TUSKEGEE

Başlığı yanlış yazdığımı düşünmeyin lütfen. Başlık, gerçekleşen bir deneyin adı. Yıl 1932, yer Amerika Birleşik Devletlerindeki Alabama. Yoksul Afroamerikan çiftçilerin, devlet tarafından ücretsiz sağlık muayenesine tabii tutulacağı açıklanmış, sağlık heyetleri bölgeye
gönderilmişti. Bayram değildi, seyran hiç değildi peki enişte Sam Amca neden öpüyordu? Bunu düşünecek halleri yoktu yoksul çiftçilerin çünkü frengi dahil birçok sağlık sorunuyla baş etmeye çalışıyorlardı, gelecek her yardıma ihtiyaçları vardı.

Doktorlar, adına “kötü kan” dedikleri bir şeyi güya tedavi etmeye çalışıyorlardı ama asıl amaç frenginin vücuda nasıl yayıldığını ve nasıl öldürdüğünü öğrenmekti. Başta 6 ay planlanan deney çok ama çok uzun sürmüştü. Bu arada hastalığı tamamen iyileştiren penisilin
bulunmuştu ama kobay olarak kullanılanlara hiç uygulanmadı. Bilimsel çalışma bozulmasın diye insanların kör olmalarına, kalp sorunları yaşamalarına, delirmelerine, acı içinde ölümlerine göz yumuldu. Hastalık herkese bulaştı hatta öyle bir zamana gelindi ki, bebekler frengi hastası olarak doğdu. Bu, devlet eliyle işlenen utanç verici bir suç ve ırkçı bir saldırıydı.

Şimdi size bunları neden mi anlattım? Size yardım elini uzatan herkes sizin dostunuz olmayabilir. Gerçekler, görünenden farklı olabilir, insanlar planladıklarını gizlemek için çok farklı yöntemler geliştirebilir, çözüm ortadayken görmezden gelinebilir, düşman görünenler
bugün olmasa bile yarın kapalı kapılar ardında el sıkışabilir ya da planladıkları terse döner ve hiç hesaplamayan sonuçlar elde edilebilir. Dünya değişir, zaman ilerler ve hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını anlasınız ama iş işten çoktan geçmiş olabilir.

İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri’nin İran`a saldırılarını, İran`ın komşu ülkelere misillemelerini ve İran yönetiminin Trump`la görüşmesini bir de böyle düşünün. Kalın sağlıcakla