Uzun yıllardır sesi çıkmayan Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği ( TÜSİAD)’ın, 13 şubat 2025 günü dernek genel kurulunda yapılan bazı konuşmalar üzerine soruşturma başlatıldı. Yaşları yeterli olanlar, ülkenin en köklü sivil toplum kuruluşlarından birisi olan TÜSİAD’ın, geçmişte açıklamaları ve eleştirileri ile iktidarların değişmesine yol açtığını hatırlarlar.
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, soruşturma açılmadan hemen önce, “ Türkiye eski Türkiye değildir” diyor; Cumhur İttifakı sözcüleri, TÜSİAD’a sert eleştiriler yöneltiyorlar; CHP başta olmak üzere muhalefet partilerin sözcülerinden de bu soruşturmaya tepkiler geliyor.
Ekmek Üreticileri Sendikası Başkanı Cihan Kolivar, 2022 yılının kasım ayında katıldığı bir televizyon proğramında “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla tutuklanmıştı. Kolivar ne demişti:
“Türkiye’de kişi başı yıllık ekmek tüketimi 210 kilogram, İsveç, Norveç, Danimarka, Japonya, İngiltere gibi ülkelerde ise bu miktar 45 ile 50 kilogramdır. Ekmek, aptal toplumların temel gıda maddesidir. Bizim toplum ekmek ile doyduğu için başında 20 senedir böyle yöneticiler duruyor.”
Cihan Kolivar, tutuklandıktan bir süre sonra ifadesini değiştirip, “Ben Sayın Cumhurbaşkanımızı kastetmedim, ekmek fiyatlarını belirleyen şehrimizin il ve ilçe belediye başkanlarını kastettim” demiş ve beraat etmişti.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi (YİK) Başkanı Ömer Aras ile ilgili resen soruşturma başlattı. Aras, TÜSİAD Genel Kurulu’ndaki konuşmasında hukuk alanında yaşanan gelişmelere ilişkin eleştirilerde bulunmuştu.
Başsavcılık tarafından yapılan açıklamada; “TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi (YİK) Başkanı Ömer Aras hakkında 13/02/2025 tarihinde dernek genel kurulunda yapmış olduğu konuşmada bir kısım soruşturma ve kovuşturmalarla ilgili yargıyı telkin ve yönlendirme ile gerçeğe aykırı, kamu barışını bozmaya elverişli nitelikli sözleri nedeniyle adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs ve gerçeğe aykırı bilgiyi alenen yayma suçlarından Cumhuriyet Başsavcılığımızca re’sen soruşturma başlatıldı” denildi.
Hakkında soruşturma başlatılan TÜSİAD’ın YİK Başkanı Ömer Aras’ın, Ekmek Üreticileri Sendikası Başkanı Cihan Kolivar gibi ifadesini esnetme imkanı yok, ama, açıklamalarında eleştiriden çok iyi niyetle yol göstermeye çabaladığı görülüyor.
Örneğin; “2025 yılının hem fırsatlar hem de riskler barındırdığını” belirtiyor, “Bu kavşağı çok iyi geçirmeliyiz. Hukukun üstünlüğü ve bağımsız yargı, güven ortamını güçlendirecek. Liyakatli insanlarla bu reformları gerçekleştirebiliriz” diyor ve ekliyor:
“Son haftalarda politik hayatta olağanüstü olaylar yaşıyoruz. Seçilmiş belediye başkanları görevden alınıyor yerlerine kayyum atanıyor. Bir siyasi parti lideri hakkında önce soruşturma başlatılıyor sonra farklı bir nedenle tutuklanıyor. Bir büyükşehir belediye başkanı hakkında, yaptığı konuşmalar nedeniyle basın toplantısından dakikalar sonra soruşturmalar açılıyor. Bilir kişi görüşmesini yayınlayan gazeteciler göz altına alınıyor, genel yayın yönetmeni tutuklanıyor. Yeni mezun teğmenler ordudan ihraç ediliyor.
“Bu olaylarda suç vardır yoktur diyemeyiz. Ancak çok kısa sürede arka arkaya gelen bu olayların toplumda endişe yarattığını ve güveni sarstığını söyleyebiliriz. Ayrıca tutukluluğun istisna değil kural haline gelmesi gibi kangrenleşmiş bir sorunun kanunlar değişse de çözülmediğini görüyoruz.
“Ancak bugünkü endişe ve güvensizlik ortamına rağmen ülkemizin geleceği ile ilgili umudumuzu hiç kaybetmiyoruz. Çünkü biliyoruz ki doğru politikalarla ülkemiz kalkınır ve vatandaşlarımız kendilerini mutlu ve huzurlu hisseder...”
TÜSİAD sözcüsü, “Devleti yönetemiyorsunuz, bırakın, gidin” demiyor; gözlemlediği bir takım hata ve yanlışları ortaya koyup, “Bu hususlarda daha dikkatli olursanız, toplum da rahat nefes alır, siz de daha rahat yönetirsiniz” diyor.
Ne var bunda?
Kısa bir süre önce bir kararname ile Devlet Denetleme Kurulu (DDK)’na olağanüstü yetkiler verildi; tüm kamu kurum ve kuruluşlarını denetleme yetkisine sahip olan DDK üyeleri, gerekli gördüğü kurum ve kuruluşları yargısız, sorgsuz sualsiz görevlerinden alabilecek, yerlerine kayyum atayabilecek...
Hemen arkasından Sermaye Piyasası Kurulu (SPK)’na da, piyasadaki kurum ve kuruluşlara yargısız, sorgusuz, sualsiz el koyma, yerlerine kayyum atama yetkisi veriliyor.
Ülkede kurumlar vergisinin yüzde seksenini karşıladığı belirtilen sanayici ve iş insanlarını nefes alamaz hale getiriyorsunuz, hiç ağızlarını açıp düşüncelerini söylemesinler mi?
Bu kadar ağır baskılar ve toplum üzerinde yaratılan gerilimler, hiç bir kesime yarar sağlamaz, diye düşünüyorum.