düzen değişmiş de, üzülen hep aynı.

Yolsuzluk biter diye, rüşvet çarkına çomak sokulur diye, liyakat, mülakatı yener diye bekliyorsun…  

45 senedir;

"Abi o proje kesin sende, yırttın" diyor birileri, inanacaksın çünkü tutunacak bir dala ihtiyacın var, inanıyorsun ama tırt... Bu sefer yüksekten düşüyorsun.

Bir karşı cins umut ettiriyor bazen ama bir bakmışsın ki dolandırıcı çıkmış, ruhunu emmiş götürmüştü.

Merkür geri gitmekten vazgeçiyor, yeni yıl geliyor, doğduğun tarih, arz – ı endam ediyor… Hep bir şeyler umut ediyorsun. İyi dileklerde bulunuyorsun, kendini olumlu yönde değiştireceğini söylüyorsun vesaire ama bir bakıyorsun her şey daha da batağa saplanmış.

Patron; “biz bir aileyiz diyor”, aidiyetini yükseltiyor. Sonra anlıyorsun ki, “biz bir aileyiz” cümlesi kurulan yerlerde bir dakika bile geçirmemeliymişsin. 

“O” öyle yapmaz diyorsun” birileri için, güveniyorsun. Sonra zaman geçiyor, görüyorsun ki  “O”, tam da öyle yapmış.

Bu sefer evdeki hesap çarşıya uyacak zannediyorsun ama çarşı hiçbir zaman senin hesabını dikkate almıyor. Her seferinde bu sefer uyacak diye umut etmen gerçeği değiştirmiyor. 

Adalet umut ediyorsun çoğu zaman. Herkesin ve her şeyin adil olacağını zannediyorsun ama adalet ahirete kalıyor.

Son paranla yatırım yapmak istiyorsun. Arsa, borsa, tarla… Arsa imarsız, borsa insafsız, tarla anlamsız çıkıyor.

Bu ülkede hiçbir şeye daha da şaşırmam artık minvalinde cümleler kuruyorsun, akşam televizyonu bir açıyorsun küçük dilin midenle buluşuyor.

Sonra düşünüyorsun… Herkes mi böyle, her ülkede mi bunlar yaşanıyor diye. Umudu bıraktığında rahatlayacağını, beklentinin büyük uyuşturucu olduğunu düşünürken şöyle bir söz yankılanıyor beyninde; “Umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır”… Bir söze bakıyorsun bir de söyleyene, içini yeniden umut kaplıyor… Haydi, kalın sağlıcakla.