TÜRKİYE BİR HUKUK DEVLETİ MİDİR?

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya Kayseri’deki son menfur olay üzerine bir X paylaşımı yapmış ve bu paylaşımda “Dün akşam saatlerinde Kayseri, Melikgazi Eskişehir Bağları bölgesinde Suriye uyruklu I.A adlı şahıs, akrabası olan Suriyeli bir kız çocuğunu taciz etmesi üzerine, çevredeki vatandaşlar tarafından yakalanarak güvenlik güçlerine teslim edilmiştir. Konuyla ilgili derhal soruşturma başlatılmıştır. Ancak daha sonra vatandaşlarımız bu bölgede toplanmış, insani değerlerimize yakışmayan bir tavırla yasa dışı hareket ederek Suriye uyruklu şahıslara ait ev, iş yeri ve araçlara zarar vermiştir. Söz konusu eylemlere güvenlik güçlerimizin müdahalesi esnasında 67 şahıs gözaltına alınmıştır. Toplanan kalabalık saat 02.00’dan sonra dağılmıştır. Türkiye bir hukuk devletidir. Güvenlik güçlerimiz tüm suç ve suçlularla mücadelesini dün olduğu gibi bugün de sürdürmektedir. Yüce Türk Adaleti, suçlulara hak ettikleri cezaları vermektedir.   Halkımızın kamu düzenini, güvenliğini ve insan haklarını gözetmeden çevreye zarar vermesi kabul edilemez.   İnancımızda, medeniyet değerlerimizde, Aziz Milletimizin sicilinde olmayan yabancı düşmanlığına müsaade edemeyiz.   Kamuoyuna saygıyla duyurulur.” Demişti

Bende onun bu paylaşımının altına bir yorum yazdım ve dedim ki:

  • Hukuk devleti ülkeyi göçmen deposuna çevirmez!  
  • Kayıt dışı kaçak bir sürü göçmeni ülkeye sokmaz!
  • Hukuk devleti ülkeye giren yabancıların kayıt dışı kaçak olarak vergi sigorta ödemeden çalışmasına ya da ticaret yapmasına izin vermez! 
  •  Mültecilik bir hak olsa dahi bir hukuk devleti mültecileri mülteci kamplarında toplar, memlekete yayılıp her yeri istila etmelerine izin vermez! 
  • Hukuk devletinde bayramlaşmak için memleketine gidebilen mültecilere zaten mülteci falan da denmez! 
  • Memleket zaten hukuk devleti olsa vatandaşta hukuka uyar böyle sert tepkiler koymaz…

Bu yorumum şu ana kadar 250 binden fazla görüntüleme ve 10 binden fazla beğeni aldı ve umarım Ali Yerlikaya’nın da dikkatini çekmiştir.

Recep Bey’in akla, mantığa aykırı açık kapı politikaları sonrasında memleket sayısı belirsiz, kimin nesi kimin fesi olduğu bilinmeyen bir kalabalık ile doldu.

Elbette ki sadece kayıt dâhilinde geçici sığınmacı statüsü ile ülkeye giren Suriyelilerden bahsetmiyorum, dünyanın hemen hemen her tarafından sayısı ve kim oldukları bilinmeyen bir sürü insan memlekete doluşmuş bulunuyor.

Bunların içinde kaç suçlu, kaç terörist olduğunu bile kimse bilmiyor çünkü elini kolunu sallayan sınırdan giriyor. Sınırı korumakla görevli olanlar bile insan kaçakçılığı işlerine bulaşabiliyor.

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya ilk tavsiyem Recep Bey’i bir şekilde ikna etmesi ve eski usul sokağa çıkma yasağı uygulayarak kapı kapı dolaşılıp her bir haneyi, her bir hanedeki her bir odayı resmi görevlilere saydırması ülkede kim var kim yok doğru düzgün öğrenmesi olacaktır.

Ülkede bulunanların tam sayısını ve kim olduklarını bilmeden bu göçmen sorununu çözmek için bir yol bulmak hiçbir şekilde mümkün değildir.

Sayım tarihinden sonra yakalanacak sayımda saklanmış veyahut da sonradan ülkeye yasa dışı yollardan girmiş kişiler derhal tutuklanmalı ve ülkelerine iade edilmelidir.

Ülkeye geçici sığınmacı statüsünde giren Suriyeliler ise derhal mülteci kaplarında toplanmalı ve bu mülteci kamplarının finansmanı zengin Avrupalılara yıkılmalıdır.

Bu ülke İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın dediği gibi bir hukuk devleti ise kayıt dışı kaçak çalışan herkes yakalanmalı ve kayıt dışı kaçak işçi çalıştıran her işletme en ağır şekilde cezalandırılmalıdır. Yabancıların kayıt dışı kaçak çalışması ve çalıştırılması engellenmeden bu göç akını durdurulamaz.

Kayıt dışı kaçak işçi çalıştırmanın önüne geçilemezse emin olun çok yakın bir gelecekte Suriyeliler en küçük sorunumuz haline dönüşecektir çünkü Pakistan, Afganistan ve İran gibi yüz milyonlarca insanın açlık ve yokluktan kırıldığı bir bölgede göçmeye hazır devasa bir nüfus var ve Afrika’yı saymıyorum bile…